Kutsal Kitap » Deuterokanonik » Ezra
EZRA
GİRİŞ
"Ezra'nın Vahyi" olarak da bilinir. Yahudiler'in Kutsal Kitap 'ındaki özgün Ezra metnine bazı Hristiyan yazarlar tarafından yapılan eklerden oluşur. Yazıldığı tarih tam olarak bilinmese de İ.S. birinci yüzyılda yazılmış olması önemli bir olasılıktır. Metin gelecek olaylarla ilgili yedi görümden oluşur.
Ana Hatlar
1:1-2:48 Giriş
3:1-5:19 Birinci görüm
5:20-6:34 İkinci görüm
6:35-9:25 Üçüncü görüm
9:26-10:59 Dördüncü görüm
11:1-12:50 Beşinci görüm
12:51-13:56 Altıncı görüm
13:57-14:48 Yedinci görüm
15:1-16:78 Peygamberlik sözleri
İsrail'in Reddediliri ve Gelen Görkem
1 Levi oymağından Harun oğlu Elazar oğlu Pinehas oğlu Avişua oğlu Borit oğlu Uzzi oğlu Ama oğlu Marimot oğlu Aziya oğlu
2Amarya oğlu Eli oğlu Pinehas oğlu Ahiya oğlu Ahituv oğlu Sadok oğlu Şallum oğlu Hilkiya oğlu Azarya oğlu Seraya oğlu Peygamber
3Ezra'nın ikinci kitabı.Ben Ezra, Pers Kralı Artahşasta'nın krallığındaki Medya'da tutsaktım. Rab bana şöyle seslendi:
4"HaIkına git, onların suçlarını açıkla. Çocuklarına bana karşı nasıl günah işlediklerini anlat.
5Onlar da çocuklarının çocuklarına anlatsınlar.
6Onlar atalarından daha çok günah işlediler, beni unutup yabancı tanrılara kurbanlar kestiler.
7Köle oldukları Mısır'dan onları kurtaran ben değil miydim? Ancak onlar beni öfkelendirmeye devam edip uyarılarımı önemsemiyorlar.
8"Ezra, saçını yol, yasama itaatsizlik eden bu halkın üzerine felaketler boşalsın. Onlar yola gelmekten uzaktalar.
9Üzerlerine böyle çok iyilikler yağdıran ben, daha ne kadar onlara katlanmalıyım?
10Onların hatırı için birçok kralın tahtını devirdim, halkı ve ordusuyla birlikte Firavun'u yere yıktım.
11Onların yolları üzerine dikilmiş her ülkeyi mahvettim. Sur ve Sayda kentlerinin halklarını doğuda bozguna uğrattım, İsrail'in düşmanlarının hepsini öldürdüm.
12"Onlara de ki, bunlar Rab'bin sözleridir. Sizi denizden kurtarıp getiren,
13hiç bir yolu olmayan yerlerde sizler için güvenli yollar yapan ben değil miydim? Ben size önder olarak Musa'yı, kâhin olarak Harun'u verdim.
14Ben size ateş sütunundan ışık verip aranızda büyük mucizeler ger çekleştirdim. Ancak sizler beni unuttunuz.
15"Her Şeye Gücü Yeten Rab diyor: İşaret olarak size bıldırcınlar, korunmanız için konaklayacağınız bir yer verdim. Ama hepiniz orada mırıldanıp şikayet ettiniz.
16Düşmanlarınızı mahvettiğim zaman sizlere verdiğim zaferi kutlamak yerine söylendiniz. O günden bugüne şikayet etmeyi hiç bırakmadınız.
17Size verdiğim iyilikleri unuttunuz mu? Çöldeki yolculuğunuzda aç ve susuz kaldığınız zaman
18bana haykırıp feryat ettiniz. 'Niçin bizi bu çöle getirdin, bizi öldürmek için mi? Bu çölde ölmektense Mısır'da köle olarak kalmak daha iyidir!' diye mırıldandınız.
19Yakınmalarınız beni üzdü ve size yiyecek olarak man verdim. Meleklerin ekmeğinden yediniz.
20Susadığınızda kayayı yarıp bolca su akıttım. Yaz sıcağına karşı, yapraklı ağaçların gölgesini verdim.
21Sizlere karşı olan Kenanlılar'ı, Perizliler'i ve Filistliler'i kovarak size oymaklarınız arasında paylaşmanız için bereketli topraklar verdim. Sizin için daha ne yapabilirdim? Böyle diyor Rabbiniz.
22"Her Şeye Gücü Yeten Rab şöyle diyor: Çöldeyken acı su kaynakları nedeniyle susuzluk çekip bana sövdüğünüzde,
23küfrünüz yüzünden üzerinize ateş göndermek yerine kayadan çıkan acı suyu tatlıya çevirdim.
24Ey Yakup, seninle ne yapmalıyım? Yahuda, bana itaat etmeyi reddediyorsun. Öteki uluslara dönecek, adımı onlara vereceğim. Onlar benim yasalarımı tutacaklar.
25Çünkü, sen beni terk ettin, ben de seni terk edeceğim. Merhamet için yalvardığında sana hiç merhamet etmeyeceğim.
26Bana dua ettiğinde dinlemeyeceğim. Ellerini kanla lekeledin, cinayet işlemek için aceleyle koşuyorsun.
27Terk ettiğin ben değil, ama kendinsin. Böyle diyor Rab.
28"Her Şeye Gücü Yeten Rab şöyle diyor: Oğullara bir baba, kızlara bir anne, çocuklara bir bakıcı gibi davranmadım mı?
29'Benim halkım olacaksınız, ben de sizin Tanrınız olacağım' demedim mi?
30Sizleri bir tavuğun yavrularını kanatları altına topladığı gibi bir araya getirmedim mi? Ama şimdi sizinle ne yapacağım? Sizi uzaklara fırlatıp atacağım.
31Bana kurban kestiğinizde, sizden yüzümü çevireceğim. Sizin bayramlarınızı, Yeni Ay kutlamalarınızı ve sünnetlerinizi kabul etmiyorum.
32Size kullarım peygamberleri gönderdim. Ama siz onları tutup öldürdünüz, onların ölü bedenlerini kesip parçaladınız. Onları öldürdüğünüz için sizi sorguya çekeceğim. Böyle diyor Rab.
33"Her Şeye Gücü Yeten Rab şöyle diyor: Tapınağınız terk edilmiştir. Sizleri rüzgarın önündeki saman gibi fırlatıp atacağım.
34Çocuklarınızın soyu hiç olmayacak; çünkü sizler gibi, yasakladığım ne varsa onları yapıp buyruklarımı dikkate almadılar.
35Tapınağınızı yakında gelecek bir ulusa vereceğim. Öyle bir ulus ki, beni tanımadığı halde bana inanacak, hiçbir işaret vermediğim halde buyruklarımı yerine getirecek.
36Peygamberleri hiç görmemiş olsalar bile, peygamberlerin yaşlılara öğrettiklerini akıllarında tutacak.
37Ant içerim ki, bu gelecek ulusu kutsayacağım. Onların küçük olanları neşeyle zıplayıp atlayacak. Onlar beni gözleriyle görmüş değiller ama, kalpleriyle görecek, söylediğim her şeye inanacaklar.
38"Ey Ezra baba, doğudan zaferle gelen ulusa bak!
39Önder olarak onlara İbrahim'i, İshak'ı, Yakup'u, Hoşea'yı,
40Amos'u, Mika'yı, Yoel'i, Ovadya'yı, Yunus'u, Nahum'u. Ha-bakkuk'u, Sefanya'yı, Hagay'ı, Zeke-riya'yı ve Rab'bin Habercisi diye anılan Malaki'yi vereceğim.
___OO___
2 ''Rab şöyle diyor: Bu insanları kölelikten kurtarıp özgür kıldım, kullarım peygamberler aracılığıyla onlara buyruklar verdim. Ama peygamberlere kulaklarını tıkayıp buyruklarımın bir ölüm fermanı olmasına neden oldular.
2Onları doğuran anne onlara diyor ki: 'Gidin, çocuklarım, ben dul ve terk edilmişim,
3Sevinçle sizi doğurdum, sıkıntı ve kederle sizi kaybettim. Çünkü, siz Rabbiniz Tanrı'ya karşı günah işleyip yanlış olduğunu bildiğim ne varsa onu yaptınız. Şimdi. dul ve terk edilmiş olarak sizin için ne yapabilirim ki ben?
4Gidin, çocuklarım, Rabbimiz'den merhamet dileyin.'
5Kendi tanıklığını onunkine eklemen için şimdi sana sesleniyorum. Ey Ezra baba! Onun çocukları benim antlaşmama uymayı reddettiklerinden, bırak sözlerin onlar üzerinde bir şaşkınlığa neden olsun.
6Anaları yağmalansın ve kendilerinin de hiç soyu olmasın.
7Onları ulusların arasına dağıtılmaya, adlarının yeryüzünden silinmesine mahkûm et. Çünkü onlar benim antlaşmamı teptiler.
8"Vay sana, ey Asur! Günahkârları barındırıyorsun! Sen, ey günahkâr ulus,
9Sodom ve Gomora'ya neler yaptığımı anımsa! Onların ülkeleri katran kümeleri ve kül yığınları altında gömülü duruyor. Bu, benim, bana itaat etmeyenlerle nasıl başa çıkacağımın göstergesidir. Böyle diyor Her Şeye Gücü Yeten Rab.
10"Rab Ezra'ya şöyle diyor: Halkıma de ki,
11bir zamanlar İsrail'e sunduğum Yeruşalim Krallığını onlara vereceğim. Görkemli varlığımı İsrail'den geri çekip onların olacak olan tapınağı sonsuza kadar benim kendi halkıma vereceğim.
12Hayat ağacı onların üzerine hoş kokusunu yayacak, onlar zahmet çekmeyecek ya da kedere bürünmeyecek.
13Dileyin, alacaksınız; bu nedenle dua edin ki, kısa bekleme süreniz belki, her şeye rağmen, daha da kısaltılabilir. Şimdi krallık sizin için hazır, bekleyin! Çağırın gökyüzünü, yeryüzünü tanıklığa,
14Ben, kötülüğü kaldırıp iyiliği getirdim. Yaşayan tek Tanrı olduğum için, diyor Rab.
15"Ey anne, çocuklarını bağrına bas. Onları bir güvercinin kendi yavrularını besleyip büyüttüğü gibi yetiştir. Onlara tökezlemeden yürümeyi öğret. Sen benim seçtiğimsin, diyor Rab.
16Adımı kabul ettikleri, şükranla onayladıkları için ölüleri yattıkları yerlerden diriltecek, onları mezarlarından dışarıya çıkaracağım.
17Korku yok sana bir çok çocuğun anası! Ben seni seçtim. Böyle diyor Rab.
18"Kullarım Yeşaya'yla Yeremya'yı sana yardım etmeleri için göndereceğim. Onlar peygamberlik ederken seni, benim halkım olman için ayırdım. Senin İçin türlü meyvelerle yüklü on iki ağaç,
19süt ve bal akıtan on iki kaynak ve güllerle, zambaklarla kaplı yedi ulu dağ hazırladım. Orada oğullarını neşeyle dolduracağım.
20Dullara destek ol, öksüzlerin hakkını savun, fakirlere ver, yetimleri koru, çıplakları giydir.
21Zayıf ve çaresizlerle ilgilen, sakın kötürümlerle alay etme. Sakat ve güçten düşmüşleri gözet, görmeyenleri nurumun görme kuvvetine şevket.
22Surlarının İçinde gencin ve yaşlının her ikisini de güvenlikte tut.
23"Gömülmemiş ölü gördüğün zaman, onları işaretle belirleyip kabirlere yerleştir; ölüleri dirilttiğim zaman sana baş köşeyi vereceğim.
24Sakinleş halkım, çünkü senin de dinlenme vaktin gelecektir.
25Çocuklarınla iyi bir dadı gibi ilgilenip onlara düşmeden yürümeyi öğret.
26Size vermiş olduğum kullarımdan hiçbirini kaybetmeyeceksiniz; onları sizlerin sayısı arasından geri isteyeceğim.
27Sıkıntı ve zorluk zamanı geldiğinde endişelenmeyin; başkaları yas tutup üzülecek, ama sizler mutlu ve bereketli olacaksınız.
28Bütün uluslar sizi kıskanacak, ama sizin karşınızda güçsüz olacaklar. Böyle diyor Rab.
29Benim gücüm sizi koruyacak, oğullarınızı cehennemden kurtaracaktır.
30Neşeli ol ana! Seni ve çocuklarını kurtarmaya geleceğim,
31Mezarlarda uyuyan çocuklarını anımsa! Onları yeryüzünün derinliğinden çıkarıp alacak, onlara merhamet edeceğim. Çünkü ben merhametliyim. Böyle diyor Her Şeye Gücü Yeten Rab.
32Ben gelene kadar çocuklarını bağrına bas ve merhametimi onlara ilan et. Çünkü benim lütfum ve acımanı hiçbir zaman kurum ayacak."
33Ben, Ezra, Sina Dağı'nda, Rab tarafından İsrail'e gitmek üzere görevlendirildim. Geldiğimde onlar beni küçük görüp Rab'bin buyruklarını reddettiler.
34Bundan dolayı, ey putperestler, size söylüyorum, dinleyin ve anlayın: Gelen çobanınıza doğru ileriye bakın, o size sonsuz huzuru verecek. Çünkü dünyanın sonundan gelen o yanıbaşınızda.
35Krallığın ödüllerini almak için hazır olun. Işık sonsuza kadar daima üzerinize parlayacaktır.
36Bu dünyanın karanlığından kaçın, sizi bekleyen sevinç ve görkemi elde edin. Kurtarıcıma açıkça tanıklık ediyorum. O, Rabbim'in atadığı kişidir.
37Onu kabul edin ve sevinin, sizi kutsal topraklara davet eden o tek olana şükranlarınızı sunun.
38Doğrulup ayağa kalkın, Rab'bin işaretini taşıyan ve onun masasında oturanların tümünü görün.
39OnIar bu dünyanın karanlığından çıktılar ve Rab'den gelen parıltılı cüppeleri kabul ettiler.
40Ey Sion, hepiniz kabul edin ve Rab'bin yasasını imanla tutmuş olan şu beyazlar içinde sıraya girmişlerin yumağı ile birleşin.
41Çok uzun süredir özlemini çektiğin oğullarının sayısı şimdi tamamlandı. Rab'bin krallığı için dua edin. Böylece dünya meydana geldiğinde O'nun topladığı senin halkın, O'nun halkı olarak belirlenir.
42Ben, Ezra, Sion Dağı'nda Rab'bi yücelten ezgiler söyleyen sayılamayacak kadar çok büyük bir kalabalık gördüm.
43Ortada durup onlardan her birinin başına birer taç yerleştiren, hepsinden daha uzun, çok uzun boylu genç bir adam görkemiyle göze çarpıyordu.
44İlk bakışta büyülendim ve meleğe sordum:
45Efendim, kimdir bunlar?'' O da, "Onlar ölümlü giysilerini bir kenara bırakıp ölümsüzü'" giymiş, Tanrı'nın adını onaylamış olanlardır" dedi. "Şimdi onlara taç ve zafer veriliyor."
46Ben tekrar sordum: "Onlara taç giydirip zafer veren genç adam kim?" Melek de.
47"O, bu ölümlü dünyada onların iman edip kabul ettikleri Tanrı'nın Oğlu'dur" diyerek yanıtladı. Rab'bin adına böyle kahramanca sadık kalan bu insanları övmeye başladım.
48Sonra melek bana şöyle dedi: '"Git, halkımın tümüne görmüş olduğun Rabbimiz Tanrı'nın bu yüce ve harika işlerini anlat."
____OoO____
Ezra'nın Birinci Görümü
3Yeruşalim'in düşüşünden sonraki otuzuncu yılda, ben, Şealtiel-Ezra diye de bilinirim- Babil'deydim. Yatağıma uzandığımda sıkıntılıydım.
2Sion'un perişanlığıyla Babil'de yaşayanların refah ve mutluluğunu düşünmekten aklım karışmıştı.
3Ruhum tamamen altüst olmuştu. Korkularımı yüce Tanrı'ya arzettim.
4"Tanrım, Rab'bim" dedim, "Sen, yalnızca sen değil miydin ki, başlangıçla yeryüzünü oluşturan?
5Toprağa buyruk verdin, Adem oluştu. Onun bedeni cansızdı, ama kendi ellerinle şekil verip hayat soluğunu ona üfledin. Böylece onu yaşayan bir insan yaptın.
6Onu, varlık olarak yeryüzüne gelmeden önce, bizzat senin kurduğun cennette gönderdin.
7Ona itaat edeceği tek bir buyruk verdin, ama o buna uymadı. Bunun üzerine onu ve onun soyundan gelenleri derhal ölüme mahkûm ettin. "Ondan doğan uluslar, soylar, halklar aileler sayılamayacak kadar çoktu.
8Sana karşı günah işleyip seni küçümseyen her ulus kendi yoluna gitti, Sen onları durdurmadın.
9Ne var ki, daha sonra zamanı gelince yeryüzündekilerin üzerine tufanı getirip onları yok ettin.
10Bu son herkesin başına geldi: Adem'e ölüm, soyunun üzerine tufan!
11Sen yalnız Nuh'a, ailesine ve onun soyundan doğru olan kişilere dokunmadın.
12"Yeryüzü nüfusu arttı, aileler ve halklar çoğaldı. Ulus üstüne ulus. Ama sonra, bir kez daha, öncekilerden daha çok günah işlemeye başladılar.
13Onlar günah işlemeye başladıklarında sen onlardan birini,
14adı İbrahim olanı kendin için seçtin. Onu sevdin, yalnızca ona gizlice, gece yarısında dünyanın nasıl son bulacağını gösterdin,
15Onunla sonsuza dek sürecek bir antlaşma yaptın. Onun soyunu hiçbir zaman terk etmeyeceğine dair söz verdin.
16Ona İshak'ı, İshak'a Yakup'la. Esav'ı verdin. Bunlardan Yakup'u seçtin, Esav'ı reddettin. Yakup büyük bir ulus olarak büyüdü.
17"Onun soyunu Mısır'dan kurtarıp onları Sina Dağı'na getirdin.
18Orada göğü eğip yeryüzünü salladın. Dünyayı döndürüp ummanları titrettin, evrenin altını üstüne getirdin.
19Senin görkemin ve yüceliğin, ateşle depremin, rüzgarla soğuğun dört kapısından geçti. Sen Yakup'un soyu İsrailliler'e yasanı, buyruklarını verdin.
20Onların günahkâr kalplerine göre davranmadın. Buyruklarının onların yaşamını yönlendirmesine olanak tanıdın.
21İlk insan Adem, günahkâr bir yüreği yüklendiğinden günah işleyip yenildi. Yalnız kendisi değil, bütün soyu...
22Bu nedenle hastalık yerleşti. Her ne kadar halkının kalbinde yasan yerleşmişse de, günah da orada kökleşmiş olduğundan, iyilik çaresiz kaldı, kötü olan kalıcı oldu.
23"Yıllar geçti, zamanı gelince, kendin için, adı Davut olan birini ortaya çıkardın.
24Ona, senin adının anıldığı bir kent kurmasını ve orada sana kurban kesmesini istedin.
25Bunun bitmesi çok uzun yıllar aldı. Ama aynı günahkâr kalbe sahip olduklarından, kent sakinleri
26tıpkı Adem ve onun soyu gibi davranıp yoldan çıktılar.
27Böylece kendi kentini düşmanlara teslim ettin.
28"Kendi kendime dedim ki: 'Belki de Babil'dekilerin daha iyi bir yaşam sürüyor olmaları, onların Sion'u fethetmelerindendir.'
29Ama buraya ulaştığımda, talimin edebildiğimden daha fazla günahla karşılaştım. Bu otuz yılda kendi gözlerimle bir sürü günahkâr gördüm.
30Günahkârlara karşı ne kadar anlayışlı, inançsızlara karşı ne kadar esirgeyici olduğunu, kendi halkını yok ederken, düşmanlarını nasıl koruduğunu gördüğümde yüreğim parçalandı.
31Senin yollarını nasıl anlamaları gerektiğine ilişkin, kim olursa olsun kimseye hiçbir imada bulunmadın. Babil Sion'dan daha mı erdemlidir?
32İsrail dışında herhangi bir ulus seni hiç tanımış mıdır? Yakup'un soyu gibi başka hangi soy senin antlaşmalarına güvendi?
33Ne var ki, onlar hiç ödüllendirilmediler. Acılarının hiçbir karşılığını görmediler. Uluslar arasında bir aşağıya bir yukarıya dolaştım. Senin buyruklarını dinlemedikleri halde, onların nasıl başarılı olup geliştiklerini gördüm,
34Bu nedenle bizim günahlarımızı, dünyanın geri kalanının günahlarına karşılık terazide tart. O zaman terazinin göstergesinin hangi yöne eğileceği netleşecektir.
35Yeryüzünde yaşayanların sana karşı günah işlemediği herhangi bir zaman var mıdır? Hiç herhangi bir ulus İsrail gibi senin buyruklarını tutmuş mudur?
36Belki burada bir adam, şurada bir adam bulabilirsin, ama hiçbir yerde bütün bir ulusu bulamazsın."
Bu Konuyu Paylaşın !