+ Konuyu Cevapla
Toplam 5 sonuçtan 1 ile 5 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Anonim Türk Halk Edebiyatı Özellikleri ve Ürünleri

  1. #1
    Tecrübeli Üye Der Makabre Tanz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar-09
    Bulunduğu yer
    Mersin     
    İtibar Puanı
    506
    Mesajlar
    3,618

    Anonim Türk Halk Edebiyatı Özellikleri ve Ürünleri

    Söyleyeni belli olmayan, halkın ortak malı sayılan ürünlerin oluşturduğu, sözlü geleneğe dayalı edebiyattır.

    Sözlü olduğu için, ürünler; halk arasında dilden dile geçtikçe zaman, kişi, yer unsurlarına bağlı olarak değişikliğe uğramıştır.

    * Anlatım, sözlü edebiyat geleneklerine uygundur. Süsten uzak, açık, net, anlaşılır bir dil kullanılmıştır.

    * Daha çok; aşk, hasret, yiğitlik, ölüm gibi tüm insanlığı ilgilendiren konular işlenmiştir.
    Anonim Halk Edebiyatı Düzyazı (Nesir) Ürünleri

    -Atasözleri
    -Deyimler
    -Tekerlemeler
    -Bilmeceler
    -Fıkralar
    -Halk Hikâyeleri
    -Efsaneler
    -Masallar
    -Ortaoyunu
    -Meddah
    -Karagöz
    ATASÖZLERİ

    * Yüzyıllar süren tecrübeler sonunda ortaya çıkan özlü sözlerdir.
    * Kelimeleri değiştirilemezler.
    * Aynı konuda birbiriyle çelişen atasözleri olabilir.

    DEYİMLER

    TEKERLEMELER

    Sözcüklerin ses benzerliğinden yararlanılarak oluşturulan yarı anlamlı, yarı anlamsız sözlerdir. Şiir biçiminde de oluşturulan tekerlemelerde ölçü, uyak, seci ve aliterasyondan yararlanılmıştır.

    Az gitmiş, uz gitmiş. Dere, tepe düz gitmiş. Altı ay, bir güz gitmiş...
    Evvel zaman içinde
    Kalbur saman içinde
    Develer tellal iken
    Pireler berber iken
    Ben annemin babamın beşiğini
    Tıngır mıngır sallar iken...
    BİLMECELER

    * Çoğunlukla cevabı içinde saklı bulunan ve düşünceyi geliştirmek amacıyla türetilen soru biçimlerine denir.
    * Güzel vakit geçirmek amacıyla çıkarıldıkları düşünülmektedir.
    * Manzum – mensur şekilleri vardır.
    FIKRALAR

    Bir düşünceyi insanlara, mizah öğelerini kullanıp onların gülümsemelerini sağlayarak aktarmak amacıyla oluşturulmuş kısa anlatılardır. Bu ürünlerde, güldürmenin yanında yol göstericilik de söz konusudur. Edebiyatımızda en bilinen fıkralar; Nasrettin Hoca, Karadeniz, Bektaşi fıkralarıdır.
    HALK HİKAYELERİ

    Destanların zaman içinde değişime uğramış biçimleri sayabileceğimiz halk hikâyeleri gerçeğe daha yakın olmaları bakımından destandan ayrılırlar. Anonimdirler.
    Halk hikâyelerinde şiirle düzyazı iç içedir. Halk hikâyeleri konuları yönünden iki grupta incelenebilir.
    Tek olay çevresinde gelişen halk hikayeleri olduğu gibi, kişi ve olay sayısı çok halk hikayeleri de vardır. Bu hikayeler âşıklar ve yaşlılar tarafından anlatılır.


    Halk hikayeleri konularına göre dört çeşittir:
    • Aşk Hikayeleri: Leyla ile Mecnun, Kerem ile Aslı, Ferhat ile Şirin, Yusuf ile Züleyha, Ercişli Emrah ve Selvi, Tahir ile Zühre, Âşık Garip Hikayesi, Aşık Kerem Hikayesi, Elif ile Mahmut...
    • Dini-Tarihi Halk Hikayeleri: Hayber Kalesi, Kan Kalesi, Battal Gazi, Danişmend Gazi, Hz. Ali ile ilgili diğer hikayeler... Kahramanlık Hikayeleri: Köroğlu Hikayesi
    • Destanî Halk Hikâyeleri: Dede Korkut Hikayeleri
    *Halk hikayeleri, destan ile roman arasındaki aşamanın ürünüdür.
    *Destan geleneğinden Halk hikâyeciliğine geçişin ilk ürünü Dede Korkut Hikayeleri’dir. Bu nedenle Dede Korkut Hikayeleri özel bir önem taşır.
    Dede Korkut Hikayelerinin en önemli özellikleri şunlardır:
      • Asıl adı “Kitab-ı Dede Korkut Alâ Lisan-ı Taife-i Oğuzan” şeklindedir.

      • 12. 13. ve 14. yy.da Doğu Anadolu’da ve Azerbeycan’da yaşayan müslüman Oğuz boylarının geleneklerini, göreneklerini, iç mücadelelerini, doğa üstü güçlerle, yaratıklarla savaşmalarını ele alır.
      • 14. ve 15. yy.da yazıya geçirilmiştir. Bu konudaki yaygın kanaat hikayelerin 14.yy.’da yazıya geçirildiği şeklindedir. Hikayelerin kimin tarafından yazıya geçirildiği bilinmemektedir.
      • Toplam on iki hikayeden oluşur.
      • Şiir ve düzyazı (nazım-nesir) karışık oluşturulmuştur.
      • Hikayelerde az da olsa masal ve destan unsurları görülür.
      • Çok temiz, güzel ve zengin bir kullanılmıştır.
      • Anlatım açık, yalın ve durudur. Kesinlik ifade eder.
      • Hikayelerde en önemli meziyet kahramanlıktır.
      • Aileye, çoğalmaya, kadına, çocuğa ve çocuk terbiyesine büyük önem verilir. Kadınların ailenin en önemli unsuru olduğu vurgulanır. Önsözünde dört ayrı tadın tipi çizilir.
      • Bütün hikayelerde dini unsurlar (namaz kılma, dua etme, arı sudan abdest alma) görülür.
      • Kahramanlar dövüşlerini, Allah ve peygamber sevgisi için yapar.
      • Türk milletinin karakteristik özellikleri; doğruluk, adelet, güzellik yüceltilir.
      • Misafirperverlik ve cömertlik insanların ortak özelliğidir.
      • At, ağaç, su, yeşillik kısaca tabiat çok sevilir.
      • Kahramanların en büyük yardımcısı atlardır.
      • Kadınlar, eşlerine karşı aşırı saygılı ve itaatkârdır. Eşler de kadınlarına önem verir, iyi davranır.
      • Hikâyelerde, birçok öğüt vardır. Bu nedenle bu hikayeler didaktiktir.
      • Hikayelerde yaşanan olayların tarihi bilgilerle ilgisi vardır.
      • Hikayelerde geçen ve hikayeler adını veren Dede Korkut; yaşlı, herkesin saygı gösterdiği, hakanların bile akıl danıştığı, çocuklara isim koyan, eğlencelerde kopuz çalıp şiirler söyleyen, kırgınlıkları gidermede aracılık eden kişidir.
      EFSANELER

      Eskiden beri söylenegelen, olağanüstü kişi ve olaylardan söz eden, konuşma diliyle oluşturulan, üslup kaygısından uzak, hayali öykülerdir.

      Efsaneler kimi yönlerden destan ve masalı andırır. Masallar iyi bir sonla bitmesine rağmen, efsanede böyle bir durum söz konusu değildir. Efsaneler bir inanış konusudur. Narlıgöl Efsanesi, Ağlayan Kaya Efsanesi...
      MASALLAR
      Olağanüstü olay ve kişilere yer veren, çoğu kez bir eğitim amacı güden hayali öykülere masal denir. Masallarda yer ve zaman kavramı yoktur. Bunlar toplumun beğenisini, düşünüş biçimini, geleneklerini kuşaktan kuşağa aktarırlar. Toplumun beğenisini, düşünüş tarzını, geleneklerini, dünya görüşünü kuşaktan kuşağa sözlü olarak aktaran ürünlerdir.

      Çoğunluğu olağanüstü olaylarla doludur. Kafdağı gibi olağanüstü coğrafi unsurlar; dev, yedi başlı canavar, ev büyüklüğünde kuş gibi olağanüstü yaratıklar vardır. Masallarda yer ve zaman kavramı belli değildir. Masalların anlatımında genellikle –miş’li geçmiş zaman kipi kullanılır. Söyleyeni bilinmeyen bu ürünler, kulaktan kulağa günümüze kadar gelmiştir.

      Masallarda iyilik, doğruluk, yardımlaşma öğütlenir. Bu nedenle masalla, didaktik eserlerdir. Masalların özellikle başında, bazen de ortasında ve sonunda tekerleme denilen kafiyeli sözle kullanılır. Türk masallarının sonunda, genellikle iyiler ödüllendirilir. Kırk gün, kırk gece düğün yapılır. Kötüler ise ya kırk katır ya da kırk satır cezasına çarptırılır.


      Sözlü gelenekte gelişen masallar, sonradan kitap haline getirilmiştir. Türk Edebiyatı’nda masal derleme konusunda en ciddi çalışmayı yapan Eflatun Cem Güney’dir. Masallardan etkilenerek günümüzde çocuk hikâyeleri doğmuştur.

      ORTA OYUNU

      Halkın ortasında apaçık duran bir meydanda; metinsiz, suflörsüz, ezbersiz oynanan bir tiyatrodur.


      Başka bir ifadeyle seyircilerle çevrilmiş bir alanda, yazılı bir metne bağlı kalmadan ve doğaçlama (tuluat) yoluyla oynanan bir oyundur. Pişekar ve Kavuklu oyunun temel kişileridir.

      Pişekâr cinasçılık, Kavuklu ise tekerlemecilik yapar.
      Çelebi, Zenne, Denyo, Arnavut, Acem, Arap, Yahudi gibi tipler kendilerini simgeleyen bir müzikle sahneye çıkar.

      Not: Balama nedir?
      Türk gölge oyunu'nda, Matiz, Külhanbey tarafından yabancı ülke tipleri; ortaoyunu'nda ise Rum için kullanılan Çingeneceden bozma sözcük.

      Orta oyunu halkın ortak malıdır. Oyunların güldürme unsurları; karşılıklı konuşmalardaki söz oyunları, hazır cevaplılık, yanlış anlamalar ve yöresel konuşmaların taklitleridir.

      Oyunda Karagöz ile Kavuklu’nun; Pişekâr ile Hacivat’ın bütün özellikleri aynıdır. Karagöz ile Ortaoyunun farkı ise, Karagöz’ün perdede, Orta Oyun’un meydanda oynanmasıdır. Yani Orta Oyunu canlı kişilerle oynanırken Karagöz’de tasvirlerin gölgesi oynatılır.
      MEDDAH

      Bir sözlü tiyatro ürünüolan meddahlık, kısaca, "tek adamlı tiyatro"dur.
      • Meddah, tiyatronun bütün karakterlerini kendi kişiliğinde birleştiren bir aktördür.
      • Bir hikâyeyi başından sonuna kadar, yüksekçe bir yerde, karakterleri şivelerine göre konuşturarak anlatır.
      • Perdesi, sahnesi, dekoru, kostümü bulunmayan bu tiyatroda her şey, meddah denen kişinin zekâsına, bilgisine, söz söylemedeki hünerine bağlıdır.
      KARAGÖZ

      Taklide ve karşılıklı konuşmaya dayanan, iki boyutlu tasvirlerle bir perdede oynatılan gölge oyunudur,
      • Başkarakterler Karagöz ve Hacivat'tır.
      • Karagöz, okumamış bir insandır. Hacivat'ın kullandığı yabancı sözcükleri anlamaz ya da anlamaz görünüp onlara yanlış anlamlar yükleyerek ortaya çeşitli nükteler çıkarırken bir taraftan da Türkçe dil kuralları ile yabancı sözcükler kullanan Hacivat ile alay eder.
      • Hacivat, kişisel çıkarlarını her zaman ön planda tutar. Az buçuk okumuşluğundan dolayı yabancı sözcüklerle konuşmayı sever. Perdeye gelen hemen herkesi tanır, onların işlerine aracılık eder.
      • Zenne, Çelebi, Tuzsuz Deli Bekir, Beberuhi, Tiryakı, Acem. Laz. Matiz, Zeybek gibi diğer tipler oyuna ayrı bir renk katar.

      TÜRKÜ

      Daima bir ezgiyle söylenen, düzenleyicisi bilinmeyen ya da unutulmuş olan, değişik konulardan söz eden, genelde hecenin 11’li kalıbıyla oluşturulan şiirlerdir. Türküler besteli şiirlerdir.



      UYARI: Daima bir ezgi ile söylenen "ninni" ve "ağıt" türleri de türkü kapsamındadır. Yani ninniler ve ağıtlar bağımsız bir nazım biçimi değil, türkü biçiminin türleridir. Bunlar da anonim ürünlerdir. Ancak koşma biçimindeki kimi ağıtların söyleyenleri bellidir; onlar da bestelendiklerinde türküleşirler.

      * Belli bir ezgiyle söylenir.
      * 7,8,11,14 ‘li ölçülerle söylenir.
      * Hemen her konuda söylenir.
      * Bölgesel özellik ve ad değişikliğine uğrayabilir.
      MANİ

      Anonimdir. Sevgi, tabiat, övgü, yergi, evlât sevgisi, ayrılık, hasret ve aşk konularını işler. Konu sınırlaması yoktur. aaxa şeklinde kafiyelenir. Genellikle tek bir dörtlükten oluşur.

      Mani çeşitleri:

      Düz Mani: Yedişer heceli dört dizeden oluşur. Kafiyeleri çokluk cinassızdır.
      Kesik mani: Birinci dizesi 7 heceden az, anlamlı ya da anlamsız bir sözcük grubu olan maniler. Bu kesik dize sadece kafiyeyi hazırlar.
      Cinaslı mani: Kesik manilerde eğer kafiye cinaslı ise bunlara cinaslı mani denir.
      Yedekli (artık) mani: Düz maninin sonuna aynı kafiyede iki dize daha eklenerek söylenen maniler. Cinaslı kafiye kullanılmaz, birinci dizeleri anlamlıdır.
      Deyiş: İki kişinin karşılıklı söylediği manilerdir. Soru yanıt şeklinde düzenlenir. Bir başka kişinin ağzındanmış gibi aktarıldığı şekilleri de vardır.

      * “aaxa” şeklinde kafiyelenir.
      * 4+3 şeklinde ölçüsü vardır.
      * İlk iki dizesi ayrık yani hazırlık özelliği taşımaktadır. Asıl mesaj üçüncü dizede verilir.
      * Her konuda söylenebilir.
      * Düz, cinaslı ve artık mani gibi çeşitleri vardır.
      NİNNİ

      * Annelerin bebeklerini uyutmak amacıyla belli bir ezgi ile söylediği parçalardır.
      * Çocukların psikolojisi üzerinde etkilidir
      * Manzum özelliktedirler.
      AĞIT

      Sevilen bir kişinin ölümünden duyulan acıyı dile getiren ve her zaman bir ezgiyle söylenen şiirlerdir. Ağıtlar aslında bir türkü çeşididir. Dörtlüklerden oluşur. 11’li hece ölçüsüyle söylenir. Genellikle uzun hava ve kırık hava denilen ezgilerle terennüm edilir.
      • Koşmanın bir çeşidi olan ağıtla karıştırılmamalıdır. Âşık Edebiyatı’ndaki ağıtın söyleyeni bellidir.
      • İslamiyet öncesi Türk edebiyatındaki karşılığı "sagu", Divan edebiyatındaki karşılığı ise "mersiye'dir.
    17.01.10
    Güzelim Yürekten ßağlıyam Sene


  2. #2
    tuğyan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May-09
    İtibar Puanı
    10
    Mesajlar
    51
    yapmış olduğum ali şir nevai felaketinden dolayı tekrar özür dilerim )) paylaşımın için teşekkür: ))
    [SIGPIC][/SIGPIC]

    loSing my religion...

  3. #3
    Tecrübeli Üye Der Makabre Tanz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar-09
    Bulunduğu yer
    Mersin     
    İtibar Puanı
    506
    Mesajlar
    3,618
    Alıntı tuğyan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    yapmış olduğum ali şir nevai felaketinden dolayı tekrar özür dilerim )) paylaşımın için teşekkür: ))
    Abartma ya ..Ben de çok karıştırıyordum zorLa öğrendik işte
    17.01.10
    Güzelim Yürekten ßağlıyam Sene


  4. #4
    devrimmm
    Guest
    Leyla ile Mecnun tam olarak hikaye değil,mesnevi orjinli bir eserdir.çok sık söylendiği için hikaye biçiminde telaffuz ediliyor sadece.güzel paylaşım,emeğinize sağlık

  5. #5
    Cesur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şub-09
    İtibar Puanı
    537
    Mesajlar
    2,511
    eline sağlık güzel payalşım
    tugyan kara kalem resım çalışmalarını sen mı yaptın acil cevap lütfen

+ Konuyu Cevapla

Bu Konuyu Paylaşın !

Bu Konuyu Paylaşın !

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

Bağlama Büyüsü Bağlama Büyüsü Muhabbet Büyüsü Aşk Büyüsü Büyü Aşık Etme Büyüsü Medyum

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198