arkadaşım yazdıklarınız isabetli ve dogru ben defalarca burdan söyledim cinnci hocalardan uzak durun vermeyin özel eşyalarınızı diye sakın canlarım cinci hocalardan uzak durunnn
Cinler Araciligi Ile Tedavi
Halk arasında cinci dediğimiz kişilerin yöntemidir. Bu usulle çalışanların hemen tamamı, kendi iradelerinin dışında cinler tarafından çarpılmışlardır. Yani bedenlerinde cin olup, onlarda hastadır. Benim tanıdığım bir çok cinci, bu cinlerle arkadaş olduktan sonra büyük bunalımlar geçirmişler, cinler onların iradelerini aldıktan sonra sözüm ona insan tedavi etmeye başlamışlar. Önemli bir kısmı da hala sıkıntı ve bunalım içindedir. Fakat başkalarına mümkün olduğu kadar fark ettirmemeye çalışırlar. İçlerinde her ay psikolojik tedavi seanslarına bile gidenleri biliyorum. Ne yazık ki, ruhsal rahatsızlığa yakalanan vatandaşlarımız, kendisi cinli olan bir kişiden şifa ve medet ummaktadırlar. Cincinin ilmi olsa önce kendini tedavi eder. O sıkıntıları yaşamaz. Halkımız hala cin ve büyü tedavisinin cinci tarafından yapıldığına inanır. Bana gelen bazı kişiler, ”hocam cinleri neden çağırıp onlara sormuyorsunuz? ”gibi sözler ediyorlar. Bende onlara diyorum ki: ”Şimdiye kadar kaç cinciye gittin?”. İçlerinde üç beş taneden tutunda elli altmış cinciye gittiğini söyleyenler var. On,on beş,yirmi yıl cinci kapılarında gezenleri de gördük, sonuç sıfır. Onlara o zaman soruyorum ; ”Sen bu kadar cinciye ,bu kadar yıl devam ettin, onlar cinlerini toplayıp seni neden iyi edemediler ki bana geldin? Bu sorumada cevap veremiyorlar. Ben onları Allah'u Teala'nın izniyle iyi edince şimdiye kadar yanıldıklarını ifade ediyorlar. Cinci hocayım diye geçinen, her gün kapısına en az elli kişi gelen bir cincinin soyadı aynı en yakın akrabasını ben tedavi ettim. Onu, bedenindeki sekiz tane şeytandan kurtardım.En yakınına şifa veremeyen cinci başkasını mı iyi edecek?
Ruhsal sıkıntısı olanlar bu cincilere gitti mi, kişi hakkında bedenindeki cinler aracılığı ile yaşantıları hakkında bilgi verirler, hayrete düşürüp, kendilerine inandırırlar. Geçmişi veya o andaki hayatı ile ilgili bilgiyi alan şahıs ”ilim sahibi,önemli bir şahsiyete başvurduğunu zanneder. ”Böyle düşünüldü mü, artık tuzağa düşülmüştür. Size bilgileri veren cincinin bedenindeki cinlerdir. Sizin bedeninizdeki cinlerde aynı bilgileri verebilir. Burada hayret edilecek bir şey yoktur. Bilgiyi verir ama sizi asla kurtaramaz. İnsanları avuçlarının içine aldıkları zamanda, akıl almaz ve dinimize tamamem aykırı olan haram yöntemleri uygularlar. Cinin veya büyünün ortadan kalkması için; muska yazmak, hastanın belinde süpürge sopası kırmak (vurarak değil) dört yol ortasına besmelesiz hayvan kestirip koydurmak. Pis ve kirli sular içirmek, yedi çeşmeden su aldırıp içirmek, Karanlık bir odada oturtmak, belli bir süre banyo yaptırmamak, kaplumbağa kanı içirmek, vefk, tılsım veya ne olduğu belli olmayan yazılar yazmak vb. daha yüzlerce şeytani işler uygularlar. Biraz muska üzerinde durmak istiyorum. Halkımız muskaya o kadar inanmış ki , ruhsal sıkıntısı olan hemen, muska yazan birini arar. Toplumumuzda artık adet haline gelmiş. Şuna inanınız ki, muska, vefk, tılsım ve üfürükçülüğün kesinlikle cin ve büyü tedavisinde etkisi olmaz. Bunların yazdığı muskanın içine açıp baksanız, tamamen uydurma hiçbir anlamı olmayan karalamalar olduğunu görürsünüz. Fakat halk böyle şeylerden korktuğu veya çarpılırım endişesi ile açıp içine bakamaz. Böyle çok muskayı hasta ve yakınları yanında açtım, onlara gösterdim. İçi anlamsız karalamalardan ibaretti. Biraz akıllı düşünelim; İnsan muska takacağına, küçük ebatlı bir Kur'an'ı Kerim'i üzerinde taşısa daha iyi olmaz mı? Hasta aylarca iyi olacağım diye bekler durur. Maalesef şifa bulamaz.
Burada dikkat edilmesi gereken önemli bir ayrıntıyı da açıklamak istiyorum. Bu cincilerin çoğu büyü de yaparlar. Kesinlikle onlara, fotoğrafınızı, teninize değmiş iç çamaşırınızı ve size ait bir nesneyi vermeyin. Çünkü kendine iyi olmak için gelen hastaya büyü de yaparlar. Böyle durumlara da çok rastladım. Tedavinin, resimle, çamaşırla veya herhangi bir maddeyle ilgisi yoktur.
Cincilerin yüzlerine bakın, çoğunun rengi kara sarıdır. Bu onların bedeninde cin olduğunu gösterir. Bunlar, kandırmak için sessizce okuma yaparlar. Çoğu Kur'an okumayı bilmezler. Aralarında okur yazar olmayanlar bile var. Genellikle cinciler gidildikten sonra, insanda geçici bir rahatlama olur.
Cincinin bedenindeki cinlerle, hastanın bedenindeki cinler aralarında anlaşırlar, hastayı rahat bırakırlar. Siz bunun farkında olmazsınız. Rahatsız olan oradan ayrıldıktan bir süre sonra hastaliğı daha da artar. Bazıları ise okuma yaparlar, fakat kısa bir süre sonra uzun uzun esnerler, gözlerinden yaşlar akar ve sıkıntıdan bayılanlar bile olur. Bu durum cincinin cinlere gücünün yetmediği anlamındadır. İslami yönden geçerli olmayan bir yöntemdir ve asla tedavi edemezler.
Hastaları iyi edici beceri ve bilgileri olmadığı için; bu kişiler, yıldızname, rüya tabiri, çeşitli türlerde fal bakma, numaraloji, bilmem ne loji gibi şeylerle ilgilenirler, halkımızda ne yazık ki böyle şeylere inanır.
Cinler aracılığı ile tedavi yönteminde, bunlardan daha tehlikeli bir usul vardır. Cinleri cinlere öldürtmek. Cincinin bedeninde cinler vardır, aynı zamanda dışarıdaki bazı cinlerle de irtibatlıdır. Bunlar genellikle Müslüman olmayan cinlerdir.Hasta cinciye getirilir,dışarıdaki bu cinleri hastanın bedenine sokar, eğer bu cinlerin gücü yeterse,hastanın cinlerini öldürür.Güçleri yetmezse bir şey yapamazlar.Bu durum; islami açıdan kabul edilmez. Çünkü bir nevi yargısız infazdır. Belki cin Müslüman olacak, belki çıkacak, bunu önceden bilmemiz mümkün değildir. Yaptığımız operasyonlarda sayısını bilemediğim kadar, gayri Müslim cini Allah’ın izniyle Müslüman yaptım. Bazı iyi cinlerde büyücünün etki ve korkusuyla bedene girmektedir.Onlarla konuştuğunuzda hemen hastadan çıkmaktalar. Eğer öldürtme yöntemini uygularsanız; Öldürülen cinlerin yakınları hastanın peşini bırakmaz, hatta hastanın yakınlarına bile saldırabilir. Cincinin cinlerinin gücü yetmezse hasta yine iyi olamayacaktır. Fakat, bizim yaptığımız Kur’an’la tedavi yönteminde; cinlerle iletişime geçilip onlarla konuşulmakta, ikna edilmeye çalışılmakta, Müslüman olmaya davet edilmekte, her şey denendikten sonra bedenden çıkmazlarsa, ayet-i kerime okunarak yakılmaktalar. Her şey İslami şartlara uygundur.Kur’an’a karşı hiçbir cinin ve şeytanın karşı koyması mümkün değildir. Bir kere de olmazsa birkaç okumada ne kadar kuvvetli olursa olsunlar, çaresiz kalıp teslim olacaklar veya yanacaklardır. Bundan dolayı ölen cinin yakınları kimseye zarar veremez. 2. YILDIZNAME İLE TEDAVİ : Halkımız arasında yıldızname o kadar meşhur olmuş ki, bazı insanlar yıldıznameme bakar mısın? Diye soruyorlar. Benim yıldızname ile bir ilgim yoktur.Yıldızname, İslam öncesi devirlerde yaşayıp yıldızlara tapan bir kavimden, günümüze kadar gelmiş, İslamla hiçbir ilgisi olmayan batıl bir yöntemdir. Ve o zamanda büyücülük de ileri safhadaydı. Daha sonraki zamanlarda sanki islami bir usulmüş gibi gösterildi. Bu konu hakkında, sadece para kazanmak amacıyla uydurma kitaplar yazıldı. İnsanlarda bunlara inandı. Üstelik önemli din alimlerinin isimleri bile kullanıldı, inandırıcı olsun diye. Peygamber efendimizin (sallallahu aleyhi vesellem) hiçbir hadisinde, İslam alimlerinin kitaplarında yıldıznameden iyi bahsedilmez.
Bu yöntemle sözde hoca, önce hastanın ve annesinin adını öğrenir, ebced hesabı ile toplar, bir takım kendine göre hesaplamalarla hastalığı veya kişinin sıkıntısını söyler. (Ebced hesabının da dinimizle ilgisi yoktur. Bu hesabı “Fadlullah Hurufi isminde bir şahıs icad etmiştir. Sonra bu kişi kendini peygamber bir rivayete göre tanrı olduğunu yaymaya başlamış. Bunun üzerine Timur Han'ın oğlu Mirah Şah bu zatı sapık fikirleri nedeniyle öldürmüştür.) Bu işin de özü kökü falcılıktır. Aklen ve islami açıdan yanlıştır. Çünkü anne adı ile kendi adı aynı olan bir çok insan var.Bunların aynı hastalığa yakalanması mümkün değildir.
Yıldıznameyi incelediğinizde bunun bir nevi büyü kitabı olduğu anlaşılır. Bu kitaptan gelecek hakkında da kehanette bulunurlar. Geleceği Yüce Allah'u Teala'dan başka kimse bilemez.
Yıldıznameye bakanlarında hemen tamamı cinler tarafından çarpılmış kişilerdir. Aslında bedenlerindeki cinler ne söylüyorsa insanlara bu sözleri aktarıyorlar. Yani bir kısmı bu kitabı aksesuar olarak kullanıyor.
arkadaşım yazdıklarınız isabetli ve dogru ben defalarca burdan söyledim cinnci hocalardan uzak durun vermeyin özel eşyalarınızı diye sakın canlarım cinci hocalardan uzak durunnn
Gerçektende güzel faydalı bilgiler. teşekkürler....
bende internette kendine hoca diyen bi bayana baktırdım.güya bana 3 cin musallat olmuş yaşadığım sıkıntılar ondan mış.bana sana okuma yapıyım dedi ama cesaret edemedim 7o ytl aldı.sorun hayırlı işlerin bozulması vebaşımda uyuşma solelimde uyuşma.bunaltı.bana allah rızası için yardımı dokunacak biri olur mu.
Güzel kardeşim düşmeyin bu tuzaklara. Önce tıbbi teşhis için uğraşın ha tıb herşeyi çözemeyebiliyor. Ozaman alternatif yollar arayın ama bu yollar cinciler olmasın. Şifacı Allah dostu insanlar var karşılıksız önerilerde bulunuyorlar. Ve bu öneriler genelde size şunu okuyun bunu okuyundur. Onlar sadece dua ederler.
ben eczacıyım biliyomusunuz bazen ilaçlar hastalıkları çözmüyor ne yazık ki.işte bu allah dostu insanları nereden buluruz.nereye elimizi atsak insanlar para diyor.
aslında bir konu açmayı düşünüyordum cincilerden uzak durun diye
baron kardeşim benden önce davranmış sağolsun
her cinleri olanı aynı kapsama sokamayız
şöyleki kimi kişilerin hiçbir ilmi yoktur bir şeklide bağlantıya geçmiştir
ve cinlerin genel özelliği kişileri öyle bir kandırırlarki anlayamaz bile kişi
ayrıca sizin üzerinizde işe yarayan ruhaniyet varsa onu bile çalmaya çalışırlar
hatta bu hırsızlılar sitemizde bile var desem yalan olmaz
bu tip cinler
sizin üzerinize geldikleri zaman sizi sömürür nitelikte enerjinizi emerler
ve bu yüzden sürekli sıkıntı içinde olursunuz işleriniz rast gelmez
fakat yinede hepsini aynı kapsama sokmak yanlış olur
çünkü ehli havas kişilerin emrinde olan cinler- ruhaniler vardırki
ben onları ayrı kapsama koyuyorum
bağlantıda olan kişinin durumu da önemli
sonuçta cinlerin hepsinin karakteri aynı değildir hepsi zararlıdır demekte yanlış olur
NİCKİMİ BİLE YAZDIĞIM FORMÜLLERİ ÇALIPTA MEDYUMLUK TASLAMAYIN MİLLETE....
Tesekkürler kardesim detayli ve güzel bir paylasim olmus.Insanlarin bilinclenmesi lazim.
Ebced'in tarifi çok yanlış.
Fadlullah'tan kaç yıl evvel vardı Ebced.
Neredeyse tüm Sami dillerinde vardır.
Bu mevzuuda çok rivayet var.
Zaten Huruf-u Arabın ilk haliEbced sırasına göredir.
Bu arada Fadlullahın ve tezinin(Hurufilik) ebcedle havassla alakası yoktur.
Fadlullahın tezini kısaca özetlersek Esmaların harflerini insan uzuvlarında bulup haşa Allahu Tealanın mazhar olduğu(gördündüğü) şeklindedir.Kökü Batıinyye-i İsmailiyyeye kadar gider.(Bu batıniler ezoterik manasında değil, imamla alakalı bir mevzuu)
Mesela Fadulullahın tezinden bi örnek verelim.
Burnun iki yanı lâma benzer.
Sağı bir lam solu bir lamdır.İki gözüde He'nin iki gözüdür.Burunda Eliftir.Ortaya "Allah" lafzı çıkar.Böylece haşa İnsanın Allahın mazharı olduğu kanıtlanmış olur.
Hatta bu sapığın çizelgesinde "se" harfi cinsel uzuvmuş.
Tezini isbatlamak için bunu bile kullanmış.
Şimdi bunun Ebcedle ne alakası var?
Gecen Aksam msn haberlesme sisteminden iki kardesimiz ile görüsme imkani buldum.Ikiside ayni hatayi gerceklestirmis.Malum insan caresiz olunca ne yapacagini bilemiyor.Ikiside benzer sorunlar yasamis.Uzun süredir bir musallat problematigini yasayan bu arkadaslarin gitmedigi "hoca"kalmamis.Yaklasik 10 Bin Dollara yakin para kaptirmislar bu sahtekarlara.Kimi kardesimizin hasta olmamasina ragmen bazi ilginc teshisler koyulmus.Aslinda anlatmakla olmaz ama gercekten tabiri caizse kimi insana seref ahlak ve merhametin hicbirsey ifade etmedigini görebiliyoruz.Cekinmeden insanlarin caresizliginle para kazanan,din üzerinden siyaset yapmaya calisan ve yanisira insanlarin caresizliginin üzerine yeni caresizlikler ekleyen bu asosyal elementler artik her toplumda mevcutur.Malesef Türkiyede "medyum"ayagina yatan sahtekarlarin sayisi son 5 ay icinde akil almaz derecede artis gösterdi.Bu nedenlerden dolayi bu uyariyi yapma geregini hisetim."Enayi olmasa sarlatanlar ac kalir." Gelin birlikte hep beraber bu sahtekarlara karsi savas acalim.
Ebced hesabı, Ebced rakamlarını kullanarak kelimelerin sayısal değerini bulmaya denir. Arap alfabesiyle yazılan bir yazıdaki harflerin sayısal değerlerinden (cifr) tarih bilgisi gibi gizlenmiş bilgileri çıkarmaya yönelik çalışma yapanlar da olmuştur. Hâdiselerin vukuu zamanının tesbiti için harflere izafe olunan kemiyete denilir. Yahut diğer bir tarif ile, bir hadiseyi tevrih için kullanılan ve rakamları harften ibaret olan bir hesaptır. Buna "hesâb-ı cümel" de denilir. Arap ebcedinin İberî ve Aramî elifbasından alındığına şüphe yoktur. Fakat Araplar, diğer Sami lisanları bilmedikleri ve Araplıklarıyla iftihar ettikleri cihetle bu sekiz kelimenin menşei hakkında hurâfî bir takım tevile giriştiler. Mesela bu kelimeden altısının (Meyden) hükümdarlarından altı kişinin adı, yahut altı şeytanın veyahut hafta günlerinin ismi olduğunu söylerler.1 Bizzat Arap nahivcilerinden "Müberred" ve "Seyrafi" gibi anlayışlı alimler, bu tefsir ve tevillerin hurâfî olduğunu, ebcedi teşkil eyleyen kelimelerin fi’l-asl ecnebi bulunduğunu söylemişlerdir. Sonraları bu kelimeler muska, vefk gibi şeylerde kullanılmış ve her birine adedî bir kıymet verilmiştir. Yahudilerin Uhud-ı Kadîm Tefsirinde bu harfleri bu suretle kullandıkları görülüyor.
Bazı yazarlar kitaplarının içindekiler bölümünde veya akrostiş gibi şiir içine tarihleri gizlemek gibi denemeler yapmışlardır.
Konu BARON tarafından (14-06-2009 Saat 03:41 ) değiştirilmiştir. Sebep: Mesajlar Birleştirildi
Bu Konuyu Paylaşın !