+ Konuyu Cevapla
Toplam 3 Sayfadan 1. Sayfa
1 2 3 SonuncuSonuncu
Toplam 22 sonuçtan 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Gizli ilimler...

  1. #1
    teoka - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Kas-07
    Bulunduğu yer
    evren içi bir yerde
    İtibar Puanı
    80
    Mesajlar
    1,661

    Gizli ilimler...

    İnsanların büyük bir çoğunluğu çevrelerinde gizli güçlerin bulunduğunu,sır dolu bilgi kaynaklarının olduğunu,kendi içlerinde açığa çıkmamış güçler taşıdıklarını ve bunlara benzer birçok özellikler içeren olguları hissetmişlerdir.Büyücülük,simya ve buna benzer konuları kapsayan gizli bilimler, insanın bir çeşit başka bir dünyaya ilişkin inançlarını ve orası ile iletişim kurmaya çalıştığı araçları ele alır.İnsanların gizli bilgilere olan inançları bilimin ilerlemesi ile değişmiş,toplumdan topluma farklılıklar göstermiştir.
    Bilim, elmanın ağaçtan düşüşünü yerçekimi ile açıklar.O elmanın ağacın altından geçen belirli bir insanın,bir başkasının değil ille de o insanın başına düştüğünün açıklamasına girişmez.Gizli bilimler, olayların bilimsel açıklamaları ile ilgilenmezler.Olaylar üzerine kehanette bulunmakla,onları önlemek veya teşvik etmekle uğraşırlar.
    *
    Eski dönemlerde,semavi dinlerden önce, gizli bilimlere inanan bir kişi için doğaüstü bir boyut veya bir başka alem,çeşitli tanrıları ve şeytanları içinde barındıran yerdir.Bu güçlerin hemen herşeyi,örneğin iklimleri,tarladaki ürünleri veya döllenme olayını etkilediğini düşünürdü.Ama en önemlisi kendi yaşamlarını sürdürmelerinin bu güçlere bağlı olduğuna inanmışlardı.İlginç olan durum ise bu tip inançlara bağlı olarak ölüm sonrası yaşama,ruhlara ve hayaletlere inanma neredeyse evrensel hale gelmişti.
    *
    Eski İran’da doğaüstü güçlerle donanmış olduklarına inanılan bir rahip sınıfı olan Mecusiler,başkalarına veya kendi kendine yapılan telkin gücünü kavramışlardı.Kutsal sayılan bu kişiler zihni bir noktada yoğunlaştırmak amacı ile bir takım ayinler ve simgeler buldular.Bu ayinlerin bazıları pagan,yani çok tanrılı dinlere geçmişti.Daha sonra gelen büyük dinler bu inanışları yıktı.Buna rağmen bazıları etkilerini sürdürdü.Bunun üzerine Avrupa’da 14.yüzyıldan başlayarak gizli bilimlerle ilgili çalışmalar kilise tarafından şeytan işleri sayılarak suçlandı.Albigne mezhebine ait insanlar dünyanın şeytan tarafından yaratıldığına inanıyorlardı.Kilisenin bu mezhep üzerine uyguladığı baskılar Avrupa ve Amerika’da cadı avlarına yol açtı.O dönemin insanları cadıların her türlü kılığa girdiklerine,bir süpürge üzerinde hızla uçtuklarına,kişileri hayvan haline soktuklarına ve yaptıkları büyülerle her türlü zarara yol açtıklarına inanıyorlardı.
    *
    Büyücü oldukları iddia edilen kişilerin işkenceden geçirilmeleri ve diri diri yakılmaları aşırı şekilde uygulanmasına rağmen büyücülük daha da güçlendi ve 18.yüzyıla kadar sürdü.Bu tip inanışların yanı sıra kurda dönen insanlar,vampirler,periler ve cinler gibi yaratıklara ait söylenceler de vardı.İyi ruhları yardıma çağırmak ve kötü ruhları uzaklaştırmak için birtakım dualara,ayinlere ve tılsımlara baş vuruluyordu.
    *
    Eski dönemlerde Yunanlılar’ın bazısı insanı evrenin küçük bir modeli olarak görürdü.Alındaki çizgileri veya vucuttaki benleri yorumlama anlamına gelen metoskopi bu modele uygun olarak gelişmişti.Bir kişinin özellikleri yüzündeki bir dizi dairesel çizgiden çıkarılırdı.Böylece gezegenlerin güneş çevresindeki yörüngelerin insana yansıdığı anlatılmak isteniyordu.Buradan yola çıkılarak yüzdeki çizgilerin ve vucuttaki benlerin ‘bedenin yıldızları’olduğuna inanılıyordu.
    *
    Geleceği okumak en yaygın uygulama olmuştu.Paraların,iskambil kartlarının,zarların ve çubukların raslantısal dizilişlerinden anlam çıkarmak çokça rastlanan olaylardı.Avrupa’nın bugün bile adından söz edilen kahini Nostradamus 1503-1566 yılları arasında yaşamış olan bir Fransız fizikçisi ve gökbilimcisidir.Tarot kartlarını bugün bile kullananlar vardır.Aynı şekilde bazı kişiler iskambil kartları ile fala bakmayı,düşleri yorumlamayı,avuca bakarak yorumda bulunmayı meslek olarak sürdürmektedir.
    El falcılığı,yani insan özelliklerini anlama ve avuçtaki çizgilerden geleceği okuma çok eskilere aittir.15.yüzyılda avucun ana özellikleri ile gezegenler ve oniki burç arasında bağlantı kuruldu.
    *
    Ölmüş kişilere ait ruhların bazen göründükleri veya seslerinin işitildiklerine ilişkin çok eski inanışlar 19. yüzyılda tekrar ortaya çıktı.Fotoğraf icat edildikten sonra filmlerde bir takım imgesel görüntüler olduğu ileri sürüldü.Böylece hayaletlerin bu dünya ile öteki dünya arasında hapsolmuş kayıp ruhlar olduğu düşüncesi doğdu.İspiritizmaya ilgi duyan kişiler,medyum denilen ruhsal duyarlığa sahip bir insanın trans duruma girerek ölülerden haber aldığına inandılar.1848 yılında Amerika’da 13 ve 19 yaşlarındaki Fox adındaki kızkardeşler evlerinin birtakım çarpma sesleri ile kuşatıldığını söylediler.Anlattıklarına göre raflardaki eşyalar bir ruh veya bir hortlak tarafından itilmiş gibi yerlerinden oynatılıp yere düşürülüyordu.Bu olaydan hemen sonra doğa üstü becerilere sahip bir dizi medyum ortaya çıktı.Bunlar arasında Helena Blavatsky adlı birisi masaları uçurması,kendi bedenini uzatması veya kendisini havaya yükseltmesi gibi gösteriler yapıyordu.
    *
    16.yüzyılda ruh çağırma konusunda uzman olan John Dee,bir arkadaşı ile birlikte birçok melekle yaptığı uzun konuşmaları kayda geçirmişti.Kendisi kraliçe 1.Elizabeth’in danışmanlığına atandı.
    Bazı medyumlar tarafından çekilen ruh fotoğrafları salonlarda sihirbazlarca taklit ediliyordu.Bazı kişiler ektoplazma adı verilen ruh yanılsamasını oluşturmak için bir yardımcı kişi çalıştırırken veya mekanik yöntemler kullanırken yakalanıyorlardı.
    O tarihlerde ölülerle bağlantı kurmak amacıyla seanslar düzenlemek moda haline gelmişti.Bu toplantılara katılan kişiler ruhlara sorular sorarlardı.Alınan cevaplar bir tahtaya yazılırdı.Veya masanın yerinden oynaması ya da masaya vurulması ruhun verdiği başka tip yanıtlardı.
    Bu gibi olaylara inanan insanların zaaflarından yararlanan birçok insan her zaman bulunmuştur.

  2. #2
    aresxxx
    Guest
    gizli ilimler olmadan da bu kadar keşif icadın olamayacağını düşünüyorum piri reisin haritası mesela kesin destek aldığını düşünüyorum piramidlerinde öle olabileceğini düşünüyorum çünkü o devirde mısır büyü merkeziydi ve diğer alemlerden yardım almadan bunca şeyi yapamayacaklarını düşünmekteyim nedersiniz?

  3. #3
    -YASAKLI-
    Üyelik tarihi
    Ara-07
    İtibar Puanı
    31
    Mesajlar
    762
    gizli ilim diye bir sey yoktur cünkü ilim dedigimiz havas dedigimiz seylere kuranda yer verilmemiştir evet bazı insanlar özel yeteneklere sahibtir bazısı olacakları bilir bazısı hisseder bazısının kalp gözü acıktır ama bunlar yetenektir gizli ilimlerle alakalı degildir ayrıca gizli ilim dediginiz bir cok seyi okuyan deneyen arkadaslara soruyorum kim ne ögrenebildi kim neye sahib oldu ancak bazı sarlatanlar bol para kazandı ilim adı altında hepsi bu gizli ilimler adı altında bir cok davetiye var bundan yapıpta bir tek cin sahibi olan varmı yokkkkkkkkkkk niye cünkü okudugunuz sey ilim degil bazı din alimleri farklı yorumlar getirmişlerdir bu ve buna benzer konularda ama görüş birligi vardırki gizli ilim diye bir sey yok tek gercek var okudukca tadına varılan anladıkca genişleyen iman ettikce sır kapıları acılan oda kurandır

  4. #4
    SCARRED - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şub-07
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    İtibar Puanı
    181
    Mesajlar
    122
    Alıntı teoka Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Eski dönemlerde Yunanlılar’ın bazısı insanı evrenin küçük bir modeli olarak görürdü.[...]Böylece gezegenlerin güneş çevresindeki yörüngelerin insana yansıdığı anlatılmak isteniyordu.
    Ne kadar eski dönemler bunlar? Gezegenlerin güneşin çevresinde döndüğünün kabul edilmesi zamanı söz konusu ise o kadar da eski olamaz.

    Even Beethoven had his critics. Name three of them.

  5. #5
    -YASAKLI-
    Üyelik tarihi
    Ara-07
    Bulunduğu yer
    Kartaca
    İtibar Puanı
    10
    Mesajlar
    97
    Yok böyle bir ilim vs.Olsa illa kullanılıordı.Hİç yapabilen yapan gördünüzmü.HEp yaptığını iddaa eden dolandırıcılar var.EE birileri bildiği hakde yapmıyorsa o zamanda zaten böyle bir ilimden bahsedilemez.Yapılmayan uygulamaya konmayan bilginin,ilimin anlamından sözedilemez.İnanmayın yalan.

  6. #6
    -YASAKLI-
    Üyelik tarihi
    Oca-08
    Bulunduğu yer
    Ankara
    İtibar Puanı
    40
    Mesajlar
    89
    Alıntı yellowroza Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    gizli ilim diye bir sey yok tek gercek var okudukca tadına varılan anladıkca genişleyen iman ettikce sır kapıları acılan oda kurandır

    Harika Bir Son Cümle...
    Allah Razı Olsun Yellowroza....
    Demek ki İlim Dedikleri Şey Kur'an da Gizli....
    Olmuş Gizli İlim....

    VesSelam....

  7. #7
    aresxxx
    Guest
    kuran-ı kerimi her okuyan elde edemeyeceğine göre gizli değilmidir?
    --------------------
    gizli ilimleri inkar eden bir çok kişinin burda neler yaptığı aşikardır
    Konu aresxxx tarafından (27-01-2008 Saat 23:03 ) değiştirilmiştir. Sebep: Ardarda Atılan Mesajlar Birleştirildi

  8. #8
    fortuneteller - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oca-07
    İtibar Puanı
    92
    Mesajlar
    120
    Kehf suresinde anlatıldığı üzere, öğrenme ile elde edilen bilgiden ayrı olarak, Allah tarafından lütfedilen Ledünnî bir ilim de vardır. Hz. Hızır’a (a.s) da verilen ve işin iç yüzünü gösteren bu ilmi, gizli karakterlerinden dolayı ilk anda anlamak kolay değildir.
    Bilhassa riyazet ve fazla ibadet sayesinde ulaşılan bu gizli bilgiyi herkesin hazmedemeyeceği, böylece insanları yanlış bir anlayışa götürebileceği sufiler tarafından dikkate alınarak, kalblerine doğan bu bilgileri kapalı bir üslûpla, rumuz ve işaret yoluyla ifade etmeyi tercih etmişlerdir. Nitekim yaptıkları tefsirlere sadece tefsir değil, işaret adını vermişlerdir. İşte bunun için tasavvufî tefsire İşârî Tefsir denmiştir.
    Kur’an’da gizli ilimler, sırlar, hikmetler ve işaretler mevcuttur. Kur’an’ın incelikleri bitmez. Alimler ona doymaz. Her akıl onu aynı seviyede anlamaz. Takva nuru olmadan Yüce Allah’ın gerçek muradı anlaşılamaz. Çünkü Yüce Allah bu kitabın ancak muttakiler için bir hidayet kitabı olduğunu, kalbi perdeli olanların onu anlamayacağını haber vermiştir.
    İman nuru zayıf olan kimsenin, ilahi hükümleri ve Allah’ın muradını anlama idraki de o derece zayıftır.
    Peygamber olmadıkları halde, Allah tarafından haber alan ve kendilerine çeşitli ilimler ilham olunan kimselere muhaddesûn denilir. Bu ilme mazhar olan kimseler, olayları önceden keşfedebilirler, diğer insanlara kapalı olan durumlar ve ilimler onlara açılır.
    Bilindiği gibi, gayb ilmi, Allah’a mahsus olmakla birlikte, bazı gaybî bilgileri, dilediği bir kuluna mucize veya keramet olarak, ya vahiy veya ilham yoluyla bildirebilir.

    Hadislerde, her ayetin bir zahiri, bir de batını olduğu ifade edilmiştir. Bu hadislerde zahir ile batınının anlaşılmasında insanların farklı olduğuna dikkat çekilmektedir.

    Abdullah b. Mes’ud’un rivayet ettiği bir hadiste Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurmuşlardır:

    “Kur’an’ın bir zahiri, bir batını, bir haddi ve bir matla’ı vardır.”27

    Ebu Hureyre’nin rivayetine göre Rasulullah şöyle buyurmuştur:

    “İlimler arasında sedef içerisindeki inci gibi bir ilim vardır ki, onu Allah’ı bilen alimlerden başkası bilemez. Onlar bu ilmi söyledikleri zaman, Allah’tan gafil ve cahil olanlardan başkası onu inkar etmez.”30

    Onu da ehli olanlar bilir ve ihtiyaç kadarını açıklarlar. Bu iş zahir ilim yanında yüksek derecede bir ruh olgunluğu, kalp temizliği, nefis eğitimi ve manevi destek ister.
    kimilerine göre mana aleminden gelen varlık veya varlıklar bazı insanlara bu ilmi ve kullanma metodunu öğretmişlerdir. Bu anlattığıma örnek; Bakara süresi 102. ayetinde olan Harut ve Marut isimli iki meleği örnek olarak verebiliriz.
    [SIGPIC][/SIGPIC]

    TANRI ' NIN SANA BAHŞETTİĞİ ZEKAYI KULLANMAYARAK ONU İNCİTME

  9. #9
    aresxxx
    Guest
    Alıntı fortuneteller Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Kehf suresinde anlatıldığı üzere, öğrenme ile elde edilen bilgiden ayrı olarak, Allah tarafından lütfedilen Ledünnî bir ilim de vardır. Hz. Hızır’a (a.s) da verilen ve işin iç yüzünü gösteren bu ilmi, gizli karakterlerinden dolayı ilk anda anlamak kolay değildir.
    Bilhassa riyazet ve fazla ibadet sayesinde ulaşılan bu gizli bilgiyi herkesin hazmedemeyeceği, böylece insanları yanlış bir anlayışa götürebileceği sufiler tarafından dikkate alınarak, kalblerine doğan bu bilgileri kapalı bir üslûpla, rumuz ve işaret yoluyla ifade etmeyi tercih etmişlerdir. Nitekim yaptıkları tefsirlere sadece tefsir değil, işaret adını vermişlerdir. İşte bunun için tasavvufî tefsire İşârî Tefsir denmiştir.
    Kur’an’da gizli ilimler, sırlar, hikmetler ve işaretler mevcuttur. Kur’an’ın incelikleri bitmez. Alimler ona doymaz. Her akıl onu aynı seviyede anlamaz. Takva nuru olmadan Yüce Allah’ın gerçek muradı anlaşılamaz. Çünkü Yüce Allah bu kitabın ancak muttakiler için bir hidayet kitabı olduğunu, kalbi perdeli olanların onu anlamayacağını haber vermiştir.
    İman nuru zayıf olan kimsenin, ilahi hükümleri ve Allah’ın muradını anlama idraki de o derece zayıftır.
    Peygamber olmadıkları halde, Allah tarafından haber alan ve kendilerine çeşitli ilimler ilham olunan kimselere muhaddesûn denilir. Bu ilme mazhar olan kimseler, olayları önceden keşfedebilirler, diğer insanlara kapalı olan durumlar ve ilimler onlara açılır.
    Bilindiği gibi, gayb ilmi, Allah’a mahsus olmakla birlikte, bazı gaybî bilgileri, dilediği bir kuluna mucize veya keramet olarak, ya vahiy veya ilham yoluyla bildirebilir.

    Hadislerde, her ayetin bir zahiri, bir de batını olduğu ifade edilmiştir. Bu hadislerde zahir ile batınının anlaşılmasında insanların farklı olduğuna dikkat çekilmektedir.

    Abdullah b. Mes’ud’un rivayet ettiği bir hadiste Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurmuşlardır:

    “Kur’an’ın bir zahiri, bir batını, bir haddi ve bir matla’ı vardır.”27

    Ebu Hureyre’nin rivayetine göre Rasulullah şöyle buyurmuştur:

    “İlimler arasında sedef içerisindeki inci gibi bir ilim vardır ki, onu Allah’ı bilen alimlerden başkası bilemez. Onlar bu ilmi söyledikleri zaman, Allah’tan gafil ve cahil olanlardan başkası onu inkar etmez.”30

    Onu da ehli olanlar bilir ve ihtiyaç kadarını açıklarlar. Bu iş zahir ilim yanında yüksek derecede bir ruh olgunluğu, kalp temizliği, nefis eğitimi ve manevi destek ister.
    kimilerine göre mana aleminden gelen varlık veya varlıklar bazı insanlara bu ilmi ve kullanma metodunu öğretmişlerdir. Bu anlattığıma örnek; Bakara süresi 102. ayetinde olan Harut ve Marut isimli iki meleği örnek olarak verebiliriz.
    eline sağlık benim demek istediğim de buydu ilmin olmadığını söylemek ve sadece inkar yolunu seçmek ilmin olmadığından değil bazı şeylerin söylenmemesi gerektiğindendir bilen bilir bilmeyense sadece fiziği matematiği ilim sayar

  10. #10

    Üyelik tarihi
    Oca-08
    Bulunduğu yer
    izmir
    İtibar Puanı
    10
    Mesajlar
    11
    Gizli ilim denmesinin sebebi her birşeyler duyup uygulayananın başarılı olamamasıdır. İlminde katları dereceleri mevcuttur. Burada Rahmani ve şeytani ilimleride ayırt etmek lazım. Oldukça ayrıntılı bir konu. Ne kadar konuşsak o kadar derine gider. Yok demek olmaz çünkü mevcut olduğunu ayetler ve hadislerden anlıyoruz. Hıdır aleyhisselamın ilmi mesela, veya Hz. Zulkarneyn'in ilmiki yecüc ve mecücüninsanlara saldırdığı kıyametten önce açılacak hala bulunamamış kapıyı kapatabilmeside ayrı bir ilimdir. Kitabıda mevcut değildir okuyalım bilelim. Baktığımızda Rahmani ilimlerin kitap şeklinde (Kutsal kitapları kastetmiyorum) yazılmadığını derecesi yükselen mümin kullara bir şekilde öğretildiğini görürüz. Uygulanan tarifler asıl itibarıyla şeytani ilimlere aittir. Tutup tutmayışı irdeleniyor sık sık. Her ne yaparsanız bir sonucu vardır. Varlıkları çağırmanın sonucunda mutlaka bir etki üzerinizde kalmaktadır. Bu yüzden en güzeli hiç bulaşmamaktır. İleriki yaşlarına gelip zayıflayınca o varlıkların oyuncağı olan ıstırapla ölerek kurtulan oldukça çok kişi var. İnsanoğlu hep kendi eliyle yapyığından çeker.

+ Konuyu Cevapla

Bu Konuyu Paylaşın !

Bu Konuyu Paylaşın !

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

Bağlama Büyüsü Bağlama Büyüsü Muhabbet Büyüsü Aşk Büyüsü Büyü Aşık Etme Büyüsü Medyum

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198