| | #1 |
| Üyelik tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 2.667
Tecrübe Puanı: 4 ![]() ![]() | 9 Kehanet 9 Kehanet 1. Bilgiler birbirini izler. Rastlantılara dikkat edin, Bu rastlantilar bize yaptigimiz her seyin altinda daha baska ruhsal bir seylerin yattigini duyumsatir. Rastlantilari ciddiye aldigimiz zaman birinci bilgi olusur. 2. İkinci bilgi, gerçeklerin farkındalığı üzerine kurulmustur. Neden yasiyorsun? bunu cevaplamalıyız, dünya sadece ruhsal ve mistik anlamda çalisir. Maddesel olarak olanaklarla hayatta kalabilecegimize inandigimizdan, bunu saglamak için, yerimizi saglamlastirip, güvenligimizi korumaya çalisiriz ve tüm dikkatimizi evrenin kontrolüne odaklariz. Ruhsal uyanis ve açikligimiz sayesinde gerçeklerin farkina varmaya baslarız. 3. Bu bilgi, yasama yepyeni bir bakıs açisi getirmektedir. Fizik; evreni, TEK ve SAF bir ENERJI olarak tanimlamakta ve bu enerjinin her nasilsa düsüncelerimize yanit verdigini söylemektedir. 4. Dördüncü bilgiye göre yasamda enerji kısıntısı ancak daha yüksek bir kaynakla baglanti kurdugumuz zaman tedavi edilebilir. Biz ona karsi açilabilirsek, EVREN bütün gereksinimlerimizi saglayabilir. Enerjiyi önce besinlerden alırız. Yiyeceklerden aldiğımız enerjiyi tümüyle özümseyebilmek için, önce yediklerimizi beğenmeliyiz.Lezzet bu isin anahtaridir. Yemekten önce ve sonraki duanin sebebi de budur. Farkindaligi saglar. Sadece yiyecek buldugumuza sükretmek için dua etmeyiz, vücudun besinlerdeki enerjiyi iyice özümsemesi için de dua ederiz. Yemek yemeyi bir deneyim haline dönüstürmek gerekir. Çevremizdeki her sey enerjidir. Ne var ki; hepsinin türü degisiktir. İste bu yüzden bazi yerler enerjiyi diger yerlerden daha fazla artirir. Bu kişinin seklinin uyumuna baglidir. Önce enerji alanlarini görmeye başlarsın, bunun için; * Dikkatinizi çevreye yöneltin. * Enerji ile dolmaya baslayinca, çevrenizdekilerin nasil göründüklerine bakın. * Bunu, gördügünüz her varligi göz önüne getirerek yapın. * Essiz güzellikleri özümseyin. * Bitkilerin ışımaya basladigini düsünün. * Ne kadar uzakta olursa olsun, her seyin yakınınızda oldugunu hissedin, dokunun, baglanti kurun. * Nefes alın ve enerjiyi içinize çekin. Bu noktada hissettiğiniz SEVGI dir. bunun için kendinizi zorlamaya gerek yok, o kendiliginden ortaya çikar. Sevginin içinize girmesine izin verin * Nesnelerin (sadece nesnelerin degil ayni zamanda bunu insanlar içinde yapabilirsin)güzelliklerini, essizliklerini takdir edince enerji alırız, hislerimiz sevgi düzeyine yükselince, gönüllü olarak enerjiyi geri veririz. Bu mistik bir deneyimdir ve bunu kisacik bir AN da yakalayabiliriz. Bu herkes ten ileriye siçrayabilmek ve gelecege göz atabilme durumudur. Bu durum ne yazik ki uzun süre korunamaz. Bilinci normal düzeyde olan bir insanla konusmaya çabalayinca ya da halâ çatismalarin sürdügü bir dünyada yasamaya çalisinca, bu ileri durumdan siyrilir ve tekrar kendi eski düzeyimize döneriz.Bundan kurtulabilmek için gördüklerimizi, hissettiklerimizi yeniden yeniden tekrar etmeliyiz. Böylece her seferinde biraz daha sonsuz bilince dogru ilerlemeye baslariz. 5. Bu bilgi, insanlarin digerlerini kontrol altina alip, düsüncelerine hükmederek, enerjilerini çalmak egilimi gösterdiklerini açiklar. Enerjimizin kesildigini ve ondan yoksun kaldigimizi hissettigimiz zaman, hepimiz ayni seyi yapariz. İnsanlari ve durumlari kontrol ederek, enerjinin kendimize dogru akisini saglamak için, dramalar yaratırız. Dramalar söyle siralanir; acindirma, korkutucu, sorgulayici ve mesafeli. Mesafeli dramada, esrarengiz ve gizemli bir görünüm kazanır, kendi kendimize ihtiyatli davrandigimızı söyler, ama aslinda bu dramanin içine baskasini çekip, bize ilgi göstermesini ümit ederiz. Ardindan birisini bu dramanin içine çekince, açik davranmaz ve gerçek duygularimızı anlamalari için karsımızdakileri zorlarız. Sorgulayici dramadan enerji kazanan bütün insanlarin amaci ise,sorulariyla eseleyip, digerlerinin yasantilarindaki yanlislari ortaya çikarip elestirmektir. Eger istedikleri kisiyi bu dramanin içine çekebilirlerse, hazirladiklari strateji basariya ulasir. Digerleri ise birden bire sorgucunun karsisinda kendilerini suçlu hissederler ve sorgucunun dikkatini çekecek hatalar yapmamak için, sorgucunun yaptiklari ve düsündükleri ile ilgilenmeye baslarlar. Sorgucu bu fiziksel saygi sayesinde gereksinim duydugu enerjiyi saglar. Sayet biri sizi sözle yada fizik gücüyle tehdit edecek olursa,basiniza kötü bir is gelecegi korkusuna kapilir, ona zorla ilgi gösterip, enerjinizi verirsiniz. Sizi korkutan kisi tarafindan, saldirgan türden dramanin içine çekilirsiniz. Bu dramanin adi korkutucu dramadir. Diger yandan eger birisi basina gelen bütün kötülüklerden sizi sorumlu tutar ve ona yardim etmediginiz takdirde bu kötülüklerin basina gelmeye devam edecegini söylerse, o zaman bu insan, acindirma dramasi ile enerjinizi çekiyor demektir. Burada dikkat edilmesi gereken konu dramalarin karsi dramalari yarattigidir. Örnegin mesafeli insan lar sorgucu insanlari yaratiyorlar ayni sekilde sorgucu da insanlari mesafeli yapiyor. Korkutucu da acindirma durumunu yaratiyor. 6. Geçmisi berraklastirmak, bireysel yollarla çocuklugumuzda örgendik lerimizi kontrol etmekle baslar. Dramalarin farkinda olunmalıdır. Bunlardan bir kez kurtulundugunda, kendimizi daha yüksek seviyedeki evrimsel kimlikde buluruz. İnsanlar kendi tarihsel durumlari içine dogarlar ve hayatta destekleyecek bir nesne bulurlar. Baska bir amacin pesinde kosan diger bir insanla birlikteligi olustururlar. Bu beraber likten çocuklar dogar ve rastlantilarin önderliginde, bu iki durumu birlestirip daha yüksek sentezlere varirlar. Burada önemli olan, enerji ile her dolusta, hayati daha ileriye götürecek bir rastlanti meydana gelir ve bu düzeydeki enerji içsellestirilir. Böylece daha yüksek titresimlerde varlik sürdürülür. İn sanlar evrimlerine böyle devam ederler.. NOT: Sık sık durup, gerekli enerjimizi tekrar toplamayi unutmamak gerek. Her zaman enerji dolu olup, sevgi konumunda kalmalıyız. Bir kez sevgi konumunu elde ettik mi, hiç bir sey ve hiçbir kimse bizdeki enerjiyi çekip alamaz. Aslinda, bizden tasan enerjinin yarattigi akinti ayni oranda enerjiyi bizim içimize çeker. Enerjimiz asla tükenmez.Ancak enerjinin tükenmemesi için, hep onun islevlerinin bilincinde olmaliyız Bu özellikle insanlarla karsilikli etkilesim içindey ken çok önemlidir. 7. Yedinci bilgi de, nesnelerin dikkatimizi çekişinden, belirli düsüncelerin, bize rehberlik etme maksadiyla aklimiza gelisinden sözedilir. Yedinci bilgi, düslerden söz eder, düslerle kendi hayat öykümüzü kiyaslama mizi söyler. Yani, bizim gerçeklestirdiklerimizden daha çok, düsüncelerimiz oldugunu söyler. Bunlari fark etmemiz için iyi bir gözlemci olmamiz gerek mektedir. Aklimiza bir düsünce geldigi zaman NEDEN diye sormaliyiz. Simdi neden bu düsünce özellikle aklima takildi? Yasam sorunumla bunun ne ilgisi var? Gözlemci durumuna geçince her seyi kontrol etme gereksinimin den de kurtuluruz ve bu bizi evrimin akisinin içine sokar. Bu noktada olumsuz düsünceler aklimiza gelince ne olur sorusu sorulabilir.Kötü bir sey olacagindan korkmak, sevdigimiz birisinin aci çekmesi ya da çok istedigimiz bir seyi elde edememek gibi sorunlar aklimiza takilirsa ne olur? Yedinci bilgi, korku imajlaribelirir belirmez engellenmelidir, ardindan da aklimiza iyi düsünceler getirmeliyiz der. Kisa süre sonra, olumsuz görüntüler hemen hemen hiç belirmezler. Seziler hep olumlu konularda olmalidir, eger olumlu imajlardan sonra olumsuz imajlar belirirse, bunlari kesinlikle ciddiye almak gereklidir. Buna göre örnegin, aklımıza kamyon kazasi geçirecegimiz gelmisse ve biri bizi kamyonla bir yere götürmeyi teklif ederse reddetmeliyiz. 8. Sekizinci bilgi digerleriyle kurulacak iliskilerde enerjiyi kullanmanin yolunu gösteriyor. Enerjiyi nasil yansitacagimızı ve baskalarina bagimliliktan kaçinmak gerektigini söylüyor.Özellikle çocuklarla kurulan iliskilerde, onlarin hatalarini sürekli düzeltmenin, onlarin enerjilerini tüketmek oldugu belirtiliyor. Çünkü bu durum onlarda kontrol dramalari yaratiyor. Sekizinci bilgi bize, gelismeye basladigimiz ilk andan itibaren, otomatik olarak karsi cins enerjisi almaya basladigimizi hatirlatir. Bu dogal olarak evrenin enerjisinden gelir. Ancak burada dikkatli olmamiz gerekir, çünkü bir baskasi gelip, bu enerjiyi dogrudan bize vermeye kalkinca, biz hemen gerçek kaynakla bagimizi kesiveririz ve sonra gerileme baslar. Bu noktada AŞK tan söz etmeliyiz. Ask oldugunda, iki kisi bilinçsiz olarak enerjilerini birbirlerine verirler ve mutluluk, nese inanilmaz derecede artar, titresimler yükselir. Ne yazik ki, insanlar kisa sürede birbirlerinden gelen bu enerjiye baglanirlar ve evrenden sagladiklari enerjiyi keserler, oysa iki kisinin birbirine verecek yeterli enerjisi yoktur.Bir süre sonra birbirlerine enerji vermeye son verip, digerinin enerji sini elde etmeye çalisirlar ve çocukluk dramalarinin içine düserler. Sonuçta iliski giderek yozlasir ve güç mücadelesine dönüsür. Aslinda bu durumdan tam olarak kurtulmayi ögreninceye kadar alfabedeki C harfi gibiyizdir. Karsi cinsten kolay etkileniriz, onun yarim kalmis dairesi gelip bizimkiyle birlesir.Birbirimize enerji akitmaya baslariz, gerçekte ise kendi disinda diger yarisini arayan bir baska insanla birlesmis oluruz. Karsit cinsten birine bagimli olmamizin nedeni, karsit cinsin enerjisini elde etmek istememizdir. Halbuki, içimizdeki kaynaktan aldigimiz mistik enerjinin hem erkek hem de disi yönü vardir.Zamanla onun disari vurmasini saglariz ama evrime ilk basladigimiz siralar çok temkinli davraniriz. Bütünlesme islevi zaman alir. Eger olgunlasmadan eril yada disil enerjimiz için, insan kaynagi ile baglanti kurarsak, evrensel kaynagin akisini durdururuz. Önce daireyi kendimiz bütünlemeliyiz. Evren ile baglantimizi saglamlastirmaliyiz . Bu zaman alir ancak bunu sagladiktan sonra yüksek iliskiler kurabiliriz. Böylece bütünlesmis bir insanla romantik iliski kurdugumuzda süper-insani yaratiriz. Ama bu bizim bireysel gelisimimiz engellemez. Bu deneyime ilk baslarken, karsilikli bagimlilik iliskisinin ilk günlerinde duyulan iyilik ve keyfin tadini, tek basimıza oldugumuz zaman çikarmalıyız. Bundan sonra gelismeye baslar ve kendimize uygun romantik iliksileri çekeriz Gerçek enerji yansitmasinda bagimlilik ve bagimli olma egilimi yoktur. Çünkü insanlarin ikisi de gelecek mesajlari beklemektedirler. Eger konustugumuz, mesaj alip verdigimiz kisilerin dramalarina yanit vermezsek, onlarin dramalari bozulur, böylece bizde mesaji görebilme sansini yakalariz. Bunu yapabilmek içinde karsidakinin oynadigi dramayi tanimlamamiz gerekir. Bütün dramalar enerjiyi ele geçirmek için stratejiler uygularlar, dramayi tanimlayip söyledigimiz anda bu oyun bozulur. Unutmamamiz gereken hayatta yolumuza çikan herkesin bize bir mesajinin oldugudur.Yoksa baska yola saparlar ya da bizden önce ya da bizden sonra o yoldan geçmeyi tercih ederler. Özellikle sorunumuz oldugunda, yanitlari bize verecek insanlarla karsilasiriz. Tesadüfi rastlantilar yoktur. Ama bu rastlantilara nasil yanit verdigimizi, bize iletilen mesajlari algilayabilme derecemiz belirler.Yolumuza çikan biriyle o an yaptigimiz sohbet o anki sorularimiza yanit vermeyebilir ama bu yaptigimiz sohbetin bir mesaj tasimadigi anlamina gelmez. 9. Dokuzuncu bilgi der ki; enerji düzeyimiz arttikça vücudumuzdaki atomlarin titresimlerinin düzeyi de artar. Kisaca ruhumuzu arindirip hafifleriz. *Kaynak: 9 KEHANET (James Redfield, 2006, Altin Kitaplar) |
| | |
| Reklamlar |
| | #2 |
| Üyelik tarihi: Feb 2008 Bulunduğu yer: ҳ̸Ҳ̸ҳİstanbulҳ̸Ҳ̸ҳ Yaş: 23
Mesajlar: 3.749
Tecrübe Puanı: 5 ![]() | Önce daireyi kendimiz bütünlemeliyiz. Evren ile baglantimizi saglamlastirmaliyiz . bu çok önemli işte. insan deneyimlerinden sonra bunun farkına varabiliyor tabi bu yazıyı da okursa
__________________ ҳ̸Ҳ̸ҳGizdüşüm_K-Aҳ̸Ҳ̸ҳ Durdum...Sustum...Gülümsedim...Gözümü açtım; Ben Değiştim... |
| | |
| Reklamlar |