| | #1 |
| Üyelik tarihi: Jul 2008 Bulunduğu yer: Almanya/Krefeld Yaş: 34
Mesajlar: 2.741
Tecrübe Puanı: 4 ![]() ![]() | **O sağ elindeki nedir,ey Musa ?** 17- “O sağ elindeki nedir, ey Musa?” 18- [Musa:] “Bu benim değneğim” dedi, “buna dayanırım; bununla davarıma yaprak silkelerim; ve başka işlerde de kullanırım onu.” Musa peygamberin ona dayanarak yorgunluğunu atması,dinlenmesi,davarlarına yaprak silkelemesi "dünya geçimliği" onun o zamanki dünya hayatında onun geçimine yardımcı olan bir vasıta. Şu an için bizim yorgunluğumuzu attığımız evimiz ya da arabamız, geçimimiz için çalıştığımız işimiz v.b şeyler olabilir. O halde Allah Musa peygambere Diyor ki ; 19- “Şimdi onu yere at, ey Musa!” dedi. Ya Musa! Dünyalığını, işini, aç kalma pahasına da olsa bırak, ondan vazgeç, Rabbine güven." Bu mesajla tabii ki bizler de karşılaşmışızdır. Musa peygamberin gösterdiği mutlak itaati göstermiş miyizdir bilemem ama sözün zorluğu ortada. Yani malımızdan davamız uğruna vazgeçmek hiç de kolay bir eylem değil. Rahat yaşamımızı arkamızda bırakmak, bir tercihte bulunmak... Ayetlerle devam edersek; 20- Bunun üzerine, [Musa] onu yere attı; bir de ne görsün! Hızla akan bir yılan oluvermişti o 21- “Onu tut” dedi, "ve korkma! Biz onu hemen eski haline döndüreceğiz." Asa yani arkasına attığı malı mülkü müjdeye dönüşüp yılan olunca korkuyor, bir başka ayette de bir an için kaçtığı söyleniyor. Yani Musa peygamber Allah'ın emirlerini yerine getirirken bunun kendisine yardımcı olacak, sihirbazların sihrini yutacak bir yılan olacağını bilmiyor. Allah'a imanı, ona gerçek manada güvenmesi Allahın ona hediyesi olarak dönüyor. Hayatımızda bunları düşünürken bizlerin de sahiplendiğimiz dünya kazançlarını Allah için verme noktasında onun bizlere yardım olarak geri geleceğini düşünmeliyiz. Yani asalarımızı atmada tereddüt etmemeliyiz. Rabbimize güven duymalıyız. Bu emri veren sıradan insanlar değil bizleri her yönüyle tanıyan yaratan Rabbimiz. Arkamıza atmamız istenecek olan mallarımızı sahiplenmeyelim. Bir yerlerde mutlaka Allah onlardan vazgeçmemizi isteyecektir. Elbette bu bir sınav ve eğitim aracıydı, Kur'an'da rabbimiz bunu bizler için de bir sınav ve eğitim aracı kılmıştır. Malından vazgeçmeyi öğrenen bu samimi kuluna ne diyor sonra Allah biliyor musunuz ? Rabbimiz diyor ki; 24- [Ve şimdi artık] o Firavun'a git; çünkü o gerçekten her türlü ölçüyü çiğneyip geçti.” Hemen sonra gelen bu ayete baktığımız da sanırım bizlerin uyması gereken metodu Rabbimiz çok güzel açıklıyor. İçsel arınmayı başaramamış, malını arakaya atmayı becerememiş Müslümanların Firavun'a ya da çağın zalimlerine karşı savaş açması söz konusu olamaz. Malını vermeyi beceremeyen canını veremez. Bu mesajla karşılaşan içsel arınmalarını tamamlayamayan kişilerin sizleri yarı yolda bırakacakları da bir gerçekliktir asalarını, dünyalıklarını atmaya tereddüt etmeyen kardeşlerle uzun soluklu yürüyüşlere çıkılabilir. Bunlar Allah'ın da onayladığı gerçek kardeşliklerdir. Konfüçyüs’ün dediği gibi;’’Kelimelerin gücünü anlamadan, insanların gücünü anlayamazsınız.’’ Allah'ın ayetleri gerçek manada anlaşılamıyorsa bunlar sindirilemiyorsa ya da sırası birbirine karıştırılıyorsa ,zalim kişilerle mücadelede de sorunlar yaşayabiliriz. Onların güçlerini tartamayabiliriz. Hatta çoğumuz özgüvenimizi toplayıp uyaramayız bile onları. İnşallah Allah'ın kuran da belirttiği sözlerinde bir araya gelip kardeşliğimizi Rabbimize onaylatabiliriz..
__________________ Radyo dinlemek icin Tikla ![]() ![]() 3:78 "Onlardan bir zümre vardir, aslinda Kitap'tan olmayan birseyi siz Kitap'tan sanasiniz diye, dillerini Kitap'la egip bükerler. O, Allah katinda olmadigi halde, "Bu, Allah katindandir." derler. Bilip durduklari halde, Allah hakkinda yalan söylerler." |
| | |
| Reklamlar |