-
Hangi Tür Ölüm Ne Hissettiriyor?
Dünyanın en önde gelen bilim dergilerinden New Scientist, İskoçya'daki Caledonian Üniversitesi'nden psikolog Cynthia McVey'in, ölümün eşiğinden dönenlerle görüşerek ve bilimsel incelemeleri bir araya getirerek yaptığı araştırmayı yayımladı. Araştırmaya göre kafa kopmasından boğulmaya, yanmaya ya da yüksekten düşmeye kadar birçok ölüm şeklinde asıl darbeyi indiren, beyne oksijen gitmemesi...
İşte o araştırma:
* BOĞULMA
KİŞİ ilk anda büyük panik yaşıyor. Nefesini tutuyor. Ardından su ciğerlerine doldukça bir yanma ve yırtılma hissi duymaya başlıyor. Son olarak hissettiği şey ise sakinlik ve dinginlik oluyor. Oksijen alamadığı için bilinci kapanıyor, ardından ölüyor.
* YANMA
YANIKLAR, çok şiddetli acıya yol açıyor. Sinir uçlarının yanması ise bu acı hissini bir süre sonra ortadan kaldırıyor. Ardından kişi biraz his kaybına uğruyor. Yanarak ölen kişilerdeki asıl ölüm nedeni çoğunlukla zehirli gazların solunması ve nefessizlik oluyor.
* KAFANIN KOPMASI
UZMANLARA göre beyin, kafa koptuktan sonra saniyelerce fonksiyonlarını sürdürüyor. Fransa'daki raporlara göre 18'inci yüzyılda giyotinli idamlarda kopan kafada 30 saniye kadar yüz mimikleri görülüyordu.
* YÜKSEKTEN DÜŞME
ABD'DEKİ Golden Gate Köprüsü'nden atlayan 100 kurban, akciğerin iflas etmesi, kalbin patlaması ve kırık kaburgaların iç organlara zarar vermesi sonucu öldü.
* ELEKTRİĞE KAPILMA
EVDE bir şekilde elektrik akımına kapılma kalbi durdurabiliyor. 10 saniye sonra da bilinç kapanıyor. Ancak elektrikli sandalyede idam edilen mahkûmların ölüm nedeni beynin aşırı ısınması ya da boğulma oluyor.
* KAN KAYBI
1.5 litre kan kaybeden kişi kendini halsiz, susamış ve korkmuş hissediyor. İki litre kan kaybedildiğinde baş dönmesi ve bilinç kaybı başlıyor.
* DEKOMPRESYON (BASINÇ KAYBI)
ANİ basınç kayıplarından kurtulanlar göğsüne vurulmuş gibi ani bir acı yaşadıklarını anlatıyor. 15 saniyeden az süre içinde de bilinç kaybı yaşanıyor.
* KALP KRİZİ
EN çok rastlanan olay, kaslar oksijen alamayıp çırpınmaya başladığında hissedilen göğüs ağrısıdır. Kalbin normal ritminin bozulması, kalp atışlarını durdurur. Bilinç kapanır, ölüm gerçekleşir.
* ASILMA
YAĞLI urganla asılarak boğulma 10 saniye içinde bilinç kaybına yol açıyor. Fırlatma tarzı asılmalarda amaç, boynun kırılmasını sağlamak. Ancak bu yöntemle asılan mahkûmlarda ölümlerin yine boğulmadan kaynaklandığı belirlendi.
* ZEHİRLİ İĞNE
ABD'DE idamlarda kullanılan yöntem doğrudan kalbi durduruyor. Araştırmalar, mahkûmların yanma ve büyük acı hissettiğini gösteriyor.
-
* BOĞULMA
KİŞİ ilk anda büyük panik yaşıyor. Nefesini tutuyor. Ardından su ciğerlerine doldukça bir yanma ve yırtılma hissi duymaya başlıyor. Son olarak hissettiği şey ise sakinlik ve dinginlik oluyor. Oksijen alamadığı için bilinci kapanıyor, ardından ölüyor.
bende boğulma anını yaşadım ama daha faarklı oldu ilk anda hiç panik yaşamadım ama evet nefesimi tuttum gözlerim açıktı ve gökyüzünü görüyordum nefes alamıyordum ama nefessiz kaldıgımıda hissetmıyordum huzur vericiydi.. hiç suyun dibinden çıkmaya bir çaba harcamadım ölece kendimi bıraktım ve olanları izledim herşey kare kare gözümün önüne gelıyordu flim şeridi gibi..bu kadar erkenmi gelıcekti ölüm dedim ben daha hiç bişe yapmadımki ebedi yer için derken ... birden suyun yüzüne çektıler nerde olduğumu anlayamadım hani öldümmü yaşıyormuyum ikisini karıştırdım...arkadaş dediki suyun dibine batışını gördüm çok sakindin hiç çırpınmadın ...
-
Şehid olan bir sivrisinek ısırması kadar ya hisseder ya da belki hissetmez bile. İsterse diri diri yansın. Bakanlara dehşet saçar, için de olana gül gülistan olur. Öyleyse şehid olmayı isteyin. Şehid olabilmenin şartı, şehid gibi yaşamaktır. İbadet-ü taati severek yapmak, nefsini peylememek, başkaları için fedakarane yaşamak gibi.
-
kan kaybını tercih ederim 5 sene önce mide kanaması geçirmiştim hemoglobin seviyem 6 ya inmişti askerdim istanbul gata hastanesinin aciline getirmişler hiç bir şey hatırlamıyor ve görmüyordum 3 gün komada kaldım ve hiç acı çekmedim ölsem öldüğümü sorgu melekleri geldiğinde öğrenirdim heralde şuurum kaybolmuştu belkide kötünün iyisi bu olurdu benim için tecrübede ettim olayı
-
Can çekilme esnasını bilemiyoruz. Herşey şurayla bağlantılı olan dairede anlatılıyor ve anlatılacak. Elbetteki, ruhum bedenle ilişkini kesti, sonrada bir koni vasıtasıyla sıkıştırır gibi tekrar (örnek olsun diye söyledim-muhalfarz kaydıyla) bedene hapsettiler numunesini asla duyamayacağız.
Düşünün bir kere bir ağacı dev ellerinizle gövdesinden tutup köküyle beraber çekeceksiniz toptaktan sökeceksiniz. Ağaç lastik gibi ağaç olsun yani kolay kolay dalları kopmaya, kırsan bile ayıramaycağınız türleri vardırya öylesi, toprakta kuru gibi sımsıkı tutar olsun. Ağaç hissetse ne hisseder di acaba?
İşte buna örnek yok. Biz beynin kaydettiklerini biliyoruz. Bir noktada beyne "kaydı durdur vazifen bitti " emri gidiyor, bundan sonrasını tek insan anlatamaz. Yok çünkü. Var olduğunu idda eden imanını yoklasın.
Biz kalbin durduktan sonra ruhun ne zaman çekilip çıkarıldığını bilmiyoruz. Belki 5 saat sonra çıkarılıyor. Varmı ki beş saat kalbi durup ta hayata dönen?
Belki kalbinin durmasından itibaren tam 24 saat sonra. Yahut hemen mezara konursa, koymayla beraber çıkarıldığını (belki sadece salise geçmeden çıkar, vadesi o salise, kalbi tekrar atma müsaadesiz ise, geri dönüş imkanı tamamen yoksa belki o salise de ruh çıkarılır) yahut ne zaman olduğunu bilmiyoruz. Soru işaretleri çok.
-
bilim adamları 8 saat sonra çalıştırmış kalbi Ledün ama fare kalbi yani anlatmak istediğim bulunuyor yavaş yavaş.bunun acıklaması nasıl olabilir?
-
Burası imtihan dünyası. Allah rububiyet dairesine ait mahrem, özel, sır olan hususları, bazı ebrar dediğimiz seviyedeki insanlardan başka kimseye lutfetmez. İmtihan şartlarına sır'rına ters olur.
Söylediğim gibi, bakarsınız bir câni, bir diktatör, heleki en aşağı seviyedeki insan, ebedi cehennem'de kalacak olan Zalim olanlar, bakmışsınız ilaçlarla vs'lerle sessiz sedasız ölüverir.
Bazen işte Ariel Şaron gibi anlayanlara mesaj verircesine 2-5 sene belki 10 sene bu dünya'ya incecil iplikle tutturulmuş gibi, kendinden geçmiş olarak irtibatta kalır.
Bunlar ve bunların şayet şuur kazanıp anlatacakları delil olmaz.
Hiç kimse bir İmam Rabbani hazretleri yahut peygamber seviyesinde ölüm'ü görüp anlatmaz. Yoktur örneği.
Bu forum'da işte çok örnekler var. Azıcık cin bilen, cinle münasebeti olan bazı arkadaşlar "hüddam edindim" diyor. Ama bilmez ki hüddam hususu, sır olmak, gizli kalmak ister. Yoksa herkes, tutar, Oktan Keleş uyanığı gibi meczubun rüyaları diye Hızır hikayeleri yazardı. Anlatmak istediğim, ebrar seviyesinde yahut o seviyeye yaklaşan insan kalbinden geçen pek çok hususu bir defa bile yalnız kaldığında dahi konuşmamış insanlardır. Böyle güvenilir sadık insanlara, benim hüddamım var demeyecek insalara bazı emanetler, gizli bilgiler verilir. İlhamen verilir. Tabir caizse Kalb telsiz bağlantısı, wireless connectionla verilir. Yoksa birinci kat semâdan bilgi çalacak şeytanları ateş toplarıyla taşlamanın ne ehemmiyeti kalırdı ki? Şeytanlar uzaktan azıcık peşine düştükleri sır insanların "benim hüddamım var!!" deyip, noktalı virgül koymalarından sonrasında anlatacaklarını zahmetsizce dinlerlerdi. Tasavvufta bir tabir vardır "keşif" "keşf". Bu tabir bu ilhamların bazı çeşitlerine verilen bir isim. Bilmeyeni bizzat görüp, anlayıp, bilgisini edip bulmaya deniyor. Kabir'de olup bitenleri kendisi hiç görmediği için, derecesi yettiği zaman O hususta şahsen bilgi aldığı andan itibaren keşfetmeye başlamış olur. Aslında bu keşif kendisi içindir. Başkasına anlatsa bile başkası anlayamaz. İnsanlar şu an dünyada yaşayan 6 milyar makam'dan, seviye'den daha çok seviyeden geçebilir. İnsanların nüfusundan daha fazla mertebe, merhale var. Yani desek ki 6 milyar insan çeşit çeşit. Hiç biri diğerinin seviyesinde değil. Kesinlikle değil. Ama bazen işte diyebiliriz ki şu 5bin insan tasavvufi kalb makamında, nefsi levvame makamındadır. Ama gene onların hangisi kalbin üst makamına daha yakın, hangisi kalb makamının en alt basamaklarında, bu makama yeni adım atmıştır ifade etmek çok zordur.
Ebrar (pak-temizlerin en pak'ı en temiz'i) olup'ta mahrem hususları yazan söyleyen tek kimse yoktur.
Namaz'da şevk ve gayret, ilaveten teheccüdleri eda, tesbihlerinizi tam, ihlasınızı arızasız tutarsanız, (aksi istikamete götürmeyecek günahların en yumuşak, en küçüğünü dahi terk ederseniz) bir iki sene içerisinde (çok derler kabirleri anlar diye ama ben farklı söyleyeyim) azıcık kabus ile pek çok zamanüstü, Kur'an'da haber verilmiş hadiseleri görmeye başlar, derecesi yükselip ilerledikçe daha mahrem olanları kablolu televizyondan seyreder gibi, hani derlerya kaymak gibi görürsünüz.
Kabirleri keşfetmeden evvel siz inşaallah mahşer meydanını müşahade edebileceğinizi pek çok mühim, salih insan söylüyor.
Öyleyse insanlar kendisi görebilecek şekilde, ebrar gibi olmalı, hayatta iken belki görebilmeli. Görebilmek için, görüyormuş gibi yaşamalı. Öyle yaşayan, Allah'ın (subhanehü ve teala) dilerse tutup ağrı dağını kafamıza kurşun gibi fırlatabileceğini, gönderebileceği korkusuyla, samimiyetiyle, saygısıyla yaşamalı. Allah'a bir Vali'ye Cumhurbaşkanına, bir sinema sanatçısına duyduğu sevgiden, saygıdan heyecan'dan daha fazla sevip, saymalı, heycan duymalı. Bunu kalbine koyanı, böyle yaşayanı Allah muhakkak görür ve bilir. Öyle yapana nimetlerini daha da artırır. Daha özel olan ihsanlarla sevindirir. Burada şeker gibi özel iltifatlardansa, ahirette bize sultanmışız gibi iltifatlara kendimizi alıştırmalıyız. Öyle ölüm anını görmek filan fasa fiso olmalı. Allah'a kul olmak, cemalini görmek için yaşamalı. Asıl büyük olan O nimettir.
-
fare dedim konu buraya geldi.daha fazla acıklama istersen Ledün bırak böyle kalsın yeterli saygı değer üyelerimizden biri olarak senin bizlerle kalmanı istiyorum.
-
ölüm anını yasamak hissetmek bu konuda bir yorum yapamıyorum ama inşaallah hazırlıklı ve hayırlı ölümle gitmeyi nasib etsin rabbim imanla kuranla gidelim
-
Kac litre kan kaybetmemis lazim yani ölmek icin :s onu anlamadim ben xs
Yetkileriniz
- Konu Acma Yetkiniz Yok
- Cevap Yazma Yetkiniz Yok
- Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
- Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Forum Kuralları
Bu Konuyu Paylaşın !