Bu derste işlenecek başlıklar:

1- İlk insan (Adam HaRishon)
2- Biçimsel Eşitlik
3- Islah
4- Manevi Filtreler

Bu ana kadar neleri gördüğünüzü özetlemek gerekirse:

Adam HaRishon yaratılan yegane varlıktır. Bu Partzuf üç dünyanın yüksekliklerine erişir. Briya, Yetzira ve Assiya. Başı Briya Dünyasındadır, Garan (Boğaz) Yetzira Dünyasının Hazeh’ine yayılır; Guf’u (Beden) bütün yol boyunca uzanarak, Yetzira Dünyasının Hazeh’inden bu dünyanın sınırlarına kadar olan alandadır. Raglaim (Ayaklar), Assiya Dünyasının bulunduğu yerdedir.

Ülkeler dünyalarda nasıl konumlandırılmışlardır?

Baal HaSulam, Dallar Dilini kullanarak şöyle açıklamalar yapmaktadır: Atzilut Dünyasına Eretz Yisrael (İsrail Ülkesi) denir. Ona en yakın olan yer olan Ürdün, Briya Dünyasının bulunduğu yerdedir.

Yaratan’ın emrine bağlı olarak, İsrail’in iki kavmi ruhların iki türü Ürdün’de konumlandırılabilinir, yani Briya Dünyasında; zira bu dünyanın özellikleri (Bina özellikleri) sadece hafif biçimde Atzilut Dünyasının özelliklerinden (Hohma) farklılık gösterir.

Suriye, İsraile bitişik olarak düşünülür; ona Briya Dünyasının Malkut’u denir. Sonra, Briya Dünyasının Malkutundan Yetzira Dünyasının Hazehine kadar Babil ülkesini buluruz karşımızda.

Parsadan Yetzira Dünyasının Hazehine kadar olan mesafenin Eretz Yisrael olduğu ve buralara Kibbuş David, Davut’un fetihleri denildiği açıkça ortadadır.

Kral Davut maneviyatı dünyamızda maddileştirdi. Maneviyat hakkında çalıştığımız her şey en az bir kez bu dünyada maddileştirilmelidir.

Sadece Yaratan ve insan vardır, yani haz vermek arzusu ve bu hazdan zevk alma arzusu. Yaratan’ın Işığını saklayan, insan etrafında beş tane filtre vardır, beş dünya.

Eğer insan kendi arzularına göre doğal olarak hareket ederse, kendisini bu filtrelerin etkisi altında bulur.

Eğer kişi bu filtrelerin sadece birisinin – en alttaki bile olabilir – özellikleri ile uyumlu olarak kendini ıslah etmeye karar verirse, yükselecektir. Filtrenin üstünde duracaktır ve özelliklerini bu dünyanın özellikleri ile eşleştirecektir.

Üstelik, kişinin özellikleri diğer iki dünyanın özellikleri ile beraber olursa, bu iki filtrenin eylemlerini sona erdirir ve kendini onların üstünde bulur.

Ardından Yaratan’ın Işığı ruhu içine direkt olarak parlayacaktır. Hayat ve ölüm arasında başımıza gelen her şey manevi dünyalarda meydana gelen şeylerin bir neticesidir.

Işık durumuna bakmaksızın Malkuta girmek isteyen insan, onu alabilecek olmasına rağmen Işığı geri çevirmek zorundadır.

Şimdi, Tzimtzum’u tecrübe ediyoruzdur ve bize öyle gelmektedir ki Yaratan artık bizden kendisini algılamamızı istemektedir, bundan dolayı, O, kendini gizler.

Esasında, örneğin bir kişi Assiya Dünyasına eşit bir ıslah gerçekleştirir ise bu onun bu dünyada konumlandırıldığı anlamına gelir.

Filtreyi kaldırmıştır, artık ona gereksinim duymaz zira artık Işığı muhafaza edebilir ve vermek niyetiyle olabilir. Sonra farkeder ki Yaratan açısından kendimiz için veya O’nun için almak amacıyla kısıtlama yapmamızın veya yapmamamızın bir önemi yoktur.

Açıkçası, insanın kendisi alma veya vermek, gerçek ve yalan, iyi eylemler ve kötü eylemler arasında bir fark olmadığı ahlaki bir seviyeye erişir.

Kişi kendi tercih ettiği şeyi seçer. Fakat Yaratan açısından sadece bir tek arzu vardı; insanı mutlu etmek. Hazzın türü alıcıya bağlıdır.

Asıl husus – Yaratan tarafından koyulmuş bir koşul olmaksızın – hiçbir ilave ödül veya cezanın verilmemesine rağmen – özgecil yükselişi seçmektir.

Bu seçim, ceza-ödül seviyesinde değil, kişinin varlığından tümüyle ayrı olduğu en yüksek manevi seviyededir.

Yaratan, insanın özüne beş filtre koyar ve ondan ilahi Işığı saklar. Son, beşinci filtrenin arkasında Yaratan hiçbir şekilde hissedilmez. Bu, bizim maddi dünyamızın konumlandırıldığı yerdir.

Orada, ayrıca, insanın dünyada varoluşundan bu yana bütün ruhların, bütün nesillerin arzularının tamamının bulunduğu ve, hayatımızın anlamı olan bu dünya: Işığın küçük bir kıvılcımı (Ner Dakik) ile yaşam desteği alır.

Bu Işık öylesine önemsizdir ki ruhlar tarafından gerçekleştirilen eylemler ihlal olarak düşünülmez, ama sadece minimal hayvani bir yaşam olarak düşünülür.

Bu minimal hazların alınmasında bir kısıtlama yoktur. Yaşa ve mutlu ol...

Fakat, eğer daha çok istiyorsan maneviyata benzer olmak zorundasın. Her bir manevi haz tamamen özgecil bir ihsanı yerine getirmeyi gerektirir.

Bunu elde etmek için, insanın belli bir seviyeyi araması ve filtrenin kendisi gibi hareket etmesi – ahlaki gücünün yardımı ile içeri giren Işığı geri çevirerek – gereklidir.

Daha sonra, filtre böylesi bir insan için var olmaktan vaz geçer ve kendi Klisine girmeye çabalayan Işığı geri çevirebilir. Bu kişi sonradan alacaktır ama Yaratan için.

Adam’ın Ruhu BYA Dünyalarının 30 Sefirot’u ile uyum göstermiştir; ki bu dünyalar aynı Atzilut Dünyasını temsil eder, ama bunlar Aviut Bet, Aviut Gimel ve Aviut Dalet’li egoistik arzuların içinde konumlandırılır.

Adam kendi eylemlerini ıslah ettiği ve onları manevileştirdiği vakit dünyalarla beraber Atzilut Dünyasına yükselir.

Islah’ın 6000 aşaması geçtikten sonra, Adam HaRishon tamamen Atzilut Dünyasına yükselir.

Adam HaRishon’un Partzuf’unun bir parçası olan her bir ruh aynı yolu takip eder.

İnsanın kendisi ıslah edilmeye ihtiyacı olan şeyi seçemez ama kendisine Yukarıdan gönderileni, kendisine gösterilen şeyi ıslah eder. Ve böylece bu eylemler en yüksek seviyeye kadar gider.