Go Back   Lahuti.com > İslami İlimler > Havas > Sevgi ve Muhabbet için Dualar



 
Seçenekler
Alt 30-10-2008, 23:09   #1
 
Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 61
Tecrübe Puanı: 2
ilke_31 henüz daha yolun başında
çok zikreden deli mi olur???





arkadaşlar son günlerde tartışılan çok zikir çekmekle ilgili konuyla ilgili aydınlatıcı bi bilgi paylaşmak istiyorum...Ahmed hulusi den alıntıdır...

DUA ve ZİKİR - Ahmed Hulûsi


ÇOK ZİKREDEN DELİ Mİ OLUR
ZİKİR konusunda halkımızın çok korktuğu bir husus vardır. Elbette bunda en büyük faktör de "menfî şartlandırma"dır.
"Çok tesbih çekme, deli olursun!.."
Türünden, kasıtlı ya da kasıtsız söylentilerin kesinlikle belli olan bir yönü vardır ki o da `BİLİNÇSİZLİK' olan şartlandırma, insanları ZİKİR konusunda son derece ürktürmüştür.
Kur'ân-ı Kerîm her halûkârda, ayakta, otururken, yan yatarken sürekli zikir yapılmasını tavsiye ederken; maâlesef, bu bilinçsiz çevreler, elden geldiğince insanları zikirden uzak tutmaya çalışmaktadırlar.
"ALLAH'I AYAKTAYKEN, OTURURKEN, YATMIŞKEN ZİKREDERLER; GÖKLERİN VE YERİN YARADILIŞ HİKMETİNİ DÜŞÜNEREK, RABBİMİZ SEN BUNLARI HİKMETSİZ BOŞUNA YARATMADIN MÜNEZZEHSİN DERLER" (3-191)
Evet, insan daima üç halden birindedir. Ya ayaktadır, ya oturuyordur, veyahud da yatmaktadır. İşte, yukarıda âyet, her üç halûkârda da zikredilmesi gerektiğini bize açık seçik vurgulamaktadır.
* * *
Öyle ise, bize düşen, elden geldiğince, zikir yapmaktır!..
Nerede olursak olalım, ister abdestli, ister abdestsiz, olabildiğince zikir yapmak suretiyle beynimizi geliştirelim, Allâh'a yakîn elde edelim.
Bizim, nice içki içen ve hatta alkolik olan kişiye zikir tavsiyemiz vardır ki, bunlar meyhanede içki içerken zikre başlamışlardır.
Bir elinde içki kadehi, diğer elinde tesbihle işe başlayan bu kişiler; zikrin beyinde yaptığı yeni açılımların sonucu; kendilerinde meydana gelen idrâk ile bir süre sonra içkiyi bırakmışlar; ve daha sonra da kendi içlerinden gelen bir şekilde, hiç bir dış baskı olmaksızın beş vakit namaz kılıp, Hacca gitmişlerdir.
* * *
Biz diyoruz ki, ZİKİR insana en güzel geleceklerin yegâne anahtarıdır; çünkü beyin kapasitesini geliştirmeye yönelik yegâne ve en güçlü çalışmadır.
Ya, çok tesbih çekip de deli olanlar; diyeceksiniz!...
Şunu kesinlikle ifâde edeyim ki, çok tesbih çekmek yüzünden hiç bir normal insan deli olmaz!..
Ama şurası kesindir ki, çevresinde normal gibi tanınan oysa gerçekte şizoid ya da paranoid olan pek çok insan vardır!..
Bunların bu hasta durumları genellikle 35-40'tan sonra bazen de daha ileri yaşlarda ortaya çıkar. Hatta bazen de bir vesile olmazsa, hiç ortaya çıkmadan kapalı olarak bu dünyadan geçer giderler.
İşte, bu esasen hasta yapılı olan kişilerden biri bir vesile ile tesbih çekmeğe başlamış ve daha sonra da bir vesile ile hastalığı ortaya çıkmışsa, ard niyetli kişiler tarafından bu durum hemen tesbih çekmeğe zikir yapmaya bağlanarak, insanlar dinden ve zikirden soğutulur.
Oysa, normal yapılı, sağlıklı, akıl-mantık bütünlüğüne sahip bir insanda, zikrin asla hiç bir zararı yoktur!.. Aksine, bu tür bazı hastalıkları olan kişilerde dahi zikrin bazı faydaları olmakta; onların taşkın halleri zikir yoluyla oldukça kontrol altına alınabilmekte veya çok çok içe kapanık halleri daha dışa açılmaya yönlendirilebilmektedir.
* * *
Her ne kadar, Türkiye'de tarikâtlar yasak idiyse de, basında okuduğumuz ve çevremizden duyduğumuz kadarıyla, Türkiye'de nerede ise her beldede bir şeyh vardır; ve bunların belki de toplam Türkiye nüfusunun yarısına yakın derviş topluluğu vardır. Yani en azıyla Türkiye'de 10 milyon zikir yapan insan sözkonusudur. Bu sayının yüzde ya da binde ya da onbinde kaçı, normal sağlıklı bir insanken, tesbih çekmek yüzünden akıl hastası olmuştur ki?..
Şunu kesin olarak ifâde edelim ki, normal, sağlıklı, mantıksal bütünlük içinde yaşayan hiçbir insan, zikir çekmeğe başlaması yüzünden deli olmaz, kafayı üşütmez!.. Şayet, belki onbinde bir kişi böyle bir sebepten hasta oldu denirse, onun geçmişini araştırın deriz. Ya genetiğinde ya da doğuştan gelen sebeplerle bu hastalığın o kişide önceden mevcut olduğu açık-seçik görülecektir.
ilke_31 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Reklamlar
Alt 30-10-2008, 23:24   #2
 
emirdagli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2008
Yaş: 32
Mesajlar: 167
Tecrübe Puanı: 1
emirdagli henüz daha yolun başında


katiliyoruz amenna,
zikir çekmekle deli olunmaz,
lakin zikir ile delilikten kurtulunabilir.
(sartlarina uyuldugu takdirde..)
__________________
Hz. Peygamber (s.a.s) Ebû Hureyre'den rivayet edilen bir hadislerinde: ".... Ümmetim yetmişüç fırkaya ayrılacak, kurtuluşa eren fırka (Fırka-ı Naciye) dışında kalan yetmiş iki fırka Cehenneme gidecektir", buyurmuşlardır..
emirdagli isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 30-10-2008, 23:47   #3
 
Üyelik tarihi: Oct 2008
Mesajlar: 50
Tecrübe Puanı: 1
lighter henüz daha yolun başında


Arkadaşlar Ahmet Hulusi'nin kitabından bazı alıntılar yaptım.Kendisi çok okuduğum ve katıldığım bir kişi değildir.Konuyla bağlantılı olabilecek ve bazı arkadaşların zikir-beyin-frekans üçlüsünü karıştırarak anlatmaya çalışmasını biraz olsun aydınlatabilecek bazı alıntılar yaptım

------------------------------------------------
Ancak bu isimden bahsederken, şunu da kesinlikle belirteyim. Nasıl ilâçların belirli dozajları varsa, "İSİMLER" zikrinde de belirli rakkamların üstüne kesinlikle çıkılmamalıdır.
"İSİMLER" zikri insan bünyesinde, beyninde, sürekli takviye yapar!..
Nasıl, Diabet yâni şeker hastalığında, şekeri tüketmek için ensülin yeteri kadar verilmediği için dışardan takviye alınırsa; terkedildiği zaman bünye derhal kendi orijinini yaşarsa. Aynı şekilde, Zikre devam edildikçe de, manâsı ister bilinsin ister bilinmesin; inanılsın inanılmasın, hükmünü icrâ eder. Tecrübelerimize göre, zikir bırakıldıktan sonra onbeş gün içinde bünye eski normal haline döner!.

Burada kesinlikle anlamamız gereken bir husus da şudur!..
Siz aslâ ötedeki, yukarıdaki bir TANRI'yı zikretmiyorsunuz!..
Siz, varlığınızın her zerresinde tüm varlığıyla mevcût olan SONSUZ - SINIRSIZ ALLAH'ın bazı sıfat ve isimlerinin sizde açığa çıkmasını, sağlama yolunda bir çalışma yapıyorsunuz. Ve ancak algılayabildiğiniz nisbette, gerek kendinizde ve gerekse çevrenizde, Allâh'ı tanıyabilirsiniz!.

----------------------------------------------
"ZİKİR"den sözedildiği zaman hemen akla takılan ve sorulan bir soru da şudur:
- Niçin biz bu kelimeleri Arapça olarak söyliyelim?.. Aynı kelimelerin Türkçe karşılığını söylesek olmaz mı?..
Allâh (TANRI'dan sözediyorlar elbette), sanki Türkçe anlamaz mı ki biz Türkçe okuyamıyoruz?..
Elbette, bu sorunun cevabını da vermek böyle bir kitapta, bize düşer!.. Öyle ise, dilimiz döndüğünce, bunun da izâhını yapalım.
Bilelim ki. Sesle duyduğumuz bir kelime, yapılan işin en son safhasıdır!.. Olay beyinde, o anda içten -yani kozmik boyuttan- veya kozmik âleme ait bir varlıktan gelen; ya da dıştan -yani çevremizdeki algılamakta olduğumuz herhangi bir varlıktan- gelen bir impalsla yani bir dalga - ışınsal etki ile başlar.
Bu gelen etki neticesinde, önce beynin biomanyetiği, sonra bioelektriği ve daha sonra da bioşimik yapısı tesir alır. Bioşimik yapı aldığı tesir ile kendisindeki verileri bir araya getirdikten sonra, çıkan neticeyi tekrar bioelektrik kata dönüştürerek, ilgili sinir sistemini uyarır ve hangi organla ilgili bir durum sözkonusu ise olayı ona aktarır. Ve biz, o organdan yansıyan bir eylem olarak, sonucu algılarız!..
Yani esas olan, dışta algıladığımız ses - görüntü değil, bir üst boyutta cereyan eden dalga-bioelektrik-bioşimik üçlü sistemidir!..
Şâyet, beynin bu ana çalışma sistemini kavrayabildiysek; anlıyacağız ki, önemli olan, kelimenin harf dizilişinden oluşan lisan değil, kelimeleri meydana getiren frekans-titreşimdir!..
"TEK'İN SEYRİ" adlı kitabımızda "ÜSTMADDE" isimli ses ve video kasetlerimizde izâh ettiğimiz üzere, evren ve içinde her boyutta varolan, tüm varlıklar orijini itibariyle kuantsal kökenli dalga varlıklardır. Ve dahi bu dalga yapıların her biri, bir anlam taşımaktadır.
Bu ışınsal kökenli varlıklar tanımına uygun olarak, salt enerji varlıklar, belli bir anlam taşıyan ve o anlama yönelik görev yapan varlıklar olarak "MELEK" kavramı ile dinde açıklanmıştır.
Nitekim, "Melek" kelimesinin aslı "melk"ten gelir ki "güç, kuvvet, enerji" anlamındadır.
İşte, evrensel manâda her titreşim - frekans bir anlam taşıdığı gibi, beyne ulaşan her kozmik ışın, frekans dahi bir anlam ihtiva eder biçim de evrende yerini alır.İnsan ise, KENDİ ÖZ GERÇEĞİNİ, "ALLAH"I TANIMAK için varedilmiş yeryüzündeki en geniş kapsamlı birimdir!..
İnsan'ın kendini bu beden sanması, Kur'ân tâbiri ile "aşağıların en aşağısında varolması"; buna karşılık özünün hükümleriyle yaşaması ise "cennet hayatı" diye tanımlanmasına yol olmuştur.. Bu yüzden insana tek bir görev düşmektedir:
KENDİNİ ÖZ YAPISINDA TANIMAK!..
Bunu da din, "NEFSini bilen RAB'bini bilir" diye formüllemiştir.
İşte, madde boyutunu asıl sanan beyin, kesitsel algılama araçlarının -beş duyu- kaydından ve onun getirdiği şartlanma blokajından kendini kurtarabildiği takdirde; mikrodalga evren gerçeğini farkedecek, idrâk edecek ve o gerçek boyutta, gerçek yerini almak için, gerçek varlığını hissetme arzusu duyacaktır.
Bu arzu onun dalga yapıyla ilintisini güçlendirecek ve neticede farkedecektir ki, kendisinde meydana gelen tüm olaylar, dalga anlamların açığa çıkışından başka bir şey değildir.
Yâni beyin, dalga anlamları, bildiğimiz boyuta transfer eden ve bu arada da, bir yandan bu kavramları dalga bedene yüklerken, diğer yandan da dışarıya yayan muazzam bir cihazdır.
"ZİKİR", ancak işte bu anlattıklarımızın kavranılmasından sonra anlaşılabilecek, idrâk edilebilecek bir sebebledir ki, bize geldiği gibi Arapça orijinal kelimelerle yapılan çalışmadır.
Zirâ, her bir kelime, harf; belli bir frekansın-titreşimin beyinde ses dalgalarına dönüşmüş halidir.
Her frekans bir anlam taşıdığına göre; kelimeler, belli anlam taşıyan frekansların, ses dalgalarına dönüşmüş halidir ki; bu da "zikir kelime ve kavramlarını" oluşturur.
Yâni, belirli evrensel anlamlar, kuantsal anlamlar, evrende dalga boyları, titreşimler halinde mevcût olduğundan; bunların ses frekansına dönüşmüş haline de kelimeler dendiğinden; o anlamların titreşimine en uygun kelimeler Arapça olduğu için, zikir kelimeleri Arapça olmuştur.
Dolayısıyla, siz o kelimeyi değiştirdiğiniz zaman, asla o frekansı tutturamaz ve asla, o istenilen frekansın ihtiva ettiği anlama ulaşamazsınız.
İşte bu sebebledir ki.
Kişi, Allâh Resûlünün, Kur'ân-ı Kerîm'in insanlara idrâk ettirmek istediği sırlara ermek ve evrensel gerçeklere vâkıf olmak istiyorsa, zikir kelimelerini geldiği gibi, yâni Arapça orijinalinde olduğu gibi, tekrarlamak mecburiyetindedir.
Ve dahi, en az hayatında bir kere, kesinlikle, Kur'ân-ı Kerîm'i Arapça orijinal kelimeleriyle beyninde tekrar etmek ve bunu RUHUNA yani dalga bedenine yüklemek zorundadır!.. Ki, ölümötesi yaşamında sonsuza dek kendisinde bulunan bu bilgi kaynağından yararlanabilsin!
Ayrıca, bundan çok daha basit bir sebebi de vardır bu kelimelerin arapça olarak orijinaline uygun biçimde tekrar edilmesi zorunluluğunun...
Bu Arapça kelimeleri, eğer, Türkçe'ye çevirmeye kalkarsanız, bazen bir sayfa, bazen daha fazla yazmak zorunda kalırsınız; o anlamı verebilmek, o manâyı kavraya bilmek için. Oysa, bunu tek kelime olarak tekrar imkânı mevcutken!..
Bilmem anlatabildik mi, "ZİKİR" daima, niçin geldiği orijinaliyle yapılmalıdır.

------------------------------------------------------------
Demiştik ki, belirli kelimelerin veya kelime grublarının beyinde tekrarının adıdır ZİKİR.
Yapılan her zikirde, ne kelime olursa olsun, beyinde belirli bir frekansta dalgaboyu üretilerek, beynin görev dışı olan hücreleri, o frekansla programlanır..
Şayet CİNNİ ilhamla gelmiş bir kelime ya da budistlerin meşhur "om" kelimesi gibi bir zikir yapılırsa; kişinin beyninde o istikâmette bir gelişme sağlanır ve insan farkında olmadan CİNLER ile rezonansa girerek bir takım ilhamlar almaya başlar. Ve bunun sonunda, verilen ilhamlara göre, kendini, UZAYLI veya EVLİYA, veya MEHDI veya PEYGAMBER veya ALLAH olarak görüp; çeşitli mantıksal bütünlükten uzak fikirler içinde heba eder.
lighter isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 30-10-2008, 23:50   #4
 
rahip - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
Bulunduğu yer: istanbul
Yaş: 28
Mesajlar: 183
Tecrübe Puanı: 1
rahip henüz daha yolun başında


çok zikir çekmekle insan deli olmaz aksine akıllı olur
__________________
insan sevebildiği kadar insandır
rahip isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Reklamlar
Alt 30-10-2008, 23:51   #5
 
EZEL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
Mesajlar: 1.061
Tecrübe Puanı: 2
EZEL yakında ünlü olacak gibi


nerden uyduruyorlar böyle şeyleri bilmiyorum ki ALLAH ın adını anmakla yok deli olunurmuş ... yok cinler falan musallat olurmuş...yapmayın arkadaşlar bu tür sözlere itibar etmeyin kesinlikle...insanın sevdiği birinin adını söylemesi kadar güzel bi şey olur mu..?? müslüman için ALLAH ın adını anmak en lezzetli duygu olmalıdır...buna kulplar takanlar ise zaten içinde ALLAH inancı olmayan kişilerdir onların bu saptırıcı ve soğutucu sözlerini kaale almayın asla...ve yaratıcınızı anmanın zevkini dilinizde ,,kalbinizde ve tüm bedeninizde hissetin ..bakın bakalım huzurdan başka bi şey gelecek mi vücudunuza??? bence asla gelmez başka hiç bir şey...
__________________
ALLAH'IN GİZLİ VE AÇIK NE OLURSA OLSUN TÜM YAPTIKLARINI BİLDİĞİNİ VE GÖRDÜĞÜNÜ ASLA UNUTMA!!!HAREKETLERİNE ONA GÖRE DİKKAT ET!!!
EZEL isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 31-10-2008, 00:26   #6
 
giselle - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
Mesajlar: 111
Tecrübe Puanı: 1
giselle henüz daha yolun başında


işte yaa ALLAH(c.c)'ın isimlerini anmak ne zamandan beri deliliğe,cin görmeye,kafayı yemeye neden olmuştur ki? bunun örnekleri varmıdır? eğer biri size mürşid olmadan zikir çekmeyin,kafayı yersiniz diyorsa mutlaka o insanı araştırın!!!ya tarikat üyesidir yada dinden uzak yaşayandır....
giselle isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 05-11-2008, 05:32   #7
 
fatalposeidon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
Mesajlar: 89
Tecrübe Puanı: 1
fatalposeidon henüz daha yolun başında


Varsın Allah'ı anarak deli olalım.
Hem deli olsak daha iyi ya dünya umrumuzda olmaz
demek ki elimizden geldiğince zikire devam
__________________
Sigara yavaş yavaş öldürüyormuş....
Kimin acelesi var ki !
fatalposeidon isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 05-11-2008, 07:29   #8
 
Muhabbetci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2008
Bulunduğu yer: Almanya/Krefeld
Yaş: 34
Mesajlar: 2.768
Tecrübe Puanı: 4
Muhabbetci yakında ünlü olacak gibiMuhabbetci yakında ünlü olacak gibi


Fatal arkadasim sözü güzel...

Varsin ALLAHI zikrederek deli olalim...

Ezel kardes, vallaha bende anlamiyorum kim uydurur bu tür sacmaliklari...ALLAHI cok zikreden deli olur diyenler , kime hizmet ettiklerine hep sasarim..Art niyetdenmi derler, cahillikdenmi anlamamki

Halkimiz bir tuhaf vesselam
__________________
Radyo dinlemek icin Tikla
Click the image to open in full size.
3:78 "Onlardan bir zümre vardir, aslinda Kitap'tan olmayan birseyi siz Kitap'tan sanasiniz diye, dillerini Kitap'la egip bükerler. O, Allah katinda olmadigi halde, "Bu, Allah katindandir." derler. Bilip durduklari halde, Allah hakkinda yalan söylerler."
Muhabbetci isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Reklamlar
Alt 05-11-2008, 08:32   #9
 
Zem_heri - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 2.259
Tecrübe Puanı: 4
Zem_heri yakında ünlü olacak gibi


biz bu konuyu tartışmıştık sanırım. ama ben Shodow bu konuyu nasıl görmediyi merak ettim ))Lighter Ahmed Hulusinin gerekli yerlerini almış zaten ama . Shodowun bu konuda söyleyecek çok sözü olmalı siz bilmiyorsunuz. neyle uğraştığınızı bilmiyorsunuz. tehlikedesiniz cinlerin elinde oyuncak olursunuz. Zikir gelişigüzel yapılmaz. astral yapan birinin kontrolünde yapılmalı. içinizde astrali yapıyorum diyen de yalan söylüyor onlarda cinlerin elinde oyuncak. (Ha bitti Shodowun konu hakkındaki yorumlarını yorulmasın diye ben yazdım ))
Ben hiç zikir çekip deli olan görmedim herkesin içi rahat olsun. zikir yaparken çeşitli rahatsızlıklar çeken arkadaşların da zaten o rahatsızlıkları önceden varmıştır. beyin bazı açılımlar yapınca sanırım bu rahatsızlıklarının daha çok farkına varıyorlar. sağlıklı bi ruh yapısına sahip bi insanın beynini bu tür şeylerle doldurup onu inandırırsak zaten cin şeytan ne varsa görür ama bunun zikirle ilgisi yok. biz beynini şartlandırdığımız için )
Zem_heri isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 11-11-2008, 04:05   #10
 
the_frost - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2008
Bulunduğu yer: Zamansız mekansıZ
Yaş: 25
Mesajlar: 1.991
Tecrübe Puanı: 2
the_frost henüz daha yolun başında




Çok zikreden deli olur tutim adamı getirim istersen girmişler kanına zor atlattı vallA
Zaten psikolojik sorunlu bide üstüne böle yüklenmişler çocuk o günleri anlatıyor göreceksiN kendinide alim sanmaya başlamış garip nesE
Offfffffffffffffffffffff
__________________
http://www.lahuti.com/forum/image.php?type=sigpic&userid=75634&dateline=122841  6382
Fate NeveR EnDs
the_frost isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Reklamlar

Lahuti.com ©2000 - 2009
Powered by vBulletin

SEO by vBSEO 3.2.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151