+ Konuyu Cevapla
Toplam 2 Sayfadan 1. Sayfa
1 2 SonuncuSonuncu
Toplam 13 sonuçtan 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: çakra açma

  1. #1
    -YASAKLI-
    Üyelik tarihi
    Nis-08
    Bulunduğu yer
    her yerde
    İtibar Puanı
    10
    Mesajlar
    48

    çakra açma

    İHTİYAÇLAR - 1. çakra: (omurganın dibinde kök çakra) -- Fiziksel olarak hayatta kalma - yiyecek bulma, barınma, korunma, vs. Bu bedensel bilincin seviyesidir. Bu çakranın uyarım sırasında omurganın dibinde garip hisler olabilir. Kaşınma, karıncalanma veya daha güçlü titreşimler veya kuyruk sokumunda çarpma ve çatlamalar. İlk çakra açıldığında, şakti muhteşem bir şekilde yukarıya fırlayabilir. Bu omurgalarda sarsılmalar ve şiddetli ağrılara neden olabilir. Çakralar delinmeye başlandığında bölgelerinde yoğun ısı hissedilebilir.

    ARZULAR - 2. çakra: (göbek altında bulunur) Zevk arama ve acıdan kaçınma (içgüdüsel anlamda cinsellik bu seviyeden kaynaklanır). Bu duygular seviyesidir. 2. çakra uyarımı güçlü cinsel duygulara neden olabilir. Kıskançlık veya nefret gibi önemli negatif duygu patlamaları bu seviyede tetiklenebilir. Kurt, ayı, kaplan gibi vahşi kedi türleri gibi çeşitli hayvanlarla garip ödeşmeler oluşabilir. 2. çakra delindiğinde ani orgazm geçirdim. Bu da hoş bir sürprizdi. Ayrıca devasal bir kaplanın içgüdüleri ve davranışlarını üstüme aldığım geçici bir süreç yaşadım. Bu baş döndürücü ve ürkütücü bir deneyimdi.

    GÜÇ- 3. çakra: (güneş sinirağında) Kişisel güç, erk - ahlak, karar, başkalarına karşı benlik. 3. çakranın açılışı bir bir duygusal sarsıntıya yol açabilir. Çok acı verici bilinçaltı malzeme ortaya çıkabilir. Kusma, ishal, mide krampları, mide bulantısı ve diğer sindirim sorunları bu açılışa eşlik edebilir. 3. çakranın açılışında telepati, durugörü, duru-işitme ve astral varlıkları fark etme ortaya çıkabilir. Yeni uyarılmış bir 3. çakra kişiyi aşırı duyarlı ve psişik hassas yapabilir.


    BİRLİK - 4. çakra (kalp çakrası, göğüsün ortasında bulunur). İlişkiler, paylaşılan deneyimler, benliği aşmak. Bu şefkat seviyesidir. 4. çakra uyarıldığı zaman, göğüste ezici baskı hissedilir. Ben sanki göğsümde bir fil oturuyormuş gibi hissettim ve bu açılışla ilgili tipik solunum sorunları yaşadım. Kalpte ve göğüste titreşimler hissedilebilir. Kalp atışları düzensiz ve aşırı hızlı olduğu süreler yaşanabilir. Kalp krizini andıranlar dahil göğüste her türlü rahatsızlıklar yaşanabilir. Çelişkili olarak sevilenlerden mesafe hisleri 6. çakra açılışının erken evrelerini belirleyebilir. Psişik veya ruhsal şifa yapabilme gücü, psikokenetik güçler (cisimleri uzaktan hareket edebilme gücü) uyarılmış bir kalp çakradan meydana gelir. İstekleri yerine getirme ve yetiler geliştirme de bu çakra açıldığında artar.

    İFADE - 5. çakra (boğaz merkezi, yeri boğaz altı) İlham, iletişimle kendini ifade etme. Bu yaratıcılık seviyesidir. Bu çakranın açılışı çoğu zaman uzun sürür. Boğazlanma ve boğazda sıkışma hissedilebilir. Sanki boğazda bir tümör varmış gibi içsel bir basınç hissedilebilir. 5. çakram açıldığında aylardır sıvıdan başka bir şey yutamadım. 15 kilo kaybettim. Açılmış bir 5. çakra ani seslenmelere neden olabilir. Bunlar garip sesler olabilir, şarkı söylenebilir (bazen bilinmeyen dillerde) veya sanki kendinden gelemeyen kelimeler söylenebilir. Duru-işitme de gelişebilir, içsel sesler veya başkaların düşünceleri duyulabilir. Boğazda (veya alında veya kafa tepesinde) bir delik hissi de olabilir, havanın bu delikten geçtiği hissedilebilir.

    AYDINLANMA - 6 çakra (alnın ortasında üçüncü göz yeri) Soyut düşünce - entelektüel odaklanma. Bu bilgi seviyesidir. 6. çakra uyandığında özellikle gözlerin etrafında ve alında olmak üzere başta muazzam bir basınç hissedilir. Bunlar şiddetli baş ağrılara neden olabilir. Alın yamaçlarında çekilme ve titreşimler hissedilebilir. Gözler aniden şaşı konuma gelebilir veya başın içinde dönebilir. Gözler açık veya kapalıyken göz kamaştırıcı düş veya vizyonlar görülebilir, bazen devasal tek bir gözün dışa baktığı görülür. 6. çakra açıldığında ruhsal rehberler, ilahlar, koruyucu melek veya guru görülebilir. Bu açılışla astral seyahat ve beden dışı deneyimler ortaya çıkabilir.

    YÜKSELİŞ - 7 çakra (taç çakra, başın tepesinde bulunur) Huşu -- ruhsal odaklama. Bu ilahilik bilincidir. Taç çakra açıldığında başın üstünde karıncalanma, titreşim veya dolaşan enerjiler hissi vardır. Bazıları için kafatası ağarabilir, benim ve başkalarının deneyimlerinde kafatasın tepe kemikleri derinin altında ayrışır ve hareket eder. 7. çakra uyandığında çoğu zaman olağandışı deneyüstü deneyim yaşanır. Başın üstüne inen bilinç-üstü bir ışık yaşanabilir. 7. çakra delindiğinde sıkça samadhi (derin vecd hali) yaşanır.

    Yöntem

    1. çakra, cesaret çakrası: (omurganın dibinde kök çakra):Bu çakrayı korkular tıkar.açmak için korkularınızı imajine edip onların dereyi tıkıyan bir taş yığını olduğunu düşünün.sonra korkularınızı kabullenin ve kabullendikçe taşların küçük parçalara ayrıldığını düşünün sonrasımda kabullendiğiniz korkularınızı derenin akışına bırakın ve zihninizden çıkarın

    2. çakra, zevk çakrası: (göbek altındaki çakra):Bu çakrayı suçluluk duygusu tıkar.açmak için suçluluk duygusu duyduğunuz olaylar hatırlayın daha sonra onları kabullenin ve kabullendikçe taşların ufalanıp derenin akmaya devam ettiğini düşünün. sonra kendinizi bağışlayın ve suçluluk duygusunu aklınızdan atın

    3. çakra, irade gücü çakrası: (güneş sinirağında):Bu çakrayı utanç tıkar.utanç içinde olduğunuz anılarınızı hatırlayın ve onları kabullenin kabullendikçe taşların ufalanıp derenin aktığını imajine edin.sonra utandığın anıları aklınızdan uzaklaştırın

    4. çakra, sevgi çakrası: (göğüsün ortasındaki kalp çakrası):Bu çakrayı üzüntü, keder tıkar.üzüntü, keder yaşadığınız anıları imajine edin ve kabullenin kabullendikçe taşların parçalanıp derenin akmaya devam ettiğini düşünün.sonra üzüntüyü, kederi aklınızdan uzaklaştırın

    5. çakra, gerçeklik çakrası: (boğaz merkezindeki çakra):Bu çakrayı kendinize söylediğiniz yalanlar tıkar.kendinize söylediğiniz yalanları hatırlayın ve bunları kabullenin kabullendikçe taşların ufalanıp derenin aktığını imajine edin.daha sonra kendinize söylediğiniz yalanları aklınızdan uzaklaştırın.

    6. çakra, çakranın adını hatırlamıyorum: (alnın ortasında üçüncü göz yerindeki çakra): Bu çakrayı yanılgılar tıkar.Örneğin: beyazlar zencilerden üstündür.bu bir yanılgıdır çünkü zenciler ve beyazlar eşittirler.Bu yanılgıların yanlış olduğunu kabullenin kabullendikçe taşların parçalanıp derenin akmaya devam ettiğini düşünün.daha sonra hepsini aklınızdan çıkarın

    7. çakra, düşünce çakrası: (başın tepesinde bulunan taç çakra):Bu çakrayı dünyevi bağlantılar tıkar.Dünyevi bağlantılar kişiyi bulunduğu dünyaya bağladığı şeylerdir.örneğin anne, kardeş, sevgili.bunları yavaş yavaş unutun aklınızdan uçup gitmesine izin verin onlar uzaklaştıkça taşların parçalanıp derenin akmaya devam ettiğini imajine edin.sonra aklınızdan atın.
    arkadaşlar umarım sizin için faydalı olur.





    alıntıdır........
    Konu sdbr tarafından (14-06-2008 Saat 20:12 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    dadu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Eyl-07
    İtibar Puanı
    10
    Mesajlar
    21
    arkadaşlar netten bu yazıya rastladım;



    Vücudumuzun hayatta kalması için kan dolaşımına ihtiyacımız olduğunu biliyoruz da can dolaşımı nedir bunu bilmiyoruz.

    Gerçekten de bir can dolaşımımız var mı ve varsa ne işe yarıyor? Kozmik enerji nedir, aura neye benzer, çakralar nedir ve nasıl açılır? İnsanın kendi içine yolculuğu hızlandıkça, kendi güçlerini keşfettikçe bu soruların cevabını buluyor.

    Son zamanlarda şarkılara bile konu olan çakralar, doğaldır ki birçok kez yazıldı çizildi. Artık neredeyse çocuklar bile çakraların ne olduğunu biliyor, bilmeseler de az çok fikir sahibi olmuş durumdalar. Herkes bilmesine biliyor da, bu ÇAKRA adı verilen güç merkezleri nasıl kapanır, kapanırsa açılaması nasıl mümkün olur, işte bunu herkes bilmiyor.

    Bu bilgeleri almak için, Psikolog Dr. NLP ve Bioenerji Uzmanı Davut İbrahimoğlu ile görüştük. İbrahimoğlu yıllardır bioenerji üzerine çalışmalar yaptığı için bir uzman yardımı olmadan tek başına insanın kendi güçlerini nasıl kullanabileceğine dair ipuçları verdi bize.

    İbrahimoğlu, ÇAKRA ve aura bilgilerinden önce bioenerjinin ne olduğunun bilinmesi gerektiğini belirtiyor. Çünkü bioenerji her canlıda var ve o, olmadığında hayat da olmaz. Bio hayat, enerji zaten enerji demek. Yani bioenerji, hayat enerjisi demek. İbrahimoğlu, konuyu daha iyi anlamak için kan ve can dolaşımı konusunda bilgi sahibi olmak gerektiğini vurguluyor ve "Bizlerin kan dolaşımı var, bunu biliyoruz bir de can dolaşımımız var. Bu can dolaşımı ise şöyle anlatılabilir. Vücudumuzda can dolaşımını sağlayan kanallar var ve kozmik enerji tepeden girdikten sonra bu kanallar vasıtasıyla vücudumuza dağılıyor. Dağılım görevini ise çakralar yapıyor. ÇAKRA bir Sanskritçe kelime, yani güç merkezi demek. Sonuçta enerji tepeden giriyor ve güç merkezleri vasıtasıyla organlara dağılıyor, hayat devam ediyor. Herhangi bir sebepten dolayı o ÇAKRAlar kapanırsa o çakranın hizmet ettiği bölge enerji almıyor. Enerji almayan bölge de fonksiyonunu yerine getiremiyor ve hastalıklar meydana geliyor" diyor.

    ÇAKRA sistemi nedir?
    İbrahimoğlu'na göre; Çakralar vücutta sürekli olarak dönen enerji merkezleri olarak kabul ediliyor. Vücudun fiziksel , duygusal ve ruhsal fonksiyonlarını yerine getirebilmek için ihtiyaç duyduğu enerjilerin dağılımı , çakralar tarafından gerçekleştiriliyor. Yedi büyük çakra bedenimiz içindeki elektromanyetik aktivitelerin toplandığı yerlerde bulunuyor. Başın hemen üzerinde bulunan komuta merkezi , alın çakrası , boğaz çakrası , kalp çakrası, güneş sinirağı çakrası , sakral çakra ve temel-kök ÇAKRA adı verilen yedi çakranın her biri maddi varlığın iç salgı bezlerinden bir tanesiyle çalışıyor.

    Çakralar tamamen ya da kısmen tıkanabiliyor. Böyle olunca salgı bezleri tam kapasiteyle çalışmadıkları için vücutta çeşitli hastalıklar meydana gelebiliyor.
    Çakralar neden kapanır?
    Beyinsel çatışmalardan, stresten, kötü düşüncelerden, psikolojik baskılardan, affetmemeyi bilmemekten dolayı çakralar rahatlıkla kapanabiliyor. Çakraların kapanmasında, günlük stresler, ses ve hava kirliği, kötü beslenme gibi durumlar da etkili olabiliyor. İbrahimoğlu, "Bunun manası şu; Çakraların kapanmaması için mümkün olduğu kadar yaşantımızı sükunetle devam ettirmemiz gerekiyor. Sizde iç huzur yoksa, hoşgörü yoksa, kendinizle barışık değilseniz, eğer kendinizi sevmiyorsanız kesinlikle enerji akışınızda muhakkak sorun vardır. O zaman kendimizde değişiklik yapmamız gerek. Yoksa çakralar açılsa bile iki günde yine aynı hale gelir. Bunu başarmak için sakin ortamlarda bulunmak, iyimser olmak gerekiyor. Bugünlerde kimileri su orucu yapıyor ve vücudunun direncine göre 20 güne kadar, sadece su içerek yaşıyor. Su orucu tutuyorlar yani. Günde üç dört kere duş alıyorlar. Yeşillikte dolaşıyorlar.Bu sayede mevcut toksinler tamamen atılıyor. Çünkü biz zihinsel olarak değişmediğimiz sürece hiçbir şey değişmez. O zaman kendimizden başlayacağız değişime.
    Bu işte ilk aşamada da meditasyonu hayatımıza yerleştirmemiz gerekiyor" diyor.

    Zihnimizi dingileştirmenin en etkili yolu olan meditasyon tüm Uzakdoğu felsefelerinin teme taşı adeta. Zihni bir havuz gibi niteleyen bu öğretilere göre, havuza taş atıldığında nasıl ki dibini göremezsek, akla takılan sorular, sorunlar da zihnimizi bulandırıyor. Dolayısıyla insan kendi derinliklerini göremiyor. Kendi yeteneklerinizi de fark edemiyor. O zaman ya geçmişin esiri ya geleceğin kölesi oluyor. Bugünü ıskalıyor...
    Çakralarımızı nasıl açabiliriz?
    Bionereji uzmanlarına göre; Eğer çakralarımızın kapandığını öğrendiysek ve açmaya niyetliysek, o günlerde beslenmemizde biraz rahatlama yaşamamız, kırmızı et yemekten kaçınmamız ve sebzeli yemeklere ağırlık vermemiz, artı bol su içmemiz gerekiyor. Doğada olmak, mesela, çimlerde yürümek de çok etkili. En önemlisi, eğer sık sık denize giremiyorsak, leğene ılık su koyup, içine beş çorba kaşığı tuz, bir çorba kaşığı elma sirkesi ekleyip, ayaklarımızı o suyun içinde on dakika dinlendirmemiz gerçekten işe yarıyor. Aynı suyu dizlerden aşağı doğru masaj yaparak negatif enerji atılıyor.

    İnsan vücudunda 7 ana çakra olduğunu belirten Davut İbrahimoğlu, çakraları açmak için insanın öncelikle alfa aşamasına geçmesi gerektiğini belirtiyor ve şunları söylüyor. "En zoru olan alfa aşamasına geçmeyi öğreneceksiniz. Alfa aşamasına ise beyin jimnastiğinden sonra geçiyorsunuz. Ve Alfa aşamasına geçmek için de en az kırk gün, sabah ve akşam olmak üzere bir öğün, beyin jimnastiği yapıyorsunuz. Yataktan kalkıp elinizi yüzünüzü yıkayıp, tekrar yatağa yatıyorsunuz. Uyku halinde yatar gibi bacaklar ve eller yanda uzanıyorsunuz. İlk on gün, 100'den 1'e kadar derin nefes alıp vererek sayıyorsunuz, ikinci on gün 50'den 1'e sayıyorsunuz aynı şekilde. Üçüncü on gün 25'den 1'e ve son on gün ise 10'dan 1'e sayıyorsunuz. Bundan sonra sizin beyniniz alfa aşaması için hazır alıyor. Bu aşamaya geçince çakralarımızı rahatlıkla açabiliriz. Ancak bunun için hangi çakramız açık, hangisi kapalı, bunu öğrenmeliyiz. Bu işlemi ise rahat bir şekilde, bir sarkaçla ya da alyansa ip bağlayarak yapabiliriz. İçimizden diyoruz ki, ÇAKRA açıksa saat istikametinde, kapalı ise ters istikamette dönsün. Bu bizi zihinsel olarak etkiliyor ve doğanın pozitif yönü saat istikametinde olduğu için, eğer ÇAKRA açıksa o istikamette dönüyor. Kapalı ise ters istikamette dönüyor. Tars istikamette döndüğü durumda o ÇAKRA kapalı anlamına geliyor ve açılması gerekiyor. Bu durumda yapılacak işlemler var. Bunun için beynimizi kullanıyoruz. Vücudumuzda bulunan güç merkezlerinden en önemlileri olan dalak-kalp ve beyin üçlüsünden en çok beyni kullanıyoruz. Sol eli alına koyup sağ elimizi ise kapanan ÇAKRA üzerine koyuyoruz. Bu sırada 5'ten 1'e kadar rakamları sesli olarak söyleyip her sayıdan sonra derin bir nefes alıyoruz. Tabii ki sadece bunu yapmak yetmiyor. Meditasyon da çakraların açık tutulması ve açılmasında çok faydalı. Formül ise basit. 4-8-16+2 formülünü buldum. Herkes uygulayabilir. Bunu yapmak için rahat bir durumda bağdaş kuruyorsunuz. Kuyruk sokumunuz yerle temasta olsun. 4 saniye nefes alıyorsunuz, aldığınız nefesi 8 saniye içinizde tutuyorsunuz, tuttuğunuz nefesi 16 saniyede dışarı veriyorsunuz 2 saniye de bu işleme ara veriyorsunuz ve bunu 10 kere yapınca, beş dakika meditasyon yapmış oluyorsunuz."

    Psikolog Dr. Davut İbrahimoğlu, işlevleri farklı olsa bile bütün çakraların aynı şekilde açıldığına dikkat çekiyor. Her ÇAKRAnın bir salgı bezine tekabül ettiğini belirten İbrahimoğlu, "Çakralar; kök çakrasından(kuyruk sokumunda) başlar. Kök çakrası renk olarak kırmızıdır. Organ olarak cinsel organlara ve aşağıya doğru gider ve biz üç tür enerji, yer enerjisi, kozmik enerji ve besinlerden enerji alırız. Kök çakrası kapalı olunca yerden enerji alamayız. Ve kök çakrası kapalıysa fiziksel olarak kendimizi aşırı yorgun, sevgi kaynağımızı yoksun hissederiz, aşırı halsizlikle birlikte cinsel ihtiyaçlarımızı azalmış hissederiz. Depresif oluruz. İkinci çakramız haç çakrasıdır. Renk olarak turuncu bez olarak böbrek üstü ve yer olarak bağırsaklarımızdır. Bu kapanınca neşemiz kaybolur. Kabız oluruz. Üçüncü ÇAKRA midedir, renk olarak sarı, bez olarak pankreastır. Bunun kapanması bizim yaratıcılık gücümüzü azaltır. Kalın bağırsakta sorun, midede yanma olur. Dördüncü ÇAKRA kalp çakrasıdır, rengi yeşildir. Bezi timüs bezidir, kapanması kalp ve ciğerlerde rahatsızlıklara neden olur, kendimize hakimiyeti kaybederiz. Beşinci ÇAKRA gırtlaktır, yeri troid bezidir, renk olarak mavidir. Dünyaya açılan pencere de diyebiliriz, boğazımızı kollarımızı sarar. Bu kapalı olunca insanlara iletişim kurmakta zorluk çekilir. Boyun ve sırt ağrısı olur. Altıncı ÇAKRA alın çakrasıdır, iki kaşın arasındadır, üçüncü gözdür, renk olarak çivit mavisidir, bez olarak hipofizdir, yer olarak göz kulak ve alnın bir bölgesini ihtiva eder. Bunun kapanması durumunda ön sezileriniz zayıflar. Kulak ve baş ağrısı yapar. En son ÇAKRA ise tepe çakrası, başın biraz üzerinde bulunur, rengi mordur. Mor rengin yüksek olması, ruhsallığınızın güçlü olmasıdır. Kapanması halinde migren ağrıları olur. Ruhsal dünya kıt olur. Fiziksel dünyaya bağlılık artar.. Çakraların açılması insanın yeteneğine ve ne kadar kapandığına bağlıdır. Günlük meditasyon hayatımıza sokulursa kapanması zor olur. Bunlarla beraber sağlıklı düşünme de olmalı."
    Çakralar
    1.Kök çakrası: Üreme organlarıyla ilgilidir. Bu çakra belkemiğimizin sonuna bağlı olup, bacaklarımızın arasından yere doğru yönelir. Rengi kırmızıdır. Bağlantılı olduğu element "toprak"tır ve yaşama içgüdüsü, bedene ve fizik plana bağlılık eğilimi ile alakalıdır. Yaşama isteğimizi ve canlılığımızı destekler. Dengeli çalışması, bedensel sağiık, güvenlik duygusu ve yaşama sevinci olarak tezahür eder. Bu çakra cinsel beze tekabül eder.
    2.Haç çakrası: Böbreküstü bezleriyle alakalıdır. Rengi turuncudur. Karın bölgesinin alt kısmında yer alır. Bağlantılı olduğu element "su"dur ve cinsellik duyumları ile alakalıdır. Dengeli çalışması, duyumsal yoğunluk, cinsel doyum ve değişimi kabul etme becerisi olarak tezahür eder.
    3.Güneş sinir ağı: Pankreas bezini yönetir. Rengi sarıdır. Duygusal bedenimizle bağlantılı olup, arzularımızı, yaratıcılığımızı ve ilişkilerimizi yönlendirir. Kişisel güç, irade, özsaygı duygularımız bu çakra ile ilintilidir.
    Bağlantılı olduğu element "ateş"tir. Dengeli çalışması, enerji, verimlilik, çabuk karar verebilme ve güç faktörünü baskıcı olmadan kullanabilme yetisi olarak tezahür eder.
    4.Kalp çakrası: Timus bezi ile ilgilidir . Dokunma duyumuzu kontrol eder. Sevgi ve şefkat duygularımız ile ilintilidir.
    Bağlantılı olduğu element "hava"dır. Sağlıklı çalıştığında, sevgi, şefkat, barış ve güçlü bir adalet anlayışı olarak tezahür eder.
    5.Gırtlak çakrası: Tiroid bezini yönetir. beşinci çakramız boğazımızdadır. Rengi parlak mavidir. Sanatsal yaratıcılığımız ve kendimizi ifade etmemiz için gereken enerjiyi sağlar. Bu çakra dünyaya açılan penceredir.
    6.Alın çakrası(Üçüncü göz):Hipofiz bezi ile bağlantılıdır. Rengi çivit mavisidir. Aynı zamanda "üçüncü göz çakrası" olarak da bilinen bu çakra, iki kaşın ortasında yer alır.Sezgilerimiz, durugörü, hayalgücümüz için gereken enerjiyi sağlar.
    7. Tepe çakrası: İpofiz bezi ile alakalıdır . yedinci çakramız başımızın tepesinde tam ortasındadır. Rengi mordur. Taç çakra olarak da bilinen bu çakra, saf farkındalık olarak bilinen bilinç seviyesine karşı gelir.Beş duyunun algılayamadığı, zaman - mekan ötesi birlik alemiyle bağlantı noktamızdır. Bilgelimizin ve ruhsallığımızın gelişmesi ve anlayışlılığımızın artması için gereken enerjiyi sağlar




    alıntı

  3. #3
    Tecrübeli Üye shadow - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şub-07
    Bulunduğu yer
    boyut içinde boyuttan,belki şuan yanınızda
    İtibar Puanı
    313
    Mesajlar
    4,911
    yazmak neyi halleder ki.uygulamak ise imkansız denecek kadar zor
    beceremiyorsam sensiz yaşamayı ve ölmeyi,şu seni ölümüne seven yüreğime sor beni.Elif,Lâm,Râ

  4. #4
    mormelek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nis-08
    İtibar Puanı
    11
    Mesajlar
    38
    Dadu arkadaşım çok güzel bir yazıydı,paylaşımın için teşekkürler.

  5. #5
    -YASAKLI-
    Üyelik tarihi
    Nis-08
    Bulunduğu yer
    her yerde
    İtibar Puanı
    10
    Mesajlar
    48
    arkadaşlar çakralarınızı meditasyonla düzene sokabileceğiniz gibi bazı gıdalarlada düzene soka bilirsiniz

    KEREVİZ
    Kerevizin yaprak ve saplarının, bol vitaminleri ve çeşitli madeni maddeleriyle çok faydalı olduğunu belirten uzmanlar, mideyi kuvvetlendirdiğini ve iştah açtığını bildiriyor. Uzmanlar, kerevizin, iç salgı bezlerini ve özellikle vücutta çok çeşitli vazifesi olan böbrek üstü bezlerini çalıştırdığını, sinir yorgunluğunu da önlediğini ifade ediyor. Kanı pisliklerinden temizlediğini ve sivilcelerin geçmesine, yüzün pembe bir hal almasına yaradığını vurgulayan uzmanlar, kerevizin diğer faydalarını şöyle sıralıyor: “Karaciğerin şişliğini giderip onu yorgunluk maddelerinden temizliyor. Sarılığı gideriyor, böbrekleri çalıştırıyor, fazla suyu dışarı atıyor. Böbreklerden kumu, taşı döküyor. Şişmanları zayıflatıyor ve cinsel faaliyeti çok arttırıyor.”
    ---------------------------------------------------------------------------------------
    İkinci Çakra : Yumurtalık , Prostat ve testis ile üreme organlarına bağlıdır.

    ayrıkotu
    Bitkinin etli kökleri çok eskiden beri üriner hastalıklarda kullanılan önemli bir halk ilacıdır. Kökler mesane ve böbrek iltihapları dahil, mesanedeki tas ve kumları düşürmek için kullanılan iyi bir idrar söktürücüdür.

    badem
    Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Böbrek, mesane ve tenasül yollarındaki iltihapları giderir. Baş ağrısı, karaciğer ve böbrek ağrılarını hafifletir.

    katırtırnağı
    İdrar ve balgam söktürür. Hazmı kolaylaştırır. Böbrek ve safrakesesi taşlarının düşürülmesine yardım eder. mesane hastalıklarını tedavi eder. Romatizmada faydalıdır. Kabızlığı giderir. Kalp hastalıklarında kullanılır.
    ----------------------------------------------------------------------------------------
    Üçüncü Çakra : (Solar Phlexus) Sindirim sistemi, karaciğer, safra kesesi, pankreas ve otonom sinir sistemini etkiler.

    VİŞNE SUYU
    Ateşli hastalıklara karşı güçlü bir silah olan vişnede A vitamini ve potasyum bulunur. Ateşi düşürüp susuzluğu gideren vişne suyu, ateşli hastalıklardan sonra asitleşen kanı temizlemeye de yardımcı olur. Susuzluğu giderdiği gibi, vücutta biriken fazla suyun dışarı atılmasında da etkin rol oynar. Mide ve karaciğerin düzenli olarak çalışmasını sağlar.
    Ayrıca, diyareyi keser ve idrar söktürücü özelliği vardır.
    KAYISI SUYU
    Grip ve soğuk algınlığına karşı bir başka silahımız olan kayısı, içerdiği A, B3 (Niasin) vitamini, kalsiyum, magnezyum, potasyum ve fosfor sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirir kansızlığa iyi gelir, kan yapımına yardımcı olur ve sinirleri gevşetip uyku getirir. İçerdiği kalsiyum ve magnezyum sayesinde kemik erimesinin önlenmesine faydalıdır. Kayısı, doğal lif açısından çok zengin bir meyvedir. Lifli bir meyve olduğundan bağırsakları korur ve pekliğe iyi gelir. Kayısıda bulunan betakaroten ise, kanserin, özellikle akciğer kanserinin, kalp hastalıklarının ve kataraktın önlenmesine yardımcı olur.

    ŞEFTALİ SUYU
    Şeftali içerdiği A, B3 (Niasin) ve C vitaminleriyle, folik asit, betakaroten, potasyum ile gribe karşı vücudun savunma mekanizmasını güçlendirir. Vücutta A vitamini oluşturan temel madde olan betakaroten, şeftalide çok zengin miktarda bulunur. Ayrıca antioksidan özelliği ile toksit maddelerin vücuda vereceği zararları önler. Sinir sistemi üzerinde olumlu etki yapar, uykusuzluğu giderir. Sindirim sistemini çalıştıp hazmı kolaylaştıran şeftali aynı zamanda böbreklerin ve safra kesesinin düzenli çalışmasını sağlar ve iyi bir idrar sökücüdür.

    DOMATES SUYU
    Domates içerdiği C ve E vitaminleri, potasyum ve diğer mineralleri ile, insan sağlığı için oldukça yararlı bir sebzedir. Domates suyunda bol miktarda bulunan C vitamini ve bir antioksidan olan likopen, grip virüsüne karşı bağışıklık sistemini güçlendirerek vücudu grip ve nezleden korur. Ayrıca likopen vücudu kalp hastalıklarına karşı koruyan bir maddedir. Hazmı kolaylaştırıcı ve vücudun su tutmasını önleyici özelliğe sahiptir. Kan basıncının düşürülmesinde de etkilidir. Bir bardak domates suyu ve bir adet çiğ yumurta ile hazırlanan karışım fazla miktarda sistein içerir ve zararlı maddelerin vücuttan atılmasını hızlandırır.
    ------------------------------------------------------------------------------------
    Dördüncü Çakra : (Kalp Çakrası) Timus bezine bağlıdır, kalp, göğüs, kan ve dolaşım sistemini etkiler. Timusu uyarmanın üç basit yolu var:

    Timusu uyarmanın birinci yolu gülmek.
    Yani gerçek, içten, sıcak bir gülüş, bir kahkaha. Her gülündüğünde timus bezi aktive oluyor.
    Her aktive olduğunda bedenimize kimyasal dalgalar göndererek kendimizi iyi hissetmemizi sağlıyor.

    1993 yılında California Üniversitesi’ nde Dr.Paul Ekman tarafından yapılan araştırmada gülmenin timusu ve beynin değişik haz bölgeleriyle bağlantısı olan kasları harekete geçirdiği ve insanda haz duygusu yarattığı kanıtlanmış.

    Timusu uyarmanın ikinci yolu iki parmakla timusun üzerine gelen noktaya vurulması, yani elle uyarmak.

    Timusu uyarmanın üçüncü yolu ise dilin üst dişlerin arkasında damağa ve ağzın tavanına değdirilmesi. (Allah zikri bu bicimde yapılıyor)

    Dr. John Diamond ve ekibi dilin bu pozisyona getirilmesi ile sol ve sağ beyin
    küresi arasında denge oluşmasını sağladığını tespit etmiş.
    Bu da insanin daha iyi düşünmesi ve kendini daha iyi hissetmesine yardımcı oluyor.

    Önemli olan;
    Hayatta en çok şeye sahip olmak değil,en az şeye ihtiyaç duymaktır.
    --------------------------------------------------------------------------------------
    Beşinci Çakra : (Boğaz Çakrası) Tiroid bezine bağlıdır, duygu ve düşüncelerimiz boğaz çakrası yardımıyla rahatça ifade edilir.

    Tiroid hormonları, vücudun bütün metabolik faaliyetlerini, ısı ayarını, oksijen kullanımını , büyüme ve gelişmeyi kontrol ederler.
    İyot tiroid bezinin görevini yerine getirmesi için gereklidir. İyot vücuda su ve gıdalarla alınır.
    -----------------------------------------------------------------------------------------
    Altıncı Çakra : (Üçüncü Göz) Tüm varoluşun sezgisel kavrayışı burada olur.

    Polen insanlarda SİNİRLİLİĞİ ORTADAN KALDIRIR. İnsanı rahatlatır Ayrıca Polen bütün B vitaminleri kompleksidir. Dr. Raymond Dextreit, düşünsel yorgunluk ve yaşamın bozuk düzeni nedeniyle sinirleri zayıflamış, güçsüz kalmış kimselerin, günde yedikleri 2 kaşık polen sayesinde sağlık ve sakinlik bulacaklarını yazmıştır. “Polen, hayatın sırrı olan RNA ve DNA doludur. Uzun zamanlı hafıza, kromozonların yapısına giren RNA’ ya bağlıdır. RNA’sız beyin taşıyan insan, kendi adını bile hatırlayamaz. Polen ZEKA’yıda arttırmaktadır “BEYİN YORGUNLUĞU ve AŞIRI SİNİRLİLİĞİN çok görüldüğü entellektüel hastalarda, miyokard enfaktüsü ve kalbin KRONER DAMARLARININ TIKANMASI’nda polen sayesinde şaşırtıcı iyileşmeler görülüyor

    taze polenin faydaları1.Polen kansız insanlar için faydalıdır. A1yuvar sayısını %25-30, hemoglobini % 15 oranında yükseltir.
    2. Polen içerdiği antibiyotiklerle en inatçı bağırsak iltihaplarını iyileştirir.
    3. Polen vücudumuzu zinde tutar.
    4. Sporda yüksek performans sağlar.
    5. Aşırı yorgunluk ve stresten kaynaklanan cinsel isteksizliği giderir.
    6. Kabızlık ve bağırsaktaki tıkanmaları ortadan kaldırır.
    7. İnsanlardaki aşırı sinirliliği ortadan kaldırır. İnsanı rahatlatır.
    8 İnatçı ishalleri tedavi eder.
    9. Polen kabızlığı önleyerek hemoroidi iyileştirir, .
    10. Görme üzerindeki etkisi büyüktür. Birçok olaylarda görme yeteneğini artırdığı saptanmıştır.
    11.Polenin saç sayısını artırdığı ve saçın dökülmesini önlediği tespit edilmiştir.
    12. Polen prostat hastalarında iyileştirici etki yapar.
    13. Polen gelişmeyi ve büyümeyi hızlandırır.
    14. Polen kılcal damarları etkileyerek fazla kanamaya engel olur. Kalp kasının çalışmasını güçlendirir.
    15. Polen hücre yenileyicidir. Kanser tedavisinde destekleyicidir.
    16. Yüksek tansiyon ve soğuk algınlığında etkilidir.
    17. Son yıllarda hayvancılıkta yarış atlarının, balıkların, iyi ötmeyen kafes kuşlarının, civciv ve tavukların aktivitesinin, verimliliğinin, hızlı gelişmesinin ve sindirim kolaylığının sağlanmasında kullanılmaktadır.
    18. Polen. düşünme yeteneğini artırır.
    19. Kısa sürede kişileri enerji ve canlılığa kavuşturur.
    20. Deri göz kapağı iltihaplarını önler.
    21. Sinerjik etki ile vücut dayanıklılığını artırır ve enerji verir.
    22. Hastalıktan kalkanları kısa sürede eski enerji ve canlılığa kavuşturur.
    23. Acıktıkça polen yenilerek desteklenen diyetlerle çok rahat kilo verilebilir.
    24. Yemekten yarım saat önce alınan polen, alınan gıdalardan tam faydalanmayı sağlar ve kilo aldırır

    Yedinci Çakra : (Tepe Çakrası) Benliğimizin saf oluşunu, sınırsız bilinci burada hissedebiliriz.
    Yaşam enerjisi fiziksel bedene, Çakra, Nadi ve Meridyenler vasıtası ile akar. Yaşam enerjisi vücuttaki organları ve hücreleri besler. Çakralarda blokajlar oluşup akış kesildiği zaman bedendeki salgı bezleri ve onlara bağlı organlar, fonksiyonlarını tam olarak yapamazlar ve fiziksel bedenimizde hastalıklar oluşmaya başlar.

    Kızılcık;
    Kızılcık, sonbaharın habercisi olan bir meyvedir. Eylül ve ekim aylarında meyvelerini verir, havalar iyice soğuduğunda ise sessizce yapraklarını dökerek tohuma çekilir. Karadeniz'de ve İstanbul'un Karadeniz'e yakın yamaçlarında kızılcık bol miktarda yetişir. Ağustos sonunda açan çiçekleri sarı, meyvesi ise koyu kırmızı renktedir. Tadı ekşi ve mayhoştur. Yararları saymakla bitmez! Meyvesi, yaprağı, ağacının kökü, gövdesi, kabuğu tümüyle şifalıdır. Bu köşeye neden konu olduğunu soracak olursanız, kızılcık en önde gelen anti- aging gıdalardan biri olduğu için, dikkatinizi çekmek istedim. * Antioksidan etkisi: Kızılcıkta bol miktarda flavanoid (izoflavon), karotinoid ve müthiş bir antioksidan olan melatonin bulunur.
    Konu sdbr tarafından (06-07-2008 Saat 00:43 ) değiştirilmiştir.

  6. #6
    mormelek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nis-08
    İtibar Puanı
    11
    Mesajlar
    38
    Tabiki gıdalarda çok önemli diye düşünüyorum.hemde dengeli beslenme açısından.chakralarımızıda düzene sokuyorsa ne ala.

  7. #7
    -YASAKLI-
    Üyelik tarihi
    Nis-08
    Bulunduğu yer
    her yerde
    İtibar Puanı
    10
    Mesajlar
    48
    evet gıdalar çok önemlidir

  8. #8
    s.reyyan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Haz-08
    Bulunduğu yer
    bilinmeyen iklim..5.Mevsim
    İtibar Puanı
    141
    Mesajlar
    1,627
    çakralar konusunda deneyimlemiş ve paylaşımı olabilecek yasaksız kullanıcı arıyorum..

  9. #9
    Dondurulmuş Hesap
    Üyelik tarihi
    Eyl-08
    İtibar Puanı
    43
    Mesajlar
    610
    o kadar çakrayı açıp, delik deşik olduktan sonra hayatta kalma olasılığımız % kaç?

  10. #10
    nw12 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nis-09
    İtibar Puanı
    10
    Mesajlar
    48
    bu güzel bilgiyi paylaştıgın icin teşekkurler eline saglık

+ Konuyu Cevapla

Bu Konuyu Paylaşın !

Bu Konuyu Paylaşın !

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

Bağlama Büyüsü Bağlama Büyüsü Muhabbet Büyüsü Aşk Büyüsü Büyü Aşık Etme Büyüsü Medyum

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198