HİPNOZ HAKKINDAKI YANILGILAR

Hipnoz binlerce yıldır kullanılmasına rağmen hakkında hala bazı sırlar ve yanlış anlamalar vardır. Bu yanlış anlamalardan en yaygını hipnotistin gücüdür. En yaygın konu, bu kontrol konusudur…


Hipnotist her şeyi kontrol edebilir mi? HAYIR…

Her insan, başkasının kontrolüne girmekten veya kendi kontrolünü kaybetmekten korkar. Ama nisanlar bu konuda bilgilendirildiği zaman yani hipnoterapi esnasında seçme hakları olduğunu öğrendikleri zaman bu konuyla ilgili hiçbir korkuları kalmaz.

Hipnozla ilgili yanlış anlamalar;

  • Hipnozun Hipnotiste Verdiği Güçten Kaynaklananlar
Bu inanç, hipnoz tarihi kadar eskidir. Aynı zamanda mesmerizm gücü olarak da bilinir ve hipnotistlere güçlü büyücüler olarak bakılırdı. Ama aslında hipnozla ilgili çok önemli bir bilgi vardır; “Her Hipnoz kendi kendini bir hipnozdur”.
  • Bilinç Kaybı
Hipnoz hakkında ki diğer yaygın yanlış fikirde danışanın hipnozdayken uykuda, bilinçsiz ve savunmasız olduğudur. Yaygın inancın aksine hipnoz bir uyku değil, ileri bir uyanıklık halidir. Hipnozun bütün seviyelerin de hatta derin seviyelerinde bile hipnotik odaklanmayla gelen, artan bir dikkat ve bunun geliştirdiği derin bir farkındalık ve odaklanma söz konusudur.
  • İsteğin Teslimi
Başka bir yanlış düşünce ise danışanın bütün isteklerini hipnotizmacıya teslim ettiğidir. Ne yazık ki bazı romanlar, yazı dizileri ve televizyon programları da bu yanlış efsaneyi devam ettirmişlerdir. Hipnotize edilebilirlik kapasitesi öznel bir deneyim olduğu için hiçbir şey gerçeğin ötesine gidemez. Çoğu danışan “Hipnoz sırasında istemediğim şeyleri yapar mıyım diye düşünüyorum” ifadesini kullanır. Burada “ karar verme yeteneğinin hipnotistte değil, daima danışanda olduğunu” vurgulamak çok önemlidir.
  • Sadece Belirli İnsanlar hipnotize edilir
Yine burada eski bir yanlış anlamayla karşı karşıyayız. Her insan bir dereceye kadar hipnotize dilebilir ama bu derece; zamana, hipnotistle danışan arasında kurulan uyuma ve telkinlerin çeşidine göre farklılıklar gösterir. Eğer insan isterse mutlaka hipnotize edilebilirler. Zaten insanlar günlük hayatlarında trans deneyimi yaşamakta fakat fark etmemektedirler.
  • Hipnotize Edilen İnsanlar Zayıf Zihinleri Olan Kişilerdir
Bu düşünce de Mermer günlerinden kalmış bir yanlış anlamadır. Bunun sebebi o zamanlar hipnoz çalışmalarının az eğitimli kişiler üzerinde yürütülmüş olmasıdır. Yapılan bazı çalışmalar hipnotize edilebilirlikle zekânın hiçbir ilgisi olmadığını ortaya koymuştur fakat hipnoz için gerekli olan dikkatin odaklanmasının yönlendirilmesinin zekayla ilgisi vardır. Güçlü zihinli olmak ve aşırı zekada olmak bazen aşırı çözümselliğe sebep olabilir bu da transa ve transın derin seviyelerine geçmeye engel olabilir.
  • Trans İçin Kişinin Rahatlaması Şarttır
Hipnoterapik süreçlerin çoğunun bir gerekliliği olan rahatlama hipnoz için tamamen gerekli değildir. Gerekli olan Dikkat merkezinin çeşitliliğinin kaybolup odaklanmanın sağlanmasıdır.

Devam Edecek…AKAKİA BAHAR