“Muhakkak ki benim Subhanallah, Elhamdulillah, La ilahe illallah ve Allahu ekber demem, benim için üzerine güneşin doğduğu her şeyden daha sevimlidir.”
Emeğine sağlık...
Rasulullah Sallallahu Aleyhi Ve Sellem buyurdu ki:
“Allah’ın en sevdiği dört söz şunlardır: Subhanallah, Elhamdulillah, La ilahe illallah ve Allahu ekber. Hangisiyle başlasan sakınca yok.”
Yine buyurmuştur ki:
“Muhakkak ki benim Subhanallah, Elhamdulillah, La ilahe illallah ve Allahu ekber demem, benim için üzerine güneşin doğduğu her şeyden daha sevimlidir.”
Sübhanallah: Yani; Allah’ı takdis ve tenzih etmektir. Tesbih, takdisi gerektirir. Tenzih; Allah Teala’yı ona layık olmayan her şeyden, ortaktan, çocuk ve eş edinmekten, mutlak olarak sonradan olma her şeyden berî bilmektir. Bu Allah Teala’dan başkası için uygun olmayan yüce bir zikirdir.
Elhamdulillah: Hamd’in anlamı kemaliyle övgüdür. Allah Subhanehu hamdin tamamına müstehaktır. En güzel isimler ve yüce sıfatlar O’nundur.
Rasulullah Sallallahu Aleyhi Ve Sellem buyurmuştur ki:
“Allah Teala bir kuluna nimet verir de kul “elhamdulillah” derse mutlaka bu aldığı şeyden daha üstünü ona verilir.”
İbn Abbas Radıyallahu anhuma dedi ki: “Elhamdulillah sözü; Allah’ın nimetini, hidayetini ve yaratmasını ikrar ederek şükretmek demektir.”
Rasulullah Sallallahu Aleyhi Ve Sellem:
“Duaların en üstünü Elhamdulillah sözüdür” buyurmuştur.
Yine Rasulullah Sallallahu Aleyhi Ve Sellem şöyle buyurmuştur: “Elhamdulillah mizanı doldurur, Sübhanallah ve Elhamdulillah sözleri göklerle ve yer arasını doldurur.”
Denildi ki: “Şayet bu ikisinin sevabının değerine cisim takdir edilse, göklerle yer arasını doldurur. Bu ikisinin faziletinin büyüklüğünün sebebi, “Subhanallah” sözünün Allah Teala’yı tenzihi ve “Elhamdulillah” sözünün de Allah Teala’ya muhtaçlığı ifade etmesidir.
La ilahe illallah: Yani hakkıyla mabud olan yalnız Allah’tır. Bu, tevhid kelimesi, İslamın ilk şartı ve zikirlerin en üstünüdür.
Rasulullah Sallallahu Aleyhi Ve Sellem şöyle buyurmuştur:
“En üstün zikir: La ilahe illallah’tır.”
Denildi ki: bu kelimede iki özellik vardır. Birincisi: bütün harfleri ecveftir. Yani söylenirken çıkış yerleri karındandır. Harflerinden hiçbiri be, fe, mim gibi mahreci dudak olan şefehî harflerden değildir. Bu da bunun ağızdan değil, ihlâs ile kalpten söylenmesine işarettir. İkincisi: Bütün harfleri noktasız harflerdir. Bu da Allah Teala’dan başka bütün mabudlardan tecerrüde işarettir.
Bu kelime nefiy ve ispattan ibarettir. “La ilahe” sözü Allah Teala’dan başkasından ulûhiyeti nefyetmek, “İllallah” sözü de Allah Azze ve Celle’nin ulûhiyetini ispat etmektir. Bu cümle, Allah Subhanehu dışında ibadet edilen her şeyi reddetmeyi ve zatıyla ibadete layık olanın sadece Allah olduğunu ispat etmeyi ifade eder. Bu yüzden bunu söyleyen kimsenin, söylediğinin gereği olarak fiilen reddetmesi ve Allah Azze ve Celle’nin hakkını söz ile ispat ettiği gibi fiili ile de ispat etmesi gerekir. Zira amaç dil ile söylemek değil, bilakis bu mübarek kelimenin kapsadığı manayı gerçekleştirmektir.
Bu kelimenin Müslümanların şuurunda bariz bir yeri vardır. Kul, bununla yaratıcısı Tebarek ve Teala’ya kulluğa layık hale gelir. Boyun eğiş ve Allah Azze ve Celle’yi yücelterek ikrar eder, nefsi bu kelime ile parlaklaşır, yaratıcısı Subhanehu ve Teala’ya bu kelimeyle bağlanır, kişi İslam’ını bununla ilan eder, âlemlerin rabbi olan Allah’a inanmaları bununla belirtilir, emrine itaat edenler, Allah’ın sağlam ipine sarılanlar, Allah’a itimad edenler ve işlerini Allah’a havale edenler bu kelimeyle ayrılır.
Allahu ekber: Yani; Allah Azze ve Celle’nin her şeyden büyük olduğunu söylemektir. Arap dilinde tazim ve yüceltme anlamında en son sınırdaki kelimenin Allahu ekber sözü olduğu söylenmiştir. Yani sıfat olarak her şeyden büyüktür.
Şair der ki:
“Allah’ı her şeyden büyük ve ordularını en çok gördüm.”
Peygamber Sallallahu Aleyhi Ve Sellem namaza başlarken “Allahu ekber” derdi. Ömer b. el-Hattab Radıyallahu anh der ki: “Kulun Allahu ekber” demesi dünya ve içindekilerden hayırlıdır.”
Müslim; Kitabu’l-Edeb
Müslim; Kitabu’z-Zikr.
Sahihu Süneni İbn Mace (3067)
Sahihu Süneni’t-Tirmizi (2694)
Müslim; Kitabu’t-Tahare.
Sahihu Süneni’t-Tirmizi (2694)
(alıntı)
“Muhakkak ki benim Subhanallah, Elhamdulillah, La ilahe illallah ve Allahu ekber demem, benim için üzerine güneşin doğduğu her şeyden daha sevimlidir.”
Emeğine sağlık...
Allah razi olsun kardesim..emegine saglik.
Subhanalah..Elhamdulillah..Lailahe illallah..Allahuekber.
SubhanallahiVelhamdulillahiVelailaheillallahuValla huekber..,
Velahavlavelakuvveteillabilahilaliyilazim.
yani tesbih namazinda okunan tesbihat gibi.
![]()
Allah Teala bir kuluna nimet verir de kul “elhamdulillah” derse mutlaka bu aldığı şeyden daha üstünü ona verilir..
Selam ile..
Subhanallahi ve bi hamdihi subhanallahil aziym estağfirullah.
Efendimiz Aleyhisselam haber veriyor:
Bunu Her gece 100 adet okumayı adet edinenin günahları deniz köpüğü kadar olsa affedilir.
Konuya katkı olsun![]()
* Bir farz, Allah kadar değerlidir. (Hace Yakubi Sani)
* Allah'ım! Senden başka hiçbir şeyi olmayan ben, senden başka her şeyi olanlara acırım. (Confucius)
* Kibir, ayağa bağlanan taş gibidir. Onunla ne yüzülür ne de uçulur. (H. Bayram-ı Veli)
konu guzel ve baska bir ayet var :
onlarin etleri ve kanlari kesin olarak Allaha ulasmaz ama ona sizden takva ulasir ! (KURAN)
yani zahirde olan degil sinemizde olan onemlidirtakva hisseyatini yakalayabilmek gerek !
takvamiz oraninda Allah bu kelimeleri kabul edicektir ! ancak Allah sevgisi ve Allah korkusunu yakalayabildigimiz zaman yaptigimiz her is Allaha hakkiyla ulasir ! Bununla bi kere 1. dereceden uyariliyoruz
yoksa bu mubarek kelimeler biraz hakkiyla solenmemis gibi oluyor !
zikirler de Allahualem o sekilde !
Allah korusun !
insanlar uykudadır, ölünce uyanırlar. Tıpkı rüya esnasında aslında yatağımızda hareketsizce yattığımıza ihtimal veremiyeceğimiz gibi... Azrail öldürmeden ölebilmeliyiz...
Önemli bir konuya değinmişsin arkadaşım. Korku çok önemli yine birileri çıkar gerçi Allah c.c. korkulacak birşey değil vs. Ama gerçek olan şu ki insanda korku ile ortaya çıkan düşünce, hal, durum çok daha çabuk gerçekleşiyor. Demekki korku bazı şeyleri çabuklaştırıyor.
Çekimciler ha bire olumlama vs diyor ama işin sırrından çok uzak hareket ediyorlar. Neyse konu bu değil.
Allah içimize ondan korkabilmeyi ona sığına bilmeyi yerleştirsin inşallah.
Yine birisi çıktı sevgili kalbi güzel kardeşim gnani, tabiki yüce yaradan korkulacak değil sevilecek üstün bir varlık.Sevdiğine saygısızlık yapmak istemezsin, mukabilinde onun istemediği hiçbirşeyi yapmazsın.Sevgi ve doğruluk her zaman en iyiye götürür.
Bu dört kelimede benim çokca zikrettiğim kelimeler ve muhteşem kelimeler.Onun varlığı gibi .Arkadaşımızın emeğine sağlık.
Dedim;çok yalnızım..Dedin;Ben sana çok yakınım.(Bakara 186)Dedim:Rabbim benim senden başka kimim var?Dedin;Allah kuluna kafi değilmi?(Zümer36)..
Allah'a sevgi arttıkça korkuda beraberinde gelir. Ondan başkasına itaat etme korkusu, O'na saygısızlık etme korkusu, O'nun gazabına uğrama korkusu, O'nun merhametinden uzaklaştırılma korkusu... Herşeyde O'nu görebilecek kadar seven, her an ve her mekanda O'ndan korkar, O'na saygısızlık ihtimalinden titrer.
Allah korkusu, sevginin aşk elbisesine bürünüp takva olarak görüntüğü zirvedir.
Allah korkusu, O'na yaklaştıkça kendiliğinden yüreği kaplayan, titreten, ürperten, sahibini etkisi altına alan, saygıyla baş eğdiren muazzam bir gönül ifadesidir.
Allahu Teala Kur'an-ı Kerim'de inananları tüm insanlardan ayırarak muhatap alır ve olması gerekeni emreder. Biz iman edenler buna kulak tıkayamayız. Sevilmesi gerekendir, korkulması gereken değildir diyemeyiz. Çünkü Allah'tan korkmak bizzat O'nun emirdir.
Örneğin:
(Ayetleri Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır Mealinden alıyorum.)
Haşr Suresi Ayet 18-19:
Ey inananlar, Allah'tan korkun ve kişi, yarın için ne (yapıp) gönderdiğine baksın. Allah'tan korkun; çünkü Allah, yaptıklarınızdan haberdardır. Allah'ı unutup da Allah'ın da kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın onlar, yoldan çıkan kimselerdir.
Maide Suresi Ayet 2:
Ey iman edenler! Allah'ın alâmetlerine, haram aya, kurbanlık hediyelere, gerdanlıklarına ve Rablerinden lutuf ve rıza bekleyerek Kabe'ye yönelenlere sakın saygısızlık etmeyin. İhramdan çıktığınız zaman avlanabilirsiniz. Sizi Mescid-i Haram'dan çevirdiklerinden dolayı bir topluma karşı olan kininiz, sizi saldırıya sevk etmesin. İyilik ve takva üzerinde yardımlaşın, günah ve düşmanlık üzerinde yardımlaşmayın. Allah'tan korkun. Çünkü Allah'ın azabı çetindir.
Ahzab Suresi Ayet 70-71:
Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve sağlam söz söyleyin ki (Allah) işlerinizi yoluna koysun ve günahlarınızı bağışlasın. Her kim Allah'a ve Resulü'ne itaat ederse, o gerçekten büyük murada ermiştir.
Tevbe Suresi Ayet 119:
Ey iman edenler! Allah'dan korkun ve doğrularla beraber olun.
Umarım maksat hasıl olmuştur Gnani kardeş.
Allah'a emanet olun. Selametle
* Bir farz, Allah kadar değerlidir. (Hace Yakubi Sani)
* Allah'ım! Senden başka hiçbir şeyi olmayan ben, senden başka her şeyi olanlara acırım. (Confucius)
* Kibir, ayağa bağlanan taş gibidir. Onunla ne yüzülür ne de uçulur. (H. Bayram-ı Veli)
Eline yüreğine sağlık. Benim demek istediğimde buydu. Korku deyince herkes sevmeyi bırak kork olarak anlıyor. Çocukken Anne Babamızı sevdiğimiz kadar korkmuşuzdurda. Onları mahçub edersek, onların istediği gibi olamazsak, derslerimizde başarılı olamazsak vs vs vs gibi örnekler verilebilir. Yani bir mevkiye gelebilmek için korkular bizi hep yolumuzda ilerletmiştir. Bu ayrımı yapamayınca insan ikisinden birinde saplanıp kalıyor.
Bu Konuyu Paylaşın !