+ Konuyu Cevapla
Toplam 7 sonuçtan 1 ile 7 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Buraya kadar...

  1. #1
    sızıntı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oca-10
    İtibar Puanı
    242
    Mesajlar
    300

    Buraya kadar...

    2006 Mart'ının ilk hafta sonu, Ahmet dershaneye gelmedi, bir sonraki hafta sonu da... Ahmet, o espri madeni çocuk, hastaneye yatırılmıştı. Meraklı bekleyiş çok uzun sürmedi ve teşhis duyuldu: Lösemi (kan kanseri).

    Murat Hoca, geometri öğretmeni Selahattin Bey, fizik öğretmeni Selçuk Bey ve dershaneden bazı talebeler, Kozyatağı'ndaki özel hastaneye ziyaretine gittiklerinde Ahmet'te herhangi bir değişiklik yoktu. Dağ gibi bir tevekkülle karşılandılar. Beklendiği üzere esprilerin bağı çözülmüştü yine.

    Ahmet periyodik kemoterapi seanslarına başlayınca, arkadaşları ziyaret için program yaptı, kimlerin hangi gün 'Ahmet'e gideceği' belliydi. Hastanede, evinde, onu düzenli olarak ziyaret ettiler; ona el bilgisayarı, sekiz parça basketbol seti aldılar; gerektiğinde kan (trombosit) verdiler.

    Öğretmen-talebe ortak ziyaretlerden birinde Ahmet'in babası Orhan Bey, hocaları bilgilendirirken: "Taze kan lâzım; Allah razı olsun, kimi aradıysak koşup geliyor. Ahmet'in durumu da gayet iyi, çok metin; fakat ben ve annesi perişanız, belli etmemeye çalışıyoruz." demişti. Ah, anne-baba yüreğine düşen ateşi hangi kalem yazabildi?

    Bir başka ziyarette Murat Hoca, itinayla hazırlattığı çikolatayı Ahmet'e takdim ederek ondan, kutu ile kurdele arasına sıkıştırdığı küçük kâğıtta yazılanları seslice okumasını istedi:

    1- "Hastalığı yaratan şifasını da yaratmıştır; ey Allah'ın kulları, tedavi olunuz." (Hadîs-i şerîf meali)

    2- "Allah, iki sıkıntıyı ve iki rahatlığı beraber vermez." (Hadîs-i şerîf meali)
    Ahmet'in yüzüne, inanmış olmanın sıcaklığı yayıldı.

    Murat Hoca, dershanenin ÖSS hazırlık derece sınıfları danışmanıydı. Talebelerine Ahmet'i ve onun hastalığını anlatmış, onlar da 'tanımadıkları bu arkadaşlarına' dua etmişlerdi. 2006 ÖSS neticeleri Temmuz'da açıklandı. Murat Hoca'nın talebelerinden Burak, bir puan türünde Türkiye şampiyonu olmuştu. Hocasıyla yaptığı kısa bir görüşmeden sonra, basın toplantısında: "Onun en çok ihtiyacı olan şey, moral..." diyerek, birinciliğini Ahmet'e hediye etti. Aynı gün bir televizyon kanalı ikisini buluşturdu; akşam ana haber bülteninde Ahmet ilk haberdi. Kalbden kalbe giden bu yol ne kadar gerçek, dünyevî dereceler ise, ne kadar mecâziydi... Eğitimden gâye 'güzel insan olmak'sa şâyet, Burak o gece insanlık imtihanında sınıf geçtiğini düşündü.

    Ahmet, adamakıllı ders çalışmayı özlemişti. Tedaviye olumlu cevap verince, 2006 Eylül'ünde hem okuluna hem de dershanesine döndü. Okul, bilgi ile donanmanın yanında/ötesinde bir sosyalleşme alanıydı. Filmden spora, tadına bakmadıkları eğlenceli aktivite kalmamıştı. Okul çıkışı yaptıkları hararetli basketbol maçlarından birinin akabinde Ahmet, normal kontrollerinin sonuncusunu yaptırmak üzere hastanesine gitti. Evleri hastaneye yakındı; her zamanki gibi, ilik örneği alınıp personele teşekkür ettikten sonra, yürüyerek evine geçti. Tahlil işlemi de öncekilerden farklı değildi, ama netice... Ahmet, çok geçmeden hastaneye geri çağrıldı. Hastalığı nüksetmişti... Hekimler 'ilik nakli'ne karar verdiler. ÖSS'ye iki ay kala Ahmet'in imtihanı yeniden başlamıştı.

    Kan aranmadığı gibi ilik de aranmadı. Ahmet'le aynı okulda okuyan, lise birinci sınıf talebesi kız kardeşinin iliği, yüzde yüz uyuyordu. Özlem, ağabeyine çok düşkündü; onun hastalığıyla birlikte kendi dünyasında yaşadıklarını anlatabilmesi için, 'kalbinin dili olmalı'ydı... Çalışkan, başarılı, sorumluluk sahibi bu 'güzel insan', bir ay süreyle ilâç verilerek ilik nakline hazırlandı.
    Nakil, İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi'nde yapılacaktı. Ahmet buraya, çok değil beş ay içinde, bir 'tıp talebesi' sıfatıyla da gelebilecek potansiyel ve konuma sahipti. Ne var ki, 'Her Şeyin Hakiki Sahibi' başka türlü takdir buyurmuştu. "Hakkımızda neyin hayırlı olduğunu bilemeyeceğimizi" iyi bilen Ahmet, 11 Mayıs'ta Çapa'ya taşındı.

    Dershanelerdeki Mayıs yoğunluğu, hocaların Ahmet'i yeni yerinde ziyaretine müsaade etmeyince Murat Hoca, onu cep telefonundan aradı. Uzun uzun konuştular. Nihayet hoca, yanında kimin kaldığını sordu. Ahmet, nakil hazırlığı sebebiyle yanına kimsenin alınmadığını, yalnız olduğunu söyledi. Yalnızdı... Sesi titredi... Ağladı... İnancın, sabrın, metanetin timsâli bu çocuk yalnızlığın hüznünü derinden hissetmişti.

    24 Mayıs'ta nakil yapıldı. Ahmet; doktor, hemşire ve 'dua' nezaretinde tedavisini sürdürecekti. Hastalıklar, esasen bir muhasebe ve duaya vesile değil miydi?! Ahmet'in sevenleri-sevdikleri, hususen kardeşi ile arkadaşları bu davete icabet ettiler: "Allah'ım, biz yoktuk, Sen var ettin, varlığından haberdar ettin; hamd ve şükür Sana'dır. Benim, kırık, fakat takdirine râzı bir kalbden başka sermayem yok... Çektiği sıkıntıyla günahlarını sonbahar yaprakları gibi döktüğün abime/arkadaşıma, şifâlar ihsan eyle..."

    Haziranda, hayatlarımızın fânî tarafını şekillendiren imtihanlar ayında, devran döndü; dua sırası Ahmet'teydi: Onun 'makbul' duasını alan arkadaşları ÖSS'de terlediler... Ahmet'in hastalıkla imtihanı devam ederken arkadaşları ve hocaları tatile çıkmışlardı. İstanbul'da kalanlar, elbette, ziyareti aksatmadılar.

    Nakilden sonra okulun yeni buluşma yeri, Kadıköy'deki Eminönü İskelesi'ydi. Burada, genellikle saat 17'de toplanıp vapurla Eminönü'ne geçiyor, oradan tramvayla Çapa'ya çıkıyorlardı. Ziyaretler, hastaya duyulan derin sevgiden dolayı hiç de yorgunluk sebebi olmuyordu: İkbal, Ahmet'in dizüstü bilgisayarının -bunu da dedesi hediye etmişti- internet problemini çözdü.

    Ailesi de Çapa'ya taşınmıştı. Annesi, Ahmet'in bütün şahsî ihtiyaçlarına yetişiyor, Orhan Bey, o ilâç senin bu tahlil benim koşturuyordu. Çapa'nın teknik imkânları tabii ki özel hastane kadar iyi değildi, Orhan Bey yoruluyordu... Her şeye rağmen o ve eşi, vazifelerini hakkıyla yerine getirmiş insanların rahatlığıyla dâima mütebessimdiler.

    Ahmet, temmuzda, buruk sevinçler yaşadı: Arkadaşlarının çoğu, değişik üniversite ve bölümlere yerleşmişti. Ahmet'e sabır düştü... Vücudunun yeni iliği kabullenme sürecinde uygulanan tedavi artık onu zorluyordu. Kullandığı ilâçların tahribi sebebiyle idrar yollarından ameliyat edildi. Aylarca süren tedavinin zayıf düşürdüğü bedeni, bu operasyondan sonra iyice sarsılmıştı.

    Murat Hoca, ağustos başındaki ziyaretinde Ahmet'le çok az konuştu; konuşmanın dahi onu yorduğu kanaatine varmıştı. Babasına: "Ağabey, ben 12 Ağustos'ta askere gideceğim, gitmeden Ahmet'e kan vermek isterim. Sizden telefon bekliyorum." diyerek ayrıldı. Orhan Bey, ihtiyaç olmadığından, kan grubu tutmasına rağmen, hocayı o güne kadar hiç aramamıştı.
    Murat Hoca 7 Ağustos Salı günü şu mesajı aldı: "Sabaha doğru Ahmet'i kaybettik, başımız sağ olsun. Dönüş yalnız O'nadır"

    Gözler ağladı, gönüller mahzûn oldu; fakat isyan edilmedi. Mülk O'nundu ve O, mülkünde dilediği gibi tasarrufta bulunurdu. Çarşamba günü öğle namazını müteakiben Kozyatağı Modern Camii'nin avlusunda toplanan cemaat, 'iyi bildikleri er kişi'ye haklarını helâl ettiler.

    Topraktan gelen, toprağa dönmüş; Orhan Bey, mezarlığın bitişiğindeki caminin önünde, taziyeleri kabul ediyordu. Yine mütebessimdi; sıra Murat Hoca'ya geldiğinde: "Ah, hocam!" dedi, "Buraya kadarmış. Takdir edilen ömür bu kadarmış." Bir yolcunun 'ağaç altında azıcık dinlenmesi' kadar olan şu dünya hayatı, herkes için farklı zaman dilimlerinde son bulan, ama her hâlûkârda kısa bir seyahatti. Burada, "Her nefis ölümü tadıp durmaktadır." hakikati tecelli ediyordu.
    alıntı..kaynak:sızıntıdergisi

  2. #2
    bahrevan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Tem-09
    Bulunduğu yer
    seherlerde kalkmazmisin,nur cirani yakmazmisin,sen Allahtan korkmazmisin,ALLAH de kalbim ALLAH de
    İtibar Puanı
    2421
    Mesajlar
    8,929
    1- "Hastalığı yaratan şifasını da yaratmıştır; ey Allah'ın kulları, tedavi olunuz." (Hadîs-i şerîf meali)

    2- "Allah, iki sıkıntıyı ve iki rahatlığı beraber vermez." (Hadîs-i şerîf meali)
    Ahmet'in yüzüne, inanmış olmanın sıcaklığı yayıldı.


    eline saglik guzel paylasim
    ALLAHIM RUHUMU DARATMA KALBIMI KARARTMA BENI SENDEN BASKASINA YALVARTMA AMIN

  3. #3
    meteor - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Haz-09
    Bulunduğu yer
    gök yüzü çadırım, yer yüzü otağım
    İtibar Puanı
    627
    Mesajlar
    1,131
    "Allah'ım, biz yoktuk, Sen var ettin, varlığından haberdar ettin; hamd ve şükür Sana'dır. Benim, kırık, fakat takdirine râzı bir kalbden başka sermayem yok..

    Allah rahmet eylesin

    Paylaşım için teşekürler
    Kalbini düşmandan boşalt! Dostu kalbe çağırmaya lüzum kalmaz.

  4. #4
    sızıntı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oca-10
    İtibar Puanı
    242
    Mesajlar
    300
    Beğendiğinize sevindim arkadaşlar.gözlerinize ve gönüllerinize sağlık.

  5. #5
    Khadija - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nis-09
    Bulunduğu yer
    SeYYaH MiSaLi HeRYeRDe...
    İtibar Puanı
    487
    Mesajlar
    1,879
    ölümden baska herseye care var..O'ndan geldik yine O'na donecegiz.. yeterki O'na donmeden once kalplerımız ölmesin...
    ....Uçurtmalar rüzgar gücü ile degil o güce karsı koydukları için yükselirler.....



  6. #6
    @y_ısıgı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nis-09
    Bulunduğu yer
    A'RAFTA KALMIŞ BİRİYİM İŞTE
    İtibar Puanı
    3280
    Mesajlar
    3,115
    Alıntı sızıntı Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster


    Gözler ağladı, gönüller mahzûn oldu; fakat isyan edilmedi. Mülk O'nundu ve O, mülkünde dilediği gibi tasarrufta bulunurdu. Çarşamba günü öğle namazını müteakiben Kozyatağı Modern Camii'nin avlusunda toplanan cemaat, 'iyi bildikleri er kişi'ye haklarını helâl ettiler.
    Yüreğine sağlık çok duygulandım

  7. #7
    Tecrübeli Üye pelincim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Eki-08
    Bulunduğu yer
    istanbul
    İtibar Puanı
    2010
    Mesajlar
    4,864
    Her nefis ölümü tadacaktır.Rabbim biz kullarına hayırlı ölümler nasip etsin inşallah...Allah Razı Olsun.....
    [SIGPIC][/SIGPIC]


    Once Upon a Time You And Me

+ Konuyu Cevapla

Bu Konuyu Paylaşın !

Bu Konuyu Paylaşın !

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

Bağlama Büyüsü Bağlama Büyüsü Muhabbet Büyüsü Aşk Büyüsü Büyü Aşık Etme Büyüsü Medyum

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198