Kesinlikle katılıyorum.
Özellikle materyalist görüş taşıyan, bilimsellik taslayarak insan anlamaya çalışan psikolog vb..karşıyım.
Teşekkürler paylaşımınız için..
Artık psikoloji ve psikiyatri alanında bütün eski bilgilerin yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir. Ancak içlerindeki direnç, İslam’la temas kurmalarında en büyük engeli teşkil ettiğinden bu henüz mümkün görünmemektedir. Sadece İslam’la değil, diğer dinlerle de meseleleri vardır ruh bilimcilerin aslında. ABD’deki bir araştırma da bunu doğrulamaktadır. Araştırmaya göre halkın yüzde 95’i dindar olmasına rağmen bu oran psikolog ve psikiyatrlarda yüzde 20’lere kadar düşüyor. Fakat ABD’deki yeni eğilim, ruhbilimle uğraşacak olan insanların ilahiyat eğitimi almaları yönünde. Türkiye’de ise durum farklı. İlahiyat mezunları kendi alanlarına hapsedilmek isteniyor: “Eğer kişi manevi eğitimden geçmiş bir terapistte daha rahat hissediyorsa kendini, elbette ona gidecek. Çünkü daralmış insan, denize düşmüş. Bir şeye sarılıp çıkmak istiyor. Tabii burada şöyle bir trajedi de yaşanıyor. Müslümanlar psikolojiye küs; ihtiyaçları olana kadar. Niye küs? İşte Freud’un, Jung’un ateist, Allah tanımaz vs. durumlarından dolayı.”
-Türkiye’de tepki geliyor mu meslektaşlarınızdan?
Eleştiri otomatik olarak gelecek. Ama anlamadan yapıyorlar bunu çoğunlukla. Böyle şeylerle karşılaşacağımı biliyorum. Hazırlıklıyım tabii. Çünkü paradigmayı sorguluyorsunuz. Paradigma dışarıdan içeriye antikor kabul etmek istemez.
Hedonist, narsist bir modelin bizlere empoze edildiğini anlatan ve psikanalizin, medeniyeti tedavi edeyim derken ruh sağlığını da bozduğunu ifade eden Merter, modern tıp biliminin insanın hayat kalitesini yükseltecek by-pass, organ nakli vs. gibi gelişmeleri gerçekleştirmesine rağmen, aynı şeyin psikoloji ve psikiyatri için söylenemeyeceğini vurguluyor. İnsanın ruhsal durumunun, modern bilimin çıkış zamanına göre daha kötü durumda olduğunu belirterek, terapilerinde rüyalardan da çok faydalanıyor.
Bunun için de Kur’an, hadis, Mesnevi, İbn-i Arabi’den esinlenerek oluşturduğu özel bir metot kullanıyor. Onun, bu konuda ehemmiyet verdiği nokta ise sembollerle çalışmamak.
Peki Nesip Mustafa Merter’in hayatta pişmanlıkları olmuş mudur? “Oooo, çok. Mesela keşke daha evvelden İslam’la müşerref olsa idim. Bu kadar seneyi kaybetmeseydim. Keşke tasavvufla daha evvel tanışsaydım. Çünkü benim gibi yaşlı bir eşeğin…”
-Estağfurullah!
Tımar edilmesi daha zor. Gençken tımar etselerdi herhalde adam olurduk. Ama şimdi yaşlı eşekler (gülüyor) tımar olmuyor. Aynen böyle yazın.
-Türk aydınının yapısında bu zaten var değil mi; kendi hamuruna, suyuna uzak kalma gibi…
Ya, 10-15 yaşlarında almış götürmüşsünüz Avrupa’ya bir çocuğu. 25 sene orada bırakmışsınız. Nasıl yapsın yani? 22-25 yaşlarında gitmiş olsam bir şeyler yerine oturmuş olacaktı.
beceremiyorsam sensiz yaşamayı ve ölmeyi,şu seni ölümüne seven yüreğime sor beni.Elif,Lâm,Râ
Kesinlikle katılıyorum.
Özellikle materyalist görüş taşıyan, bilimsellik taslayarak insan anlamaya çalışan psikolog vb..karşıyım.
Teşekkürler paylaşımınız için..
Sadece psikoloji de değil, her meslekte imanı güçlü Türk'lere ihtiyaç var...
Ben üniversitede Psikoloji okumak istiyorum. Psikolojinin ruh bilimi olduğunu biliyorum. Ruhun da ancak Allah'a ibadetle huzur bulacağına inanıyorum. Ama ilahiyat denilen boyut çok farklı. Çünkü bir insanı anlamak ve o insanın duygularına uygun tedaviyi yapmak, başlı başına bir ilimdir. Örn; bir insana namaz kıl demekle namaz kılacaksın demek arasında oldukça büyük bir fark var. İnsanlara yaklaşmanın ve karşılıklı iletişim kurmanın eğitimini en iyi şekilde almak gerek...
Ayrıca hipnoz, subliminal mesaj teknikleri, analiz testleri... Bunların hepsi, apayrı eğitimler ister...Tüm bu eğitimleri alacak ve uygulayacak kişinin müslüman olması da son derece önemli tabi... Ayrıca karşılaştığım birçok başıkapalı psikolog var. Konuşacağım insanın sağlam inançlı olması bana güven verir. Aksi takdirde o insanla konuşmak istemem. Konuşsam da söylediklerinden etkilenmeyeceğim için fayda göremem...
Bu Konuyu Paylaşın !