Paylasim icin cok cok tesekkürler sharbon..
diger arkadas icin cevap yazmayacagim,cünkü ceza almak istemiyorum,
ama görevli arkadaslarinda olayin cikarticilarini cezalandirmalarini istiyorum,
Tahrik edenler neden cezalandirilmiyor?
Fi sabiti- 1,618, matematikteki üstün tasarım sayısı. Kalp atışlarımızda, dna' sarmallarının en ve boy oranında, kainatın dodecehadron adı verilen özel tasarımında, bitjileirn filotaksi denen yaprak dizilim kurallarında, kar tanesi kristalleirnde, pek çok galaksinin spiral yapısında ve sayısız yerde Yaratıcı hep aynı muhteşem sayıyı kullanmıştı. Altın oran sayısı yani = 1,618.
Video Linki:burdan bakınız
yorum bekliorum lütfen![]()
Konu Mira tarafından (30-08-2009 Saat 13:39 ) değiştirilmiştir.
Paylasim icin cok cok tesekkürler sharbon..
diger arkadas icin cevap yazmayacagim,cünkü ceza almak istemiyorum,
ama görevli arkadaslarinda olayin cikarticilarini cezalandirmalarini istiyorum,
Tahrik edenler neden cezalandirilmiyor?
Videoyu izleyince gülmemek elde değil. Hele de jeoloji gibi, Dünya coğrafyası ile birebir ilgili bir işe ve ilgiye sahipseniz. Vakit kaybetmeden bu komik iddiayı inceleyelim.
Fragmanda diyor ki; Kabe'nin kuzey kutup noktasına olan uzaklığı ile güney kutup noktasına olan uzaklığını oranladığımızda, altın oran olduğu varsayılan 1.618'i bulurmuşuz ve bu oranı yalnızca Kabe'nin bulunduğu yer sağlarmış. Burada enlemler ve boylamlarla ilgili olan çok basit ve temel bir kural gözardı edilerek bu orandan bahsedilmiş. Zaten komik olan da bu.
Bahsettiğim kural şu; aynı enlem üzerinde bulunan bütün noktaların kuzey kutup ve güney kutup noktalarına olan uzaklıkları aynıdır. Bu şu anlama geliyor; kutup noktaları merkez noktası olmak üzere, her enlem bir çember oluşturur. Enlemlerin üzerinde bulunan bütün noktaların merkeze olan uzaklıkları "r" yani yarıçaptır. Yarıçap uzunluğu da değişmeyeceği için, aynı enlem yani aynı çember üzerinde bulunan noktaların hepsinin kutup noktasına yani merkeze olan uzaklıkları birbirine eşittir.
Bu da şu demek; Kabe'nin bulunduğu enlem üzerinde bulunan bütün noktaların, kuzey kutup ve güney kutup noktasına olan uzaklığı, Kabe'nin kuzey ve güney kutup noktalarına olan uzaklığıyla aynıdır. Dolayısıyla altın oran olduğu iddia edilen oranı, o enlem üzerinde bulunan bütün noktalar sağlamaktadır. Aynı şekilde bu konudaki diğer iddia da aynı sonuca ulaşırız. Kabe'nin güney kutup noktasına olan uzaklığı ile iki kutup noktası arasındaki uzaklığı oranladığımızda varacağımız sonucu, Kabe'yle aynı enlem üzerinde bulunan bütün noktalar verir.
O halde durum iyice komik bir hâl almaktadır. Altın oranı(!!!) Kabe'nin bulunduğu enlemdeki bütün noktalar sağladığından, altın oran da Kabe'nin kutsallığını ispatladığından(!!!); Kabe'yle aynı enlemde bulunan bütün noktalar en az Kabe kadar kutsal olmalıdır. Bu iddiayı ortaya atan insanlar, kutsal kabul ettikleri Kabe'yi kendi elleriyle küçük düşürüyorlar aslında!
Görsellik, anlamak için her zaman daha etkili bir yoldur. O yüzden bilgisayarınızda "Google Earth" adlı program kuruluysa; programı açıp, üst tarafta "Göster" seçeneğinden, "Izgara" yı işaretleyin. Dünya'yi enlemlere ve boylamlara bölünmüş halde göreceksiniz. İstediğiniz enlemi seçin, aynı enlem üzerinde olmak kaydıyla, istediğiniz sayıda noktanın kuzey kutup noktasına olan uzaklığını cetvel özelliğini de kullanarak karşılaştırın. Tavsiyem önce Kabe'nin bulunduğu enlemi, daha sonra da diğer enlemleri seçmeniz yönünde.
Coğrayfa'dan, enlemler ve boylamların özelliklerinden bir haber müslümanlar için inanılması kolay bir iddia bu. Bilimsel gerçekler bilerek çarpıtılmış ya da sadece işe gelen tarafı kullanılmış, her zaman yapıldığı gibi. Üzerine Harun Yahya varî; "İşte bunlar yüce yaratıcının varlığına delillerdir, vb." şeklinde psikolojik şartlandırmalar ve Ömer Çelakıl'ın yaptığı gibi, hiçbir sisteme dayanmadan; ayetlerin numarasını, içerdiği harf sayısını çarpıp, bölüp ,toplayıp, çıkarıp, anlamlı sayılar elde etmeye çalışarak bir şeyler iddia edilmeye çalışılmış.
Diğer iddialara gelince; hiçbir bilimadamının, bu zamana kadar altın orandan bahsettiğini duymadım. Bu yönde yapılmış hiçbir bilimsel çalışmaya da rastlamadım. Ne literatürde ne de filmin fragmanında.
İnsan vücudunda altın oran olamayacağı açık ve nettir, çünkü yüzdeki, koldaki, bacaktaki, vs. bahsedilen oranlar kişiden kişiye değişecektir. Bu durumda oranlar da değişecektir tabi haliyle. Bana inanmıyorsanız, fragmanda gösterilen oranları kendi vücudunuzda deneyin.
Sonuç olarak altın oran iddiası çok komik bir iddia. Kalkıp bunu film yapacak olmaları, bir de Eylül 2009'da sinemalarda gösterime girecek olması daha da komik. Üstüne bir de tüm Dünya'ya dağıtmayı umuyorlar.
Bu noktada benim fikrim şu; bırakalım film vizyona girsin. Girdikten sonra, yukarıdaki açıklamanın aynısını, isminin önünde "Prof." ünvanı olan insanlar da yaptıkları zaman, bilimi nasıl şarlatanlığa alet ettikleri gözler önüne serilecek ve bu film ve yapımcıları rezil olacaklar çünkü. Hem de tüm dünyanın gözü önünde!!!
Evet sıradaki mucize ?
sirius arkadasimiz bu konuyla ilgili güzel bir calismayi sunmus daha önce.
Altın Oran Nedir?
http://www.lahuti.com/forum/altin-oran-nedir-17893.html (Altın Oran Nedir?)
kendi görüşlerinize göre yorum yapabilirsiniz,çünkü herşeye inanıp her yazılan çizileni beğenmek zorunda değilsiniz. elbette yanlış bulunan noktalar dile getirilecek.
fakat bunu yaparken insanların inançlarına,kutsal gördüğü değerlere saygı duymak zorundasınız.
lütfen yorumları kişilerin inançlarına,değerlerine saygı duyarak yapalım.
aksi halde inanca karşı saygısızlıktan ceza verilecek ve konu kilitlenecektir.
konu düzeyli tartışmalar çerçevesinde kaldığı yerden devam edebilir.
Sevgim destan nefretim katliam olur...
Allah'ın yarattıklarında mucize aramak bana çok saçma geliyor. Birşeyin birşeye oranı belli bir sayıya tutunca mükemmel mi oluyor yani. Allah herşeyi engüzel şekliyle yaratmıştır. Her yaratım mükemmel ve eşsizdir. Çünkü Allah bir yarattığını bir daha yaratmaz.
Ka'be yanlış hatırlamıyorsam, ilk mescidlerden biri olduğu için önemlidir. Sembolik değeri vardır. Onun haricinde bulunduğu mekanın, yapıldığı malzemenin bir değeri, kutsallığı yoktur. Birçok kez yıkılıp yapılan, inşa planı ve boyutları değişen bir yapıdır.
ya anlamadığım yaman adlı şahıs madem inanmıyorusun çık bu inanç sayfasından başka yerde öttur düdüğünü.bizide sinir ediyorsun.zaten benim dinime saygısı olmayana ben hiç ama hiç saygı göstermem.sadece yaptığın şey kendini inkar etmek.varlığını bile inkar eden birisin sana ne diyeyim bilmiyorum.Allah kendi kudretini göstermiş sen kör olarak baktığın için görmüyorsun.mühürlenmiş kalbinin mührü inşallah geç olmadan ve bu dünyadan göç olmadan kaldırlıp gerçeği görmek sana vakıf olur.
ama Allah ın her yarattıgı ayrı bir mucize benzersiz örneksiz bir yaratılış sanatı Allah ın kudretine hakimiyetine gücüne ve ilminin sonsuzluğuna ayrı bi delil ve kesin bir ispat değilmidir..şimdi günümüz teknolojisiyle bi çok mucize alenen açıkça gözler önündeyken bile insanlar inkar edebiliyo işte Allah ilminin sonsuzlugunu gücünün büyüklügünü azıcıkta olsa kavrayalım diye herşeyi bi sebep sonuç ilişkisinde yaratmıştır..küçücük bi tohumu toprağa atarsın kabuğundan çıkar büyür gelişir ve koca bi agaç olur ama gözlerimizdeki alışkanlık perdelerini atıp bu ağaç böyle büyüyüp gelişiyor iyi güzelde nasıl derkes o zaman o ağaçtaki kusursuz yaratışı yaratıcının kurduğu eşsiz proğramı içinde bi milyar ansiklopidiyi dolduracak büyüklükteki genom şifrelerini ve daha bir çok şeyi görürüz ozaman da Allah'a daha çok bağlanırız.Rabbimiz bütün bunları sebepsizde oluşturabilirdi ama bizim nasıl ve neden sorularını soracağımızı bildigi için yaratışında sebepler var etmiştir ve bütün bunlarda Allah ın ayetleri mucizeleridir eğer bütün bu esrar ve mucizeler bize Rabbimizi tanıtıyorsa onun yüceliğine delil oluyorsa ve imanımızı pekiştiriyorsa ozaman böle mucizeleri araştırıp bulmak neden saçma olsunki... evet Allah herşeyi en güzel bi biçimde yaratmıştır fakat herşeyi bir sebep sonuç ilişkisinde ve program dahilinde yatmıştır
yaman adlı arkadaş çok iyi bir şekilde açıklamış illa katılmak zorunda mı altın oarana ben de inanmıyorum oda fikrini belirtmiş üstelik hakaret ve dalgada yok yazılarında
biliorum şimdi yok ama moderatör tarafından silinen yazılarında vardı!! herkes fikrini sayğı çaerçevesinde beyan etmekte hürdür zaten insanlar bu konu hakında yorum yapsınlar düşüncelerini fikirlerini
beyan etsinler yada bi şekilde bilgi edinsinler diye açıldı bu konu ve forumdaki diger bütün konular bu yüzden..sayğı çerçevesinde herkesin yorum yapması tartışması paylaşımlarda bulunması çok güzel ve faydalı olcaktır.saygılarımla...
Bu Konuyu Paylaşın !