Bu derste işlenecek başlıklar şunlardır:

1- Işığın Aşamaları.
2- İkinci Kısıtlama (Tzimztum Bet).
3- Yansıtılan Işık.
4- Adam Kadmon’un Beş Partzufim’i.
5- Nekudet de SAG Tzimtzum Bet.
6- Nikudim’in küçüklüğü.
7- Arzuların Parçalanması.
8- Atzilut Dünyası.

Kısa bir gözden geçirme ile başlayacağız: Yaratılış, Yaratan’dan gelen Işık ile meydana getirilir ve bu Işık haz vermek arzusudur ve buna Şoreş (Kök Aşaması) denir.

Kendisi için haz alma arzusunu, Behina Alef’i oluşturur. Işık ile dolduktan sonra Işığın niteliğini kazanır; bu vermek arzusudur, süreli olarak haz getirme arzusudur. Buna Behina Bet denir.

Fakat verebileceği hiç bir şeye sahip değildir. Sadece O’nun için Işığın bir kısmını kabul ederse O’na haz getirebileceğini fark eder.

Şimdi 3. Aşama: Zeir Anpin yaratılır. Zaten iki özelliği vardır: Vermek ve almak.

Bu iki çeşit hazzı algıladıktan sonra, Zeir Anpin almanın vermekden daha iyi ve daha hoş olduğunu hisseder. Bu, onun Alef aşamasındaki başlangıç özelliğidir.

O nedenle Işığın tamamını almaya karar verir ve tamamen Işık ile dolar fakat şimdi bunu kendi arzusuyla yapar. Hazzı sonsuzdur.

Bu dördüncü aşama olmuştur ve Ein Sof Dünyası’nın Malkut’u denir, tek ve yegane gerçek Yaratılış. İki koşulu bir araya getirir: Neyi arzuladığını önceden bilir ve bu iki durumdan almayı tercih eder.

İlk üç aşama “Yaratılış” adını taşımaz çünkü kendi arzularına sahip değildirler sadece Yaratan’ın arzularına veya onun bir sonucuna sahiptir.

Aynı ilk aşamada olduğu gibi, Işık ile dolduktan sonra, 4. Aşama: Yaratan’ın özelliklerini benimsemeyle başlar ve kendisini bir alıcı olarak hisseder.

Yaratan gibi olmak, kararına neden olan bir utanç duygusu ortaya çıkar ve hiçbir Işığı içeri almama kararı verir, ve Tzimtzut Alef oluşur.

Nasıl olur da Tzimtzum (Kısıtlama) 1. Aşama’nın sonunda meydana gelmedi? 1. Aşama boyunca Kli’nin arzusu kendisine ait bir arzu değildi, Yaratan’ın arzusuydu.

Burada, yaratılış kendi almak arzusunu kısıtlar ve onu kullanmaz.

Tzimtzum, haz alma arzusu üzerinde yapılmamıştır, kendisi için alma arzusu üzerine uygulanmıştır. Sadece niyet’e karşılık gelir.

İlk durumda, Kli sadece almaktan vazgeçmişti. Şimdi, eğer Kli kendisi için olmayan bir alma kararı verirse, egoizme karşı koyma niyetinin gücüne bağlı olarak Işığın belli bir kısmı ile kendisini doldurabilir.

Işığı başkası için olacak şekilde almak, vermekle eşdeğerdedir. Manevi alemde davranış insanın niyetiyle tanımlanır, hareketin kendisiyle değil.

İlk kısıtlama Kli’nin kendisi için hazzı asla kullanmayacağı anlamına gelir. Tzimtzum Alef asla bozulmayacaktır.

Bundan dolayıdır ki yaratılan varlığın ana görevi kendisi için olan hazzı almak arzusunu etkisiz kılma gerekliliğidir.

İlk yaratılan varlık, Behina Dalet – Tzimtzum Alef’in Malkut’un doldurulduğu şeyin hiçbir zaman kendisi için olan haz şeklinde alınmayacağı anlamına gelmesine karşın – Yaratan’ın Işığın tamamından hazzın nasıl alınacağını gösterir.

Bu ilkenin nasıl daha ileri seviyede kullanılacağını göreceğiz.

Başlangıçta, Malkut egoizmin üstüne bir perde koyar, ve bu gelen Işığın tamamını geri çevirir. Bu, Perde üzerinde muazzam bir baskı uygulayan haz ve eşit derece de de bu hazzı almak için muazzam bir arzusu olan Malkut’un, bu baskıya karşı koyup koymayacağını ölçmek için bir nevi testtir.

Evet, hazzın hepsini geri çevirebilmiştir ve haz içerisinde bulunmamıştır.

Fakat bu durumda, Kli Işık’tan ayrıdır. Haz geri çevrilmeden ve de hazzın bir kısmını Yaratan için alabilmeyi nasıl başarabiliriz?

Bunu başarabilmek için Perde tarafından yansıtılan Işık (Or Hozer) bir şekilde Direkt Işığı (Or Yaşar) sarmalıdır ve her ikisi beraber Kli’ye bu şekilde girmelidir, yani alma arzusu.

Böylece, Or Hozer anti-egoistik bir durum olarak işlev görür, Or Yaşar’ın (haz) girmesini kabul eder ve izin verir.

Burada, Or Hozer özgecil bir niyetle hareket eder. Bu iki çeşit Işığı içeri almadan önce, Roş’ta bir hesaplama yapılır. Yaratan için ne kadar Işık alınabilinir? Bu miktar Toh’a geçer.

Örneğin Perde’sinin gücüne bağlı olarak, İlk Partzuf Işığın % 20’sini alabilir. Bu Işığa İç Işık -Or Pınimi- denir.

Kli’ye girmeyen Işığın kalanı dışarıda kalır ve o nedenle de buna Saran Işık – Or Makif – denir.

Işığın % 20’lik kısmının ilk baştaki alınmasına Partzuf Galgalta denir.

İki Işığın, yani Tabur’daki Perde üzerinde Or Makif ve Or Pınimi’nin yaptığı baskının ardından, Partzuf bütün Işığı geri çevirir. Sonra, Perde yavaş yavaş yukarıya Tabur’dan Peh’e doğru – anti egoistik gücünü yitirerek ve Peh de Roş’ta ki Perde’nin seviyesine erişerek – hareket eder.

Manevi dünyada hiçbir şeyin kaybolmadığına ve her mütakip eylemin bir öncekini kapsadığını unutmayınız. Böylece, Peh’ten Tabur’a doğru olan, alınmış Işığın % 20’si Partzuf’un bir önceki durumunda kalır.

Sonra, madem ki Işığın % 20’sini idare edemiyor. Partzuf tekrar Işığı, içine almaya karar verir, bu kez % 20 değil de % 15 oranında.

Bu maksatla, Perdesini Peh seviyesinden Partzuf Galgalta’nın Hazeh’inin seviyesine – yani daha düşük manevi bir seviyeye – indirmek zorundadır.

Şayet başlangıçta seviyesi Reşimot tarafından tanımlandı ise: 4. Seviyenin Hitlabşut’u ve 4. Seviye’nin Aviut’u şimdi ise sadece 4. ve nispeten 3.seviyedir.

Işık aynı şekilde girer ve yeni bir Partzuf oluşturur: AB. Yeni Partzuf’un kaderi aynıdır; o da Işığı geri çevirir.

Bu olayın ardından, 3. Partzuf, SAG, yayılır ve ondan sonra MA ve BON.

Bütün beş Partzufim Peh’inden Tabur’una Galgalta’yı doldurur. Oluşturdukları dünyaya Adam Kadmon denir.

Galgalta Behina Şoreş’e benzerdir, çünkü Yaratan’dan alırken verebildiği her şeyi de verir.

AB, Yaratan’ın rızası için küçük bir parça alır ve ona Behina Alef olarak Hohma denir.

SAG sadece ihsan için çalışır ve ona Behina Bet olarak Bina denir. MA, Zeir Anpin’e - Behina Gimel ve BON Malkut’a, Behina Dalet’e karşılık gelir.

SAG, Bina’nın özelliklerine sahip olduğundan, Tabur altında yayılabilir ve Galgalta’nın alt bölümünü Işık ile doldurabilir.

Tabur’un altında boş arzular hariç, Yaratan’a olan benzerlikler tarafından oluşturulmuş hazlar vardır.

Çünkü Tabur’un altındaki Galgalta’nın NHY’si (Sefirot: Netzaf, Hod, Yesod) Hohma Işığını içeri almayı redetmişti. Hassadim Işığından, Yaratan ile olan benzerliklerin hazzından zevk alırlar. Ayrıca, bu haz Dalet de Aviut seviyesindedir.

Nekudot de SAG Aviut Bet’e sahiptir ve bu seviyede sadece Işığın ihsanından haz alabilir. O nedenle, artık Dalet seviyesinde ki hazza karşı direnemezler aksi halde Işığı kendileri için almaya başlayacaklardır.

Yukarıdaki durum normal biçimde meydana gelmelidir ama Galgalta’nın Sium’unda duran Malkut Partzuf Nekudot de SAG’ın Tifferet’inin ortasına yükselir ve yeni bir Sium (Sonuç) oluşturur. Bu Işığın kısıtlanmasıdır ve Parsa denir, zira onun aşağısına Işık giremez.

Böylesi bir eylemle, Malkut Işığın yayılması üzerinde ikinci kısıtlamasını yapar ve buna birinci kısıtlamaya olan benzerliği nedeniyle Tzimtzum Bet denir.

Günlük yaşamımızdan bir örnek verelim: İyi huylu ve iyi yetiştirilmiş ve de 1,000 YTL’lik bir miktarı asla çalmayacak olan bir adamı hayal edin. Fakat, önüne 10,000 YTL bırakılsa, aldığı eğitim işe yaramayabilir çünkü bu durumda, paranın yarattığı ayartılma, baştan çıkarılma ve beklenen haz kısıtlanamayacak kadar güçlüdür.

Tzimtzum Bet Tzimtzum Alef’in devamıdır fakat alma Kli’sinde yani Kelim’de Kabala’dadır.

Doğası gereği özgecil olan Partzuf’un Nekudot de SAG içinde bencil özelliklerini açığa çıkarmış olması ilginçtir, derhal, yukarı çıkan Malkut onu sarar, kapsar ve Parsa diye adlandırılan bir çizgi, sınır oluşturur; bu Işığın aşağı doğru yayılmasını sınırlamak, kısıtlamak içindir.

Her baş gibi Partzuf SAG’ın Roş’u beş Sefirot’tan oluşur: Keter, Hohma, Bina, Zeir anpin ve Malkut. Bunlar, öte yandan, Kelim de Aşpa’ya (Keter, Hohma ve Bina’nın yarısı) ve Kelim de Kabala’ya (Bina’nın yarısından Malkut’a) bölünürler.

Kelim de Aşpa’ya da (İhsan Kelim) Galgalta ve Eynaim denir.

Kelim de Kabala; Awzen, Hotem, Peh’dir: AHP

Tzimtzum Bet’in kısıtlaması bu noktadan, bu andan itibaren Partzuf’un alma Keliminin hiç birini, aktif hale getirmemek zorunda olduğu anlamına gelir. AHP’ı kullanmak yasaklanmıştır ve Tifferet’in ortasına yükseldiğinde, Malkut’da aynı şeye karar vermişti.

Tzimtzum Bet’ten sonra, Reşimot SAG’ın Roş’u na yükselir ve orada sadece Galgalta ve Eynaim seviyesindeki bir Partzuf’u oluşturmayı ister. Bu, Partzuf’a Yaratan ile olan temasından biraz Işık almasına olanak tanır.

Artık, Perde’nin Peh de Roş’ta değil ama Guf’ta ki Tifferet’in ortasındaki Parsa’nın sınırına, çizgisine denk gelen Nikveh Eynaim’de konumlanma zorunluluğu ortaya çıkar.

SAG’ın Roş’un da ki Zivug’dan sonra, bir Partzuf bu noktadan çıkacaktır ve Tabur’un altında ve Parsa’nın altına kadar yayılacaktır.

Tabur’dan Parsaya yayılan yeni Partzuf daha önceki Nekudot de SAG’ın Partzuf’unu sarar, örter ama sadece üst kısmını yani özgecil Kelim’i.

Yeni Partzuf’un adı Olam Nikudim’in Katnut’u (Nikudim Dünyası’nın Küçüklüğü) dur. Bu Partzuf kısıtlanmış Bet Alef Reşimot seviyesinde görünür.

Esasında, daha önce bahsedilen beş dünya içerisinde (Adam Kadmon, Atzilut, Bria, Yetzira, Assiya) böylesi bir dünya yoktur çünkü doğar doğmaz hemen parçalanmıştır.

Bu dünyanın kısa mevcudiyeti esnasında, Keter Sefirot’u, Hohma, Bina, Hesed, Gevura ve Tifferet’in 1/3’ü 10 parçaya bölünmüştür ve normal isimlerini almışlardır.

Ayrıca, Hohma Sefirot’u ve Bina için özel isimler vardır: Abba ve İma (Anne ve Baba) Zeir Anpin Sefirot’u ve Malkut için de: ZON, Zeir Anpin ve Nukva (Dişi)

SAG’ın Roş’un da ki Nikveh Eynaim’de ki Zivug de Aka’a yı takiben, Partzuf’un alt bölümünün Reşimot’unun isteği üzerine, SAG Peh de Roş’taki Gadlut (büyüklük) Reşimot’u üzerinde ikinci bir Zivug gerçekleştirir.

Bu eylem gerçekleşirken, SAG’dan dışarıya doğru büyük bir Işık yayılmaya başlar ve Parsa’nın aşağısına inmeye çalışır.

Partzuf Nikudim kesinlikle emindir ki Yaratan için Işığı alabilecektir ve Tzimtzum Bet’e rağmen bu eylem için yeterince güce de sahiptir.

Fakat, şu anda Işık Parsa’ya dokunmaktadır ve Şevirat Ha Kelim (Kelim Parçalanması) meydana gelir çünkü Partzuf’un sadece kendi hazzı için Işığı almayı istediği açıktır. Işık derhal Partzuf’u çıkartır ve Kelim’in tamamı ve hatta Parsa’nın üstündekiler bile parçalanır.

Böylece, Yaratan için Partzuf’un Kelim de Kabala’yı kullanmak arzusundan, Gadlut’ta Nikudim dünyasını oluşturmak için 10 Kelim’i de kullanarak perdenin niyetinin parçalanması meydana geldi.

Partzuf Nikudum’un Guf’un da; yani Parsa’nın (Hesed, Gevura, Tifferet) üstündeki ve Parsa’nın (Netzah, Hod, Yesod ve Malkut) altındaki Z0N’da sekiz Sefirot vardır. Bunların herbiri dört aşamadan oluşur (0 aşaması hariç).

Karşılığında, bunlar On Sefirot’u içerir, kırılan 320 tane Kelim’i yaratır (4 x 8 x 10).

320 tane kırık, parçalanmış Kelim’den, sadece Malkut ıslah edilemez ve bu da 32 parçayı temsil eder.

Kalan 288 parça (320 – 32) ıslah edilebilinir. Bu 32 parçaya Lev HaEven (Taş Kalp) denir. Bu, sadece Gimar Tikun (Nihai Islah) vaktinde Yaratan’ın kendisi tarafından ıslah edilecektir.

Özgecil ve bencil arzular eşzamanlı olarak parçalara ayrılır ve birbirine karışırlar. Sonuç olarak, parçalanmış Kelim’in her bir ögesi ıslah için uygun olan 288 parça ve ıslah için uygun olmayan 32 parçadan meydana gelir.

Artık, Yaratılış’ın amacı sadece Nikudim’in kırık, parçalanmış Dünyasınn ıslahına bağlıdır. Eğer, bizden istenen görevi başarırsak, Behina Dalet Işık ile dolacaktır. Olam Ha Tikun (Islah Dünyası), Nikudim Dünyasının Kelimini ıslah edecek anlamlı bir sistemi inşa etmek için yaratılır.

Bu yeni dünyaya da Olam Atzilut (Yaratan Dünya) denir.