Gecenin koynuna yıldız doldurduğu bir gece...
Ben aşka küskünüm.
İsrafil sur üflerken
Bir AŞK bestesi çalacak diyorum.
Hiç yapılmamış kadar güzel,
Hiç dinlenilmemiş kadar saklı,
Bilinenler arasında yer bulmayı istemeyecek kadar
Bakir...
Sözleri tüm alfabelerden farklı,
Melodisi tüm insanlığı ölüme çağıracak kadar kendinden geçiren,
Ne yapanı belli olan,
Ne kime yazıldığı..
Oysa herkesin nasipleneceği,
Herkesin eleğinden geçmiş kadar bellenilmiş,
Dağları,ırmakları,yılanları,ahtapotları,kı rlangıçları
Sığırtmaç kuşlarını,fesleğenleri,erguvanları
Birbirleriyle dansa kaldıracak ustalıkta; mahir..
Belki küçük kuşları yuvalarından koparacak kadar
Nazlı,sevdalı,
Titretirken ağlatacak kadar
Anaları yavrusundan koparacak kadar
Kumruları başka yönlere salık verecek
Bir AŞK bestesi.
Çünkü AŞK
İsrafil de olsa
Kendine tutsak edecek kadar yiğittir.
Milyarlık bu alemi
Bir çırpıda son nefesini vermeye
Koşturacak kadar edalıdır.
Çünkü
Bir kenti bir bakışla yıkmaya kudretli
Bir usta varsa
O da aşktır..
Usta!
Bana ellerini uzat....
Bülent Parlak
Hecelemediğim hiç bir şeyi /
anlayamadın
Üzülme / suç senin değildi
' aşk ' tek heceydi...
Çünkü AŞK
İsrafil de olsa
Kendine tutsak edecek kadar yiğittir.
Bu Konuyu Paylaşın !