+ Konuyu Cevapla
Toplam 7 sonuçtan 1 ile 7 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Moiz ..

  1. #1
    Tecrübeli Üye Der Makabre Tanz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar-09
    Bulunduğu yer
    Mersin     
    İtibar Puanı
    422
    Mesajlar
    3,611

    Moiz ..

    Birkac yuzyıl once ...Papa butun Yahudilerin Roma'yi
    terk etmeleri gerektigine karar verir.


    Dogal olarak Yahudi toplumundan buyuk bir tepki gelir.Bunun uzerine,Papa ile Yahudi toplumundan onde gelen birisiyle karsilikli dini bir muzakere yapmalarini onerir.

    Yahudiler kazanirsa
    kalacaklar, Papa kazanirsa gidecekler.



    Yahudiler caresiz kabul eder ve
    temsilci olarak Moiz'i secerler.Ancak Moiz'in Papa ile ayni dili
    konusamamasi nedeniyle muzakere de konusmak yerine
    sadece isaret dilinin kullanilmasini teklif ederler.

    Papa kabul eder.


    Muzakere gunu geldiginde iki taraf
    yerlerini alirlar ve karsilikli olarak bir sure
    bakistiktan sonra Papa elini kaldirarak 3 parmagini
    gosterir.Buna karsilik Moiz tek parmagini
    kaldirir.


    Papa parmaklarini sallayarak basinin etrafinda
    cevirir.Moiz ise parmagiyla yeri isaret ederek oturdugu yeri
    gosterir.


    yanindaki cantadan bir
    parca ekmek ve sarap cikartinca Moiz'de bir elma
    cikartir.Bunun uzerine Papa ayaga kalkarak "
    Ben pes
    ediyorum,Yahudiler kalabilirler
    " der.



    Muzakere sonrasinda Papa'nin etrafina toplanan
    kardinaller Papa'ya ne oldugunu
    sorduklarinda Papa;


    Ben once 3 parmagimi gosterip; Kutsal Ucluyu isaret
    ettim.Buna karsilik o bana tek parmagini gosterip
    her iki dinin de tek tanriyi tanidigini soyledi.


    Ben
    parmaklarimi sallayip basimin etrafinda cevirerek tanrinin bizim
    etrafimizda oldugunu gosterdigimde o da oturdugu yeri isaret ederek
    tanrinin onlarin durdugu yerde de oldugunu isaret
    etti.



    Ben kutsal ekmek ve sarap cikartip tanrinin bizim gunahlarimizi
    bagisladigini gostermek istedigim zamanda hemen bir elma
    cikartip bana ilk gunahi hatirlatti..her
    seye bir cevabi var. Ne yapabilirdim ki?


    Ayni sirada Yahudi cemaati de Moiz'in etrafini
    sarmis ona nasil basardigini soruyorlardi Moiz;


    "Once bana 3
    parmagini gosterip 3 gun icinde burayi terk etmemizi
    istedi.Ben de ona bir tekimizin bile ayrilmayacagimizi
    soyledim.



    Sonra butun sehrin Yahudilerden
    temizlenecegini soyledi.Ben de, hic bir yere gitmeyip; oldugumuz
    yerde kalacagimizi soyledim"


    "Sonra ne oldu?" diye
    kalabalik heyecanla sormus.



    "Valla,sonrasini ben de pek
    anlamadim. Adam biraz hiddetlendi ve ogle yemegini
    cikartti.Bunun uzerine ben de benimkini cikarttim hepsi bu.."


    ...

    x)


    17.01.10


  2. #2
    Dondurulmuş Hesap
    Üyelik tarihi
    May-09
    İtibar Puanı
    210
    Mesajlar
    2,663
    anlamlı olduğu kadar keyifliydi de okumak, teşekkürler.

  3. #3
    -YASAKLI-
    Üyelik tarihi
    Oca-09
    İtibar Puanı
    25
    Mesajlar
    408
    İki Yahudi tüccar arkadaş, piyasayı araştırmışlar ve o sene haki renkteki kumaşın moda olacağını öğrenmişlerdi. Bütün varlıklarını paraya çevirdiler. Piyasadaki bütün haki kumaşları satın aldılar. Depoları bu renkteki kumaşlarla doldu ancak kimsenin bu kumaşlara talip olmadığı görüldü. İki kafadar artık iflasın eşiğine gelmişlerdi. Moiz ve Aron dertli dertli oturuyorlardı.

    Artık bıçağın kemiğe dayandığı bir gün kapı çalındı ve içeriye bir albay girdi:
    —Sizde" dedi "Haki renkte kumaş var mı?" Kulaklarına inanamadılar. Hemen atıldılar: "Evet albayım var, gösterelim." dediler. Albay, dikkatle kumaşları inceledi. "Çok beğendim” dedi. Bu sene askerlere iki yüz bin, subaylara da elli bin adet bu renkte elbise yaptıracağız. Ancak tabii ki benim tek başıma beğenmem yetmez. Generalimin de oluru lazım. Bana bir parça numune verin. Yarın öğlen 12'ye kadar telgraf çekersem iptal ederim. Eğer telgraf gelmezse kumaşları kesip imalata başlayabilirsiniz." O gece bitmek bilmedi. Kimi zaman ümitlendiler, kim zaman "ya iptal olursa" diye düşündüler. Ertesi gün saat 11, 11.30, 11.45 gözleri yolda, korku ile postacıyı beklediler gelmesin diye dua ederek. 12'ye beş kala postacı sokağın köşesinden gözüktü. "Belki bize gelmiyordur" diye ümitlendiler. Ancak postacı gelip kapılarını çaldı. Moiz, büyük bir kederle koltuğa çöktü. Aron da çaresiz kapıyı açtı. Postacının elinde bir telgraf vardı. Aron titreyen elleri ile telgrafı açtı, okudu ve sevinçle seslendi:
    —Müjde Moiz, baban ölmüş!"


    buda benden olsun

  4. #4
    güneşin kızı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Haz-08
    Bulunduğu yer
    LAMEKAN
    İtibar Puanı
    242
    Mesajlar
    2,221
    herikinizide teşekkürler..

  5. #5
    Tecrübeli Üye Der Makabre Tanz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar-09
    Bulunduğu yer
    Mersin     
    İtibar Puanı
    422
    Mesajlar
    3,611
    Alıntı jojoba Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    iki yahudi tüccar arkadaş, piyasayı araştırmışlar ve o sene haki renkteki kumaşın moda olacağını öğrenmişlerdi. Bütün varlıklarını paraya çevirdiler. Piyasadaki bütün haki kumaşları satın aldılar. Depoları bu renkteki kumaşlarla doldu ancak kimsenin bu kumaşlara talip olmadığı görüldü. Iki kafadar artık iflasın eşiğine gelmişlerdi. Moiz ve aron dertli dertli oturuyorlardı.

    artık bıçağın kemiğe dayandığı bir gün kapı çalındı ve içeriye bir albay girdi:
    —sizde" dedi "haki renkte kumaş var mı?" kulaklarına inanamadılar. Hemen atıldılar: "evet albayım var, gösterelim." dediler. Albay, dikkatle kumaşları inceledi. "çok beğendim” dedi. Bu sene askerlere iki yüz bin, subaylara da elli bin adet bu renkte elbise yaptıracağız. Ancak tabii ki benim tek başıma beğenmem yetmez. Generalimin de oluru lazım. Bana bir parça numune verin. Yarın öğlen 12'ye kadar telgraf çekersem iptal ederim. Eğer telgraf gelmezse kumaşları kesip imalata başlayabilirsiniz." o gece bitmek bilmedi. Kimi zaman ümitlendiler, kim zaman "ya iptal olursa" diye düşündüler. Ertesi gün saat 11, 11.30, 11.45 gözleri yolda, korku ile postacıyı beklediler gelmesin diye dua ederek. 12'ye beş kala postacı sokağın köşesinden gözüktü. "belki bize gelmiyordur" diye ümitlendiler. Ancak postacı gelip kapılarını çaldı. moiz, büyük bir kederle koltuğa çöktü. Aron da çaresiz kapıyı açtı. Postacının elinde bir telgraf vardı. Aron titreyen elleri ile telgrafı açtı, okudu ve sevinçle seslendi:
    —müjde moiz, baban ölmüş!"

    buda benden olsun


    ٩
    (●̮̮̃●̃)۶٩๏̯͡๏)۶ x)
    17.01.10


  6. #6
    fairytale - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar-09
    İtibar Puanı
    14
    Mesajlar
    179
    buna benzer bir nasreddin hoca fıkrası da vardı.hoş bir paylaşım olmuş.teşekkürler
    [SIGPIC]http://media.bigoo.ws/content/glitter/dividers/dividers_129.gif[/SIGPIC]


  7. #7
    Tecrübeli Üye kara sewdam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar-09
    Bulunduğu yer
    Hayallerde..... (: (:
    İtibar Puanı
    373
    Mesajlar
    12,704
    teşekkürler canım benim

    Sükût gerekliydi
    Sustum........

+ Konuyu Cevapla

Bu Konuyu Paylaşın !

Bu Konuyu Paylaşın !

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

Bağlama Büyüsü Bağlama Büyüsü Muhabbet Büyüsü Aşk Büyüsü Büyü Aşık Etme Büyüsü Medyum

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198