çok güzel bir konu Allah razı olsun...
Allah-insan diyaloğunun birisi yukarıdan aşağı (inzal) yani Allah'tan kula,diğeri,aşağıdan yukarı (uruç) yani kuldan Allah'a olan şekilde iki görünümü vardır..
Birinci görünümü, vahy ve ilham.İkinci görünümü ise DUA faaliyeti olarak ortaya çıkar..Duada sığınmak,ilgi kurmak anlamları esastır.Dua Allah'la kul arasındaki diyalog anlamındadır ki !
*Kuldan Allah'a yakarış ve sığınma (İyyake Na'budu) = DUA
*Allah'tan kula merhamet, yardım ve koruma ifade eder.(İyyake nesteiyn)=İCABET
Bakara suresinin 186.ayeti bize dua konusunda çok çarrpıcı yaklaşımlar sunmaktadır.''Eğer kullarım sana beni sorarlarsa,ben yakınım,bana dua ettikleri zaman dua edenin duasına icabet ederim,onlarda benim emirlerime uysunlar ki doğru yola ulaşsınlar''.Burada Allah'a dua edildiği zaman mutlaka icabet edildiği fakat icabetin ne şekilde gerçekleştiği yani icabetin dua edene somut olarak nasıl ve ne şekilde ulaştığı dikkatimizi çekmektedir..
Dikkat edilirse dua edenin duasına icabet ederim denildiğinde muhataptan gelecek ilk soru bilindiğinden NASIL? sorusuna hemen ayetin devamı cevap niteliğindedir.'onlarda benim emirlerime uysunlar' denilmiştir.Duaya icabet;dua edene ilahi emirler, tavsiyeler, öneriler tarzında şekillenerek geri dönmektedir.Kula gelen öneriler duasına icabetin açık, somut halidir.Kul için geriye, bu önerilere uymak yerine getirmek kalmaktadır.
Kula özünden ulaşan ilahi tavsiyeler onun duasını neticesi icabet olmuşluğunun somut halidir,yani icabet sizin duanızın otomatik neticesidir.
Her zerrede tüm özellikleriyle mevcut olan ve kendinden gayrının varlığı asla söz konusu olmayan Allah ''SENDEN SANA İCABET EDECEKTİR.''
Duada yaratış sırrının gizlidir denmesinin sebebi bu inceliktendir.Dua insana verilmiş yaratma sırrıdır..
İnsan dua ettikçe Allah onunla yaratır.Buradaki yaratma 'icabet' anlamındadır.Tabi ki burada kendisine dua edilen mahalli ötede bir ilah gibi düşünmeyip İLAHİ tavsiyeleri bize ulaştıran mahal olarak düşünmeliyiz.Dua İlahi vasıfların zuhur ettiği mahalle yönelik olduğu gibi icabet te O mahalden gelecektir.Mahallin bize yönelmesidir..
Kısaca insanın yaratıcı ile irtibatı, diyaloğu ibadet vasıtasıyla olmaktadır,ibadetin de özü, daha da açıkcası bütün ibadetlerin sonucu özü neticesi DUA dır.Bu nedenle Hadis-i Şerif'te ''Dua ibadetin iliğidir, özüdür.'' veya ''Dua ibadetin ta kendisidir.'' denilmiştir.Kur'an anlayışına göre hayat, yaratanla yaratılan arasındaki ilişki olduğundan insanın tüm faaliyetleri farkında olsun veya olmasın evvelce yapılmış dualarının veya beddualarının neticesidir.Efendimiz(sav) bu hadisin arkasından şu ayeti okumuştur: '' Rabbiniz dedi ki : Bana dua edin size icabet edeyim, doğrusu bana ibadet etmekten büyüklenenler cehenneme boyun eğmiş kimseler olarak gireceklerdir.''(mü'min 60.)
Bu ayette iki husus dikkate değerdir.Birincisi dua ve ibadet kelimeleri aynı anlamda kullanılmıştır.Birinci cümlede dua kelimesi kullanılırken ikinci cümlede de aynı anlamı ifade etmek üzere ibadet kelimesi kullanılmıştır.Bu iki kullanımdan duanın ''ibadetin ruhu'' olduğu anlaşılmaktadır..
İkinci bir husus ise, ayette Allah'a dua etmeyenler hakkında ''büyüklenerek Bana kulluk etmekten yüz çevirenler'' şeklinde bir ifade geçmektedir.Bu da gösteriyor ki Allah'tan istemek ve sığınmak ve dua etmek ibadetin ta kendisidir.Dua etmemek ise Allah'tan yüz çevirmek ve böbürlenmek anlamına gelir ki bu tavır Allah'a ibadetten kaçınmak demektir..
Dua salt sözden ibaret değildir.Duanın kendisi ve neticesi somuttur,eylemdir.Bu konuda bize ipucu verecek Kur'an'da geçen bir olay vardır.Bakara suresi 60. ayeti Hz Musa as.ın susuz ve kuraklıkta kalan kavmi için Allah'tan su istemesini ve bu nedenle su aramaya yada yağmur duasına çıkmasını anlatmaktadır.
''Hani bir zamanlar Musa kavmi için su istemişti biz de Asa'n ile taşa vur demiştik, bunun üzerine o taştan oniki pınar fışkırmıştı.''(Bakara 60.)
Dikkat edilirse Hz Musa kavmi için su istediğinde Allah tarafından hemen yağmur yağdırılmayıp veya heme bir pınar oluşturup su gönderilmemiş ''Asa'nı taşa vur'' emri, bildirilmiştir.İşte bu emir bize dua konusunda önemli bir açılım kazandırmakta duanın bir eylele/amelle birlikteliği gerçekliğini vurgulamaktadır.Yani dua eylemle tamamlanır,Allah'ı belirlediği sınırlar kurallar ölçüsünde kalmayı gerektirir ve kula isteği doğrultusunda bir sorumluluk yükler.
Buradaki tavsiye edilen eylem;AKLINI İLAHİ EMİR YOLUNDA KULLAN demektir.''Asa'nı taşa vur'' ilahi emri duanın icabetidir.Geriye bu emri uygulamak kalacaktır.İşte bu emre uyarak gerekeni yapmak Asa'yı taşa vurmaktır,İBADETTİR,bu emre teslim olmak İslam olmaktır.
O sırada Hz Musa diyelimki bu ilahi emre derhal uymayıp ta (teslim olmayıp)
Asa'yı taşa vurmanın suyla ne ilgisi var gibi bir mantıkla kıyas yapmaya ve kendi kendine fikir yürütmeye kalkışsaydı bu nimet tecelli etmeyecekti.Çünkü burda akıl yetersiz kalmaktadır.İman Nuru devreye girmektedir.
Duasına icabet olarak kendine bildirilen İLAHİ EMRE uymak İman Nuru ile teslim olmaktır.Yani İslam olmaktır.
Yratıcı kudret insanların ve cinlerin niçin yaratıldığı sorusuna Kur'anın şu ayetiyle açıklık getirir:''Ben insanları ve cinleri bana ibadet etsinler diye yarattım''(Zariat-56)
Başta Hz Peygamberin dua ibadetin özüdür yada ta kendisidir''hadisinden söz etmiştik.Şimdi bu hadisten hareket ederek ayetteki ibadet kelimesi yerine dua kelimesini koyarsak şöyle bir anlam çıkar:''Ben cinleri de insanları da sadece bana dua etsinler diye yarattım''İnsana verilen değerin veya insanı gerçek manada kulluğa ulaştıracak yolun Dua olduğu gerçeğini Rabbimiz şu ayetle bize anlatmaktadır:''De ki : duanız olmasaydı size değer verirmiydi.''
Dua ile insan ruh ve fıtratından meydana gelen derin ve köklü etki, değişim ve tekamül sebebiyle artık içine sığamayacağı çevre, kalıtım ve şartlanma kozasını aşan bir olgunluğa ulaşır ve evrensel gerçeklerin bilincine erer.
Burada farkedileceği gibi DUAnın oluşmasını sağlayan ana güç, insana dışardan gelmeyip,tamamıyla insanın varlığında mevcut olan Allah isimlerinin manevi gücünden ortaya çıkmaktadır.
Netice olarak;
Dua, ibadetin özüdür-ibadettir-kulluktur,
Kulluk, Özündekine yönelmektir-en büyük ibadet Özündekine yönelmektir,
Dua, Allah' yöneliştir.
''Hassas olduğunuz saatlerde dua etmeyi ganimet biliniz.Çünkü bu hal rahmet saatinin alametidir.''
Bu Hadis-i Şerif'te işaret edilen mana şudur:Hassas olduğunuz demek bir konuya konsantre olmaktan ileri gelen bir biçimde son derece duygusal olma anlamını taşır.İŞte bu anda kişinin tamamıyla Allah'a net bir biçimde yönelmesi anlamını taşır.Bu yöneliş ise, beynin tümüyle tek bir gayeye yönelik bir biçimde, kendisindeki ilahi güçlerin ortaya konulması sonucunu doğurur.
''Allah istemedikçe sizde o istek oluşmaz'' hükmünce, duanız hakikatı itibariyle Allah'a ait olan bir istektir.Allah'ın isteğinin,Allah'ın dileğinin takdirinin dua şeklinde sizden açığa çıkmasıdır.Dua karşınızdaki bir tanrıdan,bir güçten talep, istek değil Özündeki Allah'tan size şah damarınızdan yakın olan Özünüzdeki mevcut olandan çıkan bir istektir.
Takdirinde varsa dua edersin.Takdirindeki de Allah'ın dilemesidir.Dilediği beyinden takdirini,iradesini açığa çıkarmasıdır.
Dua, Allah'ın bir amaca yönlendirdiği(takdir ettiği) beyinden dileğini MÜRİD ismini açığa çıkarmasıdır.
Takdir=Allah'ın yönlendirmesi, programlaması
Duada yaratma sırrı gizlidir.Kul dua eder Allah onunla yaratır.
Dua olabildiğince özündekileri açığa çıkarmak amacına dönüktür.
Dua yeni tecellilerin açığa çıkması mekanizmasına dönük olarak faaliyet gösterir.
Dua düşünce gücünü değerlendirmektir.
Dua gücünü imandan alır.Eğer düşüncede gizli şirk varsa imanın yerini VEHİM alacaktır.
''''DUAyı güçlendiren ve gerçekleştiren en önemli faktör ise dua anında kişinin şuurunun VEHİM tasarrufundan uzak kalmasıdır.Ve bu hal de ,secde, yani benlik kavramının kalktığı bir haldir.Duanın tesirini kesen en önemli güç , gene kişinin kendisinde bulunan VEHİM-VESVESE kuvvesidir.
Kişide VEHİM-VESVESE ne derece gerilemiş ise duası o derece süratli ve keskin bir şekilde gerçekleşir.
Nmazanın yani gece kılınan bir namazın son secdesinde,çeşitli kusurlarını itiraf ve onlardan bağışlanma dilendikten sonra dua edilirse ve istenen şeyin mahiyetine göre birkaç gün üstüste veya gün aşırı bir şekilde duaya devam edilirse takdiri ilahi o şeyin oluşmasına mutlaka cevap verir.Çünkü o duanın ısrarla devamına müsaade olunması o duanın icaet edileceğinin göstergesidir.ZİRA ALLAH KABUL ETMEYECEĞİ DUAYI KULUNA ISRARLA DEVAM ŞANSI TANIMAZ.
Çünkü ısrar Allah'ın MÜRİD isminin manasındandır.İrade diye vasıflandırılmış olan, kişideki uygulama nedeni,azmidir.
''Sabır ve dua ile Allah'tan yardım isteyin.Şüphesiz o Allah'a saygıdan kalbi ürperenler (haşyet duyanlar) dışında herkese zor ve ağır gelen bir görevdir.(Bakara-45)
Vehim hakim iken sizden Allah'ın dileği açığa çıkmaz.Vehminiz Allah'ın dileğine perdedir.
Duanın gerçekleşmesinde en önemli faktör kişinin kendisini aradan çıkararak dilinde duayı okuyan,beyninde o talei oluşturan olarak HAKK'ın kalmasıdır.Bu takdirde;
''O BİRŞEYİN OLMASINI DİLERSE 'OL' DER VE O ŞEY OLUR''
çok güzel bir konu Allah razı olsun...
Allah var gam yok...
ah şu vesvese ümitsizlik bi kalksa yok olsa..sağol cok güzel...
"Değil mi ki isteğe yaklaşınca , istememeyi istemek artık imkansızlaşır. Bu yüzden değil mi Rabb'im senden gelen yasaklar "yapma" ile değil "yaklaşma" emri ile başlar ..."
cok guzel paylasim.
öle bi icabet edioki, en alakasız zamanda.bi anda neye ugradıgını şaşırıorsun
Dualarımız olmasa ne önemimiz var..Paylaşım için teşekkürler..
[SIGPIC][/SIGPIC]
Once Upon a Time You And Me
O kadar güzel bi paylaşımki heleki şu anda benim gibi ümitsizliğiyle başbaşa kaldığı için Rabbine gözyaşları içinde sığınan biri için...Evet şu anda bu yazıyı okuduktan sonra mutluluktan ve bi de ümitsizlikten ağlıyorum. ç ünkü arkadaşlar ben aylardır Rabbime bi dileğim için çok dua ediyorum ve etmekteyim.Çok çok faydasını gördüm sitedeki duaların.Ama tamı tamına o dileğim olmadı ve ben geçenlerde cuma gecesi Rabbime el açarak artık bu dileğim için dua etmicem dedim.Şimdi bu yazıyı okuyunca bi acayip oldum.ÖZELLİKLE DEMİŞ YA ALLAH KULUNA KABUL ETMİCEĞİ DUAYI ETTİRMEZ.Bu kelime beni mutluluk gözyaşları dökmeme neden oldu.Çünkü o geçen gece Rabbie artık dua etmicem bu gece son desemde oGECEDEN SONRA daha çok ediyorum ve hemde büyük bi ısrar bendeki anlatamam.dersime oturucakken bile hatta gece saat bi hayli geçsede benim çok önemli bi yere yetişmem gereksede sürekli istek var ve içimdeki ses dualarını yap diyo.Sizcede bu neyin işareti duamı Rabbim inşallah geri çevirmicek hayırlara vesile olucak ben inanıyorum.Paylaşım için teşekkürler...
gerçelten güzel paylaşım emeine sağlık
Bu ayet aslında çok güzel bir noktaya değinmiş =)
Allah'a inanmayanların en büyük sorunu O'nu beyinlerinde, akıllarında bulmaya çalışmaları sanırım...O'nun evvelini ahirini, gücünü kudretini beyinlerinde bulacaklarını sanmaları, bulamadıklarında da beyinlerinde bir dolu soruyla O'na inanmamalarıOysa Allah beyinde değil, kalptetir...O asanı taşa vur der, oradan pınarlar fışkırır, nedeni yoktur,niçini yoktur, O "ol" der olur sadece, bu kadar basittir bunun cevabı...O'nun kudreti herşeye yeterken, herşey O'nun bir "Ol" sözüne bakarken, O'nu daha basit bir denklemi bile uzun sürede çözebilen beyninde anlamaya çalışmak ve anlayamayıp Allah yoktur demek son derece vahim olsa gerek...O'nu uzakta aramaya gerek yok, O kalbinde, O sana şah damarından bile yakın...Daha ne duruyorsun, O'nu sevmek için geç değil, O affedendir....
Sözüm Allah'a inanmayanlara![]()
belkide 2 günde bir artık dua etmicem onun için diyorum ama içimde karşı koyamadığım bi güç yinede dua ettiriyo bana. bazen cümlemin hemen arkasından. çünkü aklıma sürekli sevdiğim kişinin bana söylediği kırıcı sözleri geliyo ve bende sinirlenip vazgeçmek istiyorum dua etmekten ama yinede olmuyo. vazgeçemiyorum. ve böyle yazıları okuyuncada ümitleniyorum ama bi yanım yinede hala kırgın![]()
Bu Konuyu Paylaşın !