+ Konuyu Cevapla
Toplam 4 sonuçtan 1 ile 4 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Mevlana rubaileri

  1. #1
    -YASAKLI- Muhabbetci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Tem-08
    İtibar Puanı
    166
    Mesajlar
    2,377

    Mevlana rubaileri



    Rubailer :

    Dostlar, dostlar! Birbirinizden ayrılmayın! Başınızdan kaçamak heveslerini atın!

    Mademki hepiniz birsiniz, ikilik havası çalmayın, vefa sultanı emrediyor: vefasızlık etmeyin!

    ***

    Yanağın put olsaydı puta tapmak daha hoş olurdu.

    Senin kadehinden bade içince mestlik daha hoş gelir.

    Aşkının varlığında öyle yok oldum ki, o yokluk binlerce varlıktan daha hoştur.

    ***

    Sevgili bana söz verir ama ben dinlemem, hatta Kur-an’a el bassa bile yine dinlemem. Dedi ki, Tanrı’ya and içerim ki beni dinlemiyorsan bende seni dinlemem. O istiyor ki bu sözlerle beni atlatsın, lakin ben yine ona inanamam.

    ***

    Senin yüzünden daima gül bahçesi idim. Seni her görüşümde gözlerim aydın olurdu. Kem göz, yüzünden uzak olsun derdim. Ey sevgili! Meğerse o kem göz ben imişim.

    ***

    Senin uğrunda yüzlerce belaya katlanırım. Bu sözümden dönersem her cezaya razıyım. Eğer ömür yetse, gönlümde senin cefalarını kıyamete kadar çekme kararındayım.

    ***

    Bugün şöyle sarhoşça bir dolaşayım, O Kafa taşlarından kadehler, bardaklar yapayım dedim. Ama bugün bu şehirde öyle mest oldum ki divane edecek bir akıllı aradım.

    ***

    Dudaklarını anarak ak yüzüğün yakut kaşını öpüyorum. O elime geçmeyince bunu öpüyorum. O yüce göklerine elim erişemediği için yerlere kapanarak secde ediyor, yeri öpüyorum.

    ***

    Sırları elden çıkarayım diyorum, yapamıyorum. Onları layık olanlara açıklayayım diyorum, olmuyor. İçimde beni hoş tutan bir şey var; ona parmak basayım diyorum. Bu da elimden gelmiyor.

    ***

    Üzüm gibi ayaklar altında tepeleniyorum. Aşk hangi tarafa çekerse o tarafa dönüyorum. Bana; etrafımda niçin dolanıyorsun dedin! Senin tozun değil miyim? Kendi çevremde dolanıyorum.

    ***

    İsrafil’in sesi bana sevinç ve neş’e getiriyor. Beni fena (yokluk) toprağından semalara yükseltiyor. Bana habersiz ulaşan o haberciden neler geldiğini kimse bilmiyor.

    ***

    Bu dönüşü ben kendi canımdan öğrendim. Beden kalıbına girmeden önce aleminde de böyle dönerdim. Bana sabır ve sükun daha uygundur diyorlar. Ben bu sabrı da sükunu da size bağışladım.

    ***

    Sevgilim! Ben hem avım, hem avcıyım. Bir avım var benim. İşsiz güçsüzüm ama hoş bir işim var benim. Bana diyorsun ki başımı kesmek sevdasında mısın? Evet öyle bir sevdam var sevgilim. Evet O sevdadayım.

    ***

    Coştum, susmanı istiyorum dedi. Sustum, seni coşkun göreyim dedi. Tekrar coşkunluğa başlıyordum. Hayır dedi Sakin ol, Sakin oldum, bu sefer de coşmanı istiyorum dedi.

    Benim en sevdiklerimden bir tanesi bu

    ***

    Senin bağına böyle tozlu topraklı gelmedim; bu yolda yoksul ve eli boş yalnız da giderim. Eğer dışarı çıkmamı istiyorsan bana bir kapı aç, yahut açmassan da bana kötü gözle bakma!

    ***

    Senin yanında mesut yaşayan nasıl gam çeker? Senin ışığınla alemin güneşi olan bir insan hiç yas tutar mı? Hele sana yakın ve mahrem canların gönüllerindeki sırlar nasıl kapalı kalabilir?

    ***

    Araştırma yolunda yetişmiş olmak, cihandan eteğini çekmek gerektir. Sen gözündeki körlüğü iyileştirmeye bak. Yoksa alem hep Odur, ama görecek göz gerek.

    ***

    Gönül, o gönül okşayıcı dilberin arkasından çok koştum ama, olmadı. Kurudan, yaştan ne varsa ortaya attı ama yine olmadı. Zavallı göğsümüzün köşesine oturarak bildiği her kurnazlık oyunlarını oynadığı ama yine de olmadı.

    ***

    O bulutlu yağmurlu günde, sevgililerin bir araya toplanması şarttır. Bu, yarin yüzünü yeniden görmek içindir. Nasıl ki bahar güllerinde gül bahçesindeki güller de toplu bir haldedir.

    ***

    Ceylan, gördüğü tazının önünden kaçar. At üstünde koşanlar da atlama hamlesini yaparlar. O kadar koşarlar ki vücutlarındaki damarlar dışarı fırlar, çünkü bunlar kendi kurtuluşlarını o hamlede görürler.

    ***

    Sudan, topraktan bir sevgilisi olan, ergeç yarine kavuşur. Ama o, günün birinde toprağın ve suyun dışında kalınca ona söyle ki, senin gibi bir garibin nasıl sevgilisi olabilir?

    ***

    Önce beni çok sevdi okşadı, sonra da binlerce üzüntü içinde eritti beni.

    Bana sevgisinin mavi boncuğunu verdi ama ben benliğimden geçip de o olunca, (onda yok olunca) bırakıp kaçtı beni.

    ***

    Geceleri uykumu kaçıran o sevgili, göz yaşlarıyla mihrabımın ıslanmasını istiyor.

    Beni sessizce yakalayıp suya attı, ama o su benim gücümü artıran hoşuma giden bir sudur.

    ***

    Ey zülfünün ucu darma dağınık dilber, ey dudağının yakutundan şekerlik saçılan güzel!

    Bizden ayrıldığın için pişman olduğunu söylüyorsun.

    Ey can O ne pişmanlıktır ki içi pişmanlıklarla dolu!

    ***

    Ey ekmek uğruna iman cevherini atan, ey bir arpaya bir hazineyi satan zavallı!

    Nemrut gönlünü İbrahim'e kaptırmadı, ama canını bir sivrisineğe teslim etti.


    ***

    Ey sevgili yapma! bugünlerinde bir sonu var. İyilik, kötülük ergeç aydın sabahlar gibi meydana çıkar.

    Aşk meshebinde hiyanet yaraşmaz. Ben hep dürüst davranayım, sen eğri yürü! Bu doğru olurmu?

    ***

    Evden yetişen sevgili işe yaramaz. Çünkü sadece naz ve cilve gösterir, vefa göstermez. Sevgili odur ki mezar kıyısında sana felek bağından bin kapı açsın.

    ***

    Sesin gönlümüze işlesin gece gündüz şen ve konuşkan olsun o ses.

    Sesin kısılınca bizde yorgun düşelim. Şeker kamışı gibi tatlı olsun sesin!

    ***

    Ey bir eşi daha olmıyan sevgili uyuma! Ey işleri düzelten yoldaş uyuma!

    Bu gece senden yüz ışık parlayacak. Aman sen gel de uyuma!

    ***

    Ey ay parçası! böyle bir gecede sen bir ay gibi uyanık dur!

    Dönen çarh gibi uzaklarda dolan da uyuma!

    Bizim uyanık kalmamız aleme çerağ olur. Bir gececik bu çerağı bekle de uyuma!

    ***

    Ey benim sevgili Yusuf'um ben senin Yakub'unum!

    Ey benim canımın sağlığı ben senin Eyub'unum.

    Ama ne yapayam ki, sen herkesin sevgilisi olmuşsun!

    Bari ben elimi çırpayım sende gel ayağını yere vurarak oyna!

    ***

    Kötülük ediyorsu, iyilik umuyorsun. Kötülüğe yaraşacak karşılık, elbette kötülüktür. Tanrı Kerem ve Rahmet sahibidir. Ama sen arpa ekersen nasıl buğday biçebilirsin?

    ***

    Kaçıncı Ceylanlar gibi kaçar, dövüşünce demirler gibi çarpışırsın. A akıllı, uslu kuşçağız! Sen bizim asıldığımız O gül dalına iki ayağınla sarılmışsın.

    ***

    Kalk, o kurtuluş önderinin etrafında dolaş! Kabedeki, Araft'taki hacılar gibi, onun çevresinden ayrılma! Sen taze gül gibi şu toprağa ne kızıyorsun? Nerede hareket varsa orada bereket vardır.

    ***

    Her nereye baş koysam ona secde edilecek yerdir orası. Altı yönde de, onun dışında da Tanrı odur. Bağ, gül, bülbül, sema, güzel bunların hepsi birer behane, hep aranılan , istenilen O dur.
    Buda öteki sevdigim..gerci hepsi birbirinden güzel ama bu ikisine bayiliyorum

    ***

    Çabuk koş ki ruhların semaı başladı. Def sesi ile ney sesi şekerle kamış gibi birbiriyle kaynaştı.

    Eski sevdaların ateşi alevlendi. Nerede o senin hay hayların? Şimdi hay hay vakti geldi...

    ***

    Şarap küpünün ağzını kapattım, ama kokusu çıkıp gitti. O koku her yola, her mahalleye dağıldı. O koku yüzünden gönüllerden ırmak gibi kanlar aktı, sonra da geldiği tarafa doğru geçip gitti.

    ***

    Divane halk arasında belli olur. Çünkü sevda altına binmiştir o.
    Ama gerçek divane, onu tanımıyandır. Divane bizim yanımızda tanıdık dost gibidir.

    ***

    Bu gece bir anda perdeleri kaldır, her iki cihandan da bir tüy bırakma bu gece!
    Dün candan, gönülden söz ediyordun, bunları (canla, gönülü) bitki bir halde feryad ve figanla önüne bırakıyorum bu gece...

    ***

    Sevgili gel bize yoldaş ol, bize yar ol uyuma! Ey gül bahçesinin sarhoş bülbülü uyuma!
    Garip dostları gözette uyuma: bu gece bağıs gecesidir, sakın uyuma!

    ***

    Bu sade ateş seni yedi, yıprattı. Ama ikiyüz dilber sevgiliden daha güzeldir. O şehvet ateşi ise ne saf ne de sadedir.
    Bak ki nice dilberler o ateşi arıyorlar.

  2. #2
    cdorder - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May-08
    İtibar Puanı
    24
    Mesajlar
    244
    Düşüncensin sen, kardeş, düşüncen
    Düşünceyi düşünce et, kemik kalır senden.
    Gül bahçesisin, düşüncen gülse;
    Kütüksün külhana sürülen yok eğer dikense.

    buda mevlanadan, hayat desturumdur..
    Düşüncensin sen, kardeş, düşüncen
    Düşünceyi düşünce et, kemik kalır senden.
    Gül bahçesisin, düşüncen gülse;
    Kütüksün külhana sürülen yok eğer dikense.

  3. #3
    Tecrübeli Üye shadow - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şub-07
    Bulunduğu yer
    boyut içinde boyuttan,belki şuan yanınızda
    İtibar Puanı
    313
    Mesajlar
    4,911
    Bilelim ki:

    Sadece, samimiyete erenler ve ona tâbi olanlar Hakikata erecektir!.

    "Başarı", Hakikatın yolunda samimiyet ve sabırla yürüyenlerin ereceği sarayın adıdır.

    Terkedebildikleriniz kadar ileriye geçebilirsiniz, yönelişiniz gerçeğe olduğu sürece.

    Her kapıyı açan tek anahtar vardır: SAMİMİYET !.

    Biliniz ki, samimiyetin açamayacağı kapı mevcut değildir!.

    İnsan ile diğer yaratılmışlar arasındaki fark; birincisinin, gördüklerinin ardına geçebilmesi kadardır!

    Karşısındakini kendine tercih edemeyen kişi, samimiyetten çok uzaktır!.

    Samimiyet, karşınızdakinin hak ve hukukuna tecavüz etmeyen teklifsizliktir!.

    Gören, düşünebilen ve idrâk yüceliğine erenlerden olmaya çalışınız!.

    İdrâkın yüceliğine eremiyorsanız, inkârın basitliğinden sıyrılınız!.

    Ne mutlu, Gerçeğe erene; ve O'na tâbi olabilene!..

    İnsan ismine liyâkatınız, insanlara erişen iyiliklere vasıta olabilmeniz nisbetindedir!.

    Aldıklarınız kadar basitliğe, verdikleriniz kadar yüceliğe yaklaşırsınız!.

    Zirvede oturmaya, sadece verenlerin hakkı vardır!

    Kadın, hisleriyle hareket eden; erkek, özündeki gerçekle davranışlarını düzenleyen yaratığın adıdır!.

    Gerçeğin yoluna adım atanlar, şeklin ötesine geçmeyi başaranlardır!.

    Eren, özündeki Hakikat noktasında eriyendir!.

    Eriyen, erendir... Ermedikçe, eriyemezsin!..

    Mükâfata hak kazananlar, sadâkat sahipleridir!.

    Basit kişilerin basitliğine, kendilerini bilemeyişleri vesîle olmuştur!.

    Pişmanlığın acılığını tatmak istemiyorsanız, hemen elinizdekileri değerlendirmesini öğreniniz!.

    Dostluğu yürüten, fedakârlıktır!.

    Câhil, idrâktan nasîbi olmayandır!.

    Zamanın ötesine geçebilenlerin iki özellikleri olur; ilim ve vericilik!.

    Anlayamadığımı anlamamaktan, Rabbıma sığınırım!.

    Zavallı, yaradılışındaki gayeden bîhaber olandır!.

    Görgünüz, yaşadıklarınız nispettedir!.

    Gözlerinizi kapadığınız anda madde ötesine geçemiyorsanız, biliniz ki çileniz sürecek!..

    Geçmişin telâfisi olmayacağını unutmayınız!..

    Kaçınılması zarûrî olan hususların başında istismarcılık gelir!.

    Süratinizin artmasını istiyorsanız, vites değiştirmesini öğreniniz!.

    Değerlendirmek, hikmetini idrâk ve gereğini tatbik etmekle mümkündür!.

    Çıkış noktanızı, yolunuzu ve hedefinizi tespit etmiş miydiniz?..

    Yaşadığınız günün değil, zamanın fevkindeki insan olmak mühimdir!.

    İsmini, zamanın silemediği öze ermişler arasına girmeye çalışınız!.

    Sonlu olmak istemiyorsanız, rotanızı sonlulara göre ayarlamayınız!.

    HİKMET, basitlik kavramını yok etmiştir!.

    Biliniz ki, değerlendiremedikleriniz de en az değerlendirebildikleriniz kadardır!.

    Allah indinde, basitliğin yeri olmadığını idrâk ediniz!.

    Sonsuzluk, algıladıklarını hakkıyla değerlendirebilen ve idrâk ettiklerini tatbik edebilenlerin hakkıdır!.

    Basit görmeyiniz, değerlendirmeye çalışınız!.

    Kendinizi bilemiyorsanız, yaşamı değerlendirebilme imkânlarından yoksunsunuz!.

    Görünüz ve susunuz; dinleyiniz ve gene susunuz; öğreniniz ve gene de susunuz.Tâ ki, konuş, denilene kadar!..

    Biliniz ki zamanı geldiğinde dahi söylenemeyecek gerçekler vardır!.

    Karşınızdakilerin de, size karşı dile getiremeyeceği şeyleri olduğunu unutmayınız!.

    Sırların açılmasını istiyorsanız, "sır" saklamasını öğreniniz!.

    Zamanın değiştirebileceği şeyler için hüküm vermeyiniz!..

    En büyük ihânet, sırları ifşâ etmektir!..

    Sırrı ifşâ eden, cezasını "sır"lardan uzak yaşamakla öder!..

    "Zan"ınızdan geçip, onu terketmedikçe, seyredemezsiniz!.

    Hak'kın yüzündeki perde, zanna ve şartlanmalara dayanan hükümlerinizdir.

    Samimiyetiniz, karşınızdakine açılabilmeniz kadardır!.

    Karşınızdakiyle tartışırken, kendinizi onun yerine koyabiliyor musunuz?..

    Hakareti hak ettiyseniz, ses çıkartmayınız; şâyet hakketmediyseniz, üstünüze alınmayınız!..

    Rakamların sonu olmadığını bilirsiniz değil mi?..

    Dünyada yeri dolmayacak tek kişi, annenizdir.

    Her şeye rağmen sizi affedebilecek insan, annenizdir.

    Çokluğu görünüz, azınlığı değerden hâli bırakmayınız.

    Zamanı, bakış açılarının ötesinde değerlendiriniz.

    Ulaşacağın cennet, aklına yön vereninki kadardır!.. Bu, eşin de olabilir; bir ârif de!... Kılavuzun kim ise, sonucunu yaşayacaksın!

    Hikmetleri tesbit, seslenişe vasıta olabilmeniz nisbetindedir.

    Aynı anda, iki ayrı âlemde yaşıyabiliyor musunuz?

    Ben, sen ve O'nun kalktığı yere gittiniz mi?..

    "Halife", her devirde mevcuttur; sayısı değişenler, O'nu görebilenlerdir!

    Dünya ve kâinat, bilincinizde ufalıp kaybolup gitti mi hiç?...

    Aslı olmayan gölge gördünüz mü?.. Gölge "var" mıdır?..

    Nasibinde olmaması, yaradılışındaki mahrumiyetindir; ki asla değişmez.

    Yüzeyde kaldığınız sürece, dalgalardan kurtulamayacağınızı biliniz.

    Vermek zorunda olduklarınız, almak istedikleriniz nisbetindedir.

    Zavallılığın, karşındakinin sözlerini anlamadığın halde, anladım sanmakla başlamıştır.

    Kafan boş, gözün boş, gönlün boş; gurur niye?..

    Bireyselliğin izzeti zillettir!.. İzâfî benliğin izzeti peşinde koşanlar ergeç zilleti tadacaklardır.

    Lâyık olduğunu bilebilmek ve ona tâlib olmak, özünün izzetindedir.

    Tedbir, insanın emniyet sübabıdır.

    Oduna esans dökmüşler, gül sanmış kendini!..

    Avamın ölçemediği insan büyüktür...

    Korkundan veya utancından değil, idrâkından dolayı işini Bilen'e bırak.

    Ahmak ile aptal arasındaki fark, birincisinin, izah edileni de anlamamasıdır!.

    Mârifet, imtihan veya çileye tabi tutulanın "Allah bilir işini" diyebilmesidir.

    Gayb, Allah'ın yaratmadıklarının adıdır, gerçekte!..

    Yaradılmışın hakikatına eremeden giden insan, â'mâdır!.

    Aklın da bir hacmi olduğunu unutmayınız.

    Kâinatın genel yapısı ikidir; birinde kalanlar pişmanlık duyarlar.

    Avam, kendinden evvelkilerden aldıklarına, kendinden bir şeyler eklemeden sonrakilere devreden kişiler topluluğudur.

    Her insan, bir diğerinden başka mükemmeliyete sahiptir.

    Kusurlarınızı yüzünüze vuranlar biliniz ki sizi sevmektedirler.. Bazen çekemeseler de!

    Yapacağınız hareketlerin gerçek sebebini düşündükçe kendinizden sıyrılır; neticeye erdiğiniz nisbette de özünüzün gereğini yaşamaya liyâkat kazanırsınız.

    Her insan mükemmel olarak yaratılmıştır... Ancak bazıları, yaşarken mükemmellik kavramından uzaklaşırlar...

    Aklınıza gelenlerin değil, onları istikâmetlendirişinizin tabiî neticesine katlanırsınız.

    Kalbe dudakların tesir ettiğini sananlar aldanmadadır... Kalbe tesir edenler, kalblerdir!. Dudaklarsa, kulağa erişebilirler.

    Seni sevenlerin sevgisinin, gerçekte "Allah"a olduğunu farkedebildin mi?..

    Geçip giden şeylerin seni üzmesine fırsat verme ki, ânını değerlendirmekten geri kalmayasın!.

    Beynin tefekküre yöneltilmemesi, ona yapılan en büyük zulümdür!..

    Sonsuzluk için varolan yeryüzündeki en mükemmelin, sonluluk batağında mahvoluşu ne acıdır!..

    Sevdiğin için varsan, niye kendini düşünerek yaşıyorsun?..

    Tüm varlığını ayakları altına seremediysen, sevgin kemâline erişmemiştir.

    Gerçek sevgi, sahibini, önce gururunun kölesi olmaktan kurtarır.

    Sevdiğinle beraberken etrafı gözün görüyorsa, bil ki sevginde yalancısın, sadece kendini aldatıyorsun.

    Kendini tanıyamamanın sana verdiği zararı, dünyadaki tüm varlıklar birleşseler veremezler!..

    Koyunlar da yiyip, içip, çiftleşip, uyuyorlar... Farkında mısın?.
    beceremiyorsam sensiz yaşamayı ve ölmeyi,şu seni ölümüne seven yüreğime sor beni.Elif,Lâm,Râ

  4. #4
    Nergizz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Tem-08
    Bulunduğu yer
    Almanya
    İtibar Puanı
    18
    Mesajlar
    253
    Ellerinize , emeginize ve yüreginize saglik.... Zaten cooook garip bir hissiyattaydim.... aglayamiyorum, tasmi oldum derken, bu gün sel oluyorum gibi.....
    Allah c.c. her ikinizdende razi olsun (bilerek veya bilmeyerek ruhuma ayna tuttunuz ve bende bakmak zorunda kaldim)
    Iyi geceler....

+ Konuyu Cevapla

Bu Konuyu Paylaşın !

Bu Konuyu Paylaşın !

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

Bağlama Büyüsü Bağlama Büyüsü Muhabbet Büyüsü Aşk Büyüsü Büyü Aşık Etme Büyüsü Medyum

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198