çok hos bir yazı tesekkürler eqinox![]()
Eskiden annem anlatırdı. Bir anda ortadan kaybolan evcil yada sokak kedileri için söylemişti bu sözü. "Öleceklerini ya da istenmediklerini anladıklarında ortadan kaybolurlar, kendilerini göstermezler." demişti. Oysa, sahibine ve çevresine tutku ile bağlı olan bir kedicik bunu neden yapıyordur diye çok kez düşünmüş, cevabını kedi sahibi olduğumda bulmuştum.
Oysa siz bir kedinin asla sahibi olamazsınız. Doğanın en özgür hayvanıdır. Yaşamı boyunca sizinle kalsa bile ruhu hep özgürdür. Her an gidebileceğini bildiğimiz için "Nankör" lakabını yakıştırırız..
Anket sonuçlarına göre aşk en fazla üç yıl sürermiş. Sonra gerçek sevgi kalmışsa ömür boyu sürebilme ihtimali de varmış. Örnek olarak da, genelde babanne veya dedeler gösterilir. Mutlaka çok eskiden diye de eklenmelidir. Çünkü eskilerin kalbi daha büyüktü. Onların sevdalarında mükemmel tanımlamalar vardır. Hatta son nefeslerine kadar süren bu aşk öylesine güzel anlatılır ki, şimdiki zamanda olmayan türden şeylerdir..
Şimdi çağ değişti, teknoloji ilerledi, iletişim insanların parmaklarının ucunda. Gaz lambasının kör ışığında anlatılan hikayelerde büyümüyor çocuklar. Çünkü annelerin masal kabiliyetleri de körelmiş, gibi örneklemeler havada uçuşuyor..
İnsanlık tarihinin başlangıcından günümüze kadar olan süreçte, bir annenin çocuklarına duyduğu sevgi ve şevkat asla değişmedi. İnsan kalbinin yapısı da asla evrime uğramadı. Sadece şehirler, köprüler ve kaldırımlar evrim geçirdi. Bizler de o sokaklarda yürürken kaldırımların şekline ve şehirlerin ışıltısına öylesine daldık ki tüm suçu zamana bağladık.
Herzaman merak etmişimdir, siz çok sevdiğiniz aşkınızla taş devrine ışınlansanız sevginiz daha mı arttar yada azalır? Hatta benim İstanbul'un fethi zamanınlarında aşkı yaşamak gibi bir tutkum olduğunu da belirtmeliyim. Çünkü o zamanlarda, adalet ve cesaret vardır. İnsanların yaşam kalitesi öylesine güzeldir ki, size sadece aşkı yaşamaktam başka bir şey kalmıyor.. Haksızlık yok, herkes sevdiğinle olabilmek lüksüne sahip..
Eski çağlarda olmayanları pek kimse umursamıyor. Sadece varolan güzel şeylere bağlayıp, şimdiki zamanın suçuymuş gibi yorum yapılıyor. O'nun güzel yüzünü bir kez görebilmek için at üstünde günlerce yolculuk yapıp karşısında duruş şeklinizi aynada görebilseniz ozaman en şanslı olanın at olduğunu da görebilirsiniz..
En başlarda gösterilen ilgi ve sevginin kaybolması. Güzellik tercihlerinin zenginleşmesi ve zamanın getirdiği avantajların arasında mutlaka başka birisinin olabilmesi ihtimalleri sayesinde sevgiyi ve aşkı öylesine bonkör kullanmaya başladık ki..
Hatta her yaşta aşkı bulabileceğinizi ısrarla söyleyenlerden birisi de benim. Ve günümüzde en tutkulu aşkların üç ay sürdüğüne şahit olan da benim.. Hatta üç ay ve sekiz gün..
Bin yıllık bir aşkı kalbinde barındıracak ve buna sahip çıkacak kadar büyük yürek taşıdığıma da kimse inanmadı zaten. Hikayelerimde anlattığım ve şiirlerimde gözlerinin resmini çizdiğim o sevgili bir çok kimseye inandırıcı gelmedi. Bir çok insan uzun hikayeleri okumaktan sıkılıyor. Alıntı şiirlerin arkasından seslenmeyi tercih ediyor.
Bunları bilerek yaşadığım için kendi hikayemde mutlu olduğum kadar da yalnızım...
Özen gösterilmeyen arkadaşlıklar, anne ve babaya olan uzaklık, sevgilerin yaşanma biçimi ve insanların gerçek aşka ve Yaradan'a inanma biçiminin evrimleşmesi sonucunda güvensizlik ve yalnızlık son yüzyılın tek ümidini kıyametin kopmasına kadar taşıdı...
Kedim çok hasta ve yaşlıydı. Annemin sözünü daha iyi anlayabilmek için o nu takip etmeye başladım. Bahçe kapısının altından son kez eğilerek geçti. Çiçeklerin arasında evimize uzun uzun bakarak sanki teşekkür eder gibi, minnettarlığını ifade etmekten acizleşmeyen bir gururla son kez baktı. Ormanın içinde otların arasında kurumuş bir ağacın dalları arasında son nefesini verdi.
Bir hayvan nasıl bukadar ince ruhlu olabilirdi? Gidişinde soru işaretleri bırakarak benim üzülmemi istememişti. Bizler onların gidişini, "Belki bir dişinin peşine takıldı gitti" cümlesinde "Zaten nankör dü" sözleriyle umursamadan yaşamımıza devam etmek için fırsat yaratan bir kedicik aklı..
Sevgi ve dostluk kolay harcanıyorsa, fedakarlık ve emek karşılığı kolayca unutuluyorsa ve aşklar üç aydan fazla sürmüyorsa,
Bu "Nankörlük" cümlesinin muhataplarının kim olduğunu bende merak ediyorum...
Elimde, sürekli peşinden koşturduğu pinpon topunun içindeki hava kadar nefessiz kaldığım sevgili Nankör kedi' me
sevgilerimle...
EQ
Düşlerin en güzelini kendim yarattım. Sıkılıp kendimden yeni bir Ben yarattım ayaküstü..
Nekadar keder varsa toplayıp bir çırpıda yaktım Denizlere buladığım umudumla..
çok hos bir yazı tesekkürler eqinox![]()
Ne güzel anlatmışsınız biz insanları Eqinox
Pür ateşim açtırma benim ağzımı zimhar,
Zalim beni söyletme derinimde neler var;
Bilmez miyim ettiklerini eyleme inkar,
Zalim beni söyletme derinimde neler var!
Gönlümde güllere bedesten kurdum
Gül kadri bilmeyen paralar beni
Kemliğe pirim yok dostluktur derdim
Lakin dost kalemi karalar beni
Kalbimde kin varsa varsın kanasın
Düşmanım kınasın dostum kınasın
Nefsim, aşk narına sende yanasın
Diyar-ı gurbete süreler beni
Sevdim mi ben Allah için severim
Bilirim o Allah her zaman kerim
Pir Sultanım demiş bende hep derim
Dostun attığı gül yaralar beni
Yaralandı yürek kanım sızıyor
Ne acı ki dostum beni üzüyor
Güzellik dururken kötü yazıyor
Vurup balyoz ile kıralar beni
Kuruldak dert etme bunlarda geçer
Bu dünya bir handır her gelen göçer
Gassalın elinde kalınca naçar
Beyaz kefenime saralar beni.
=======================
Emeğinize sağlık güzel bir anlatım.Sevgilerimle.
Dedim;çok yalnızım..Dedin;Ben sana çok yakınım.(Bakara 186)
Dedim:Rabbim benim senden başka kimim var?Dedin;Allah kuluna kafi değilmi?(Zümer36)..
Sevgi ve dostluk kolay harcanıyorsa, fedakarlık ve emek karşılığı kolayca unutuluyorsa ve aşklar üç aydan fazla sürmüyorsa,
Bu "Nankörlük" cümlesinin muhataplarının kim olduğunu bende merak ediyorum...
teşekkürler eqinox ...
Devrimin amacını kavramış olanlar, sürekli olarak onu koruma gücüne sahip olacaklardır....
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
Sevgi dostluk ve aşk zamanı ve teknolojiyi dinlemez.çok güzel bi yaşanmışlık anlattıklarınız yürekteki sevgiyi ne güzel melodi gibi sunmuşunuz.Yüregin dert görmesin çokkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkk güzelsevgi ve saygılarımla......TEŞEKKÜRLERRRRRRRRRRR
![]()
çookkkk güzel .sitede sonuna kadar soluksuz okuduğum ender yazılardan biri.yüreğinize sağlık..
doğru söze ne denir
harika bi yazı eqinox..zaten kaleminden kotu bisey cıkmıyorkii,hepsi birbirinden anlamlı,tesekkrler..
çok qzLmş yha süper yazmışn çok tşkrler..
ALLAHIM sn herşeye kadirsn...verende sensin aLanda...sn her şeyin en iyisi en hayırlısını bilensn...aLLahım en hayırlısını nasip et bizm için...
teşekkürler enginox
küçükken benimde bir kedim vardı birgün onun beli kırıldı hiçbirşey yiyemez oldu ben onu elimle besliyordum özel ihtiyaçlarını gidermek için yardım ediyordum benim peşimi hiç bırakmıyordu ağrısı olmalıydıki devamlı miyavlıyordu doğru dürüst yiuemiyordu yutamıyordu bir gün gene miyavlıyordu acısı vardı ben ona yardım edemiyordum sakat kalmıştı sürünerek yanıma gelmiş bende onu görmedim azdaha onu ezecektim bende ona kızdım çabuk yerine git ezileceksin kedim yerine gitti ama o günden sonra bir daha kedim gelmedi kedim bana küsmüştü çok bekledim ama nafile hala onu çok özlüyorum kediciğim ne olur beni affet
Bu gün ALLAH (c.c) için ne yaptın?
Bu Konuyu Paylaşın !