+ Konuyu Cevapla
Toplam 3 sonuçtan 1 ile 3 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Ölüm Yeni Bir Başlangıç (Spatyom Rüyası)

  1. #1
    sirius - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ağu-06
    Bulunduğu yer
    izmir
    İtibar Puanı
    365
    Mesajlar
    1,367

    Ölüm Yeni Bir Başlangıç (Spatyom Rüyası)

    Ölümün yeni bir başlangıç olduğunu biliyorum

    Selim Bey 10 yıl önce kendisinin kullandığı arabayla ağır bir kaza geçirmiş ve eşini kaybetmişti.

    Enerjik, yaşam dolu, canımdan çok sevdiğim eşim kollarımın arasında ölmüştü. Ölümü izleyen aylar boyunca acının ve isyanın tepkisi beynimde yıkıcı bir karabasan gibiydi. Asla dünya iyisi eşimin ölümünü kabullenemiyordum. Neden biz?... Uzmanlar tarafından verilen kabul etme seansları da düşüncelerimdeki isyanı değiştirememişti. Hızla düşüşe geçmiştim. İş hayatımı ve sosyal hayatımı kaybetmek üzereydim. Artık dayanacak gücüm kalmamıştı. O gece Allah’a beni de eşimin yanına alması için yalvardım. Bu düşüncelerle uyuyakalmışım.
    Rüyamda eşimi gördüm, çok sıkıntılıydı:

    -Selim ölmeme izin ver, buradaki yaşamıma başlayabilmek için bana ilettiğin acıdan kurtulman lazım. Bana dualarınla yardımcı olmalısın. Oysa sen acılarını bana ileterek benim buradaki yolumu engelliyorsun.

    Eşimin benimle konuşması dünyadaki gibi değildi. Konuşmuyordu ama ben söylediklerini anlayabiliyordum. Garip bir anlaşma şekliydi. Onu çok merak ettiğimi düşündüğümde, cevap yine düşünce yoluyla geldi.

    -Bunu senin bundan sonraki hayatının yoluna girmesi için yapıyorum. Buradaki yaşantıyı sana göstermeliyim. Benimle gel.

    Ve yürümeye başladı. O anda eşimin arkasındaki büyük boşluk ya da duvar açıldı. Boşlukta parıldayan altın renkli büyük bir enerji küresine doğru süzülmeye başladık. Kürenin içine geçtiğimizde tıpkı dünyadaki gibi bir ortamla karşı karşıya geldik. Bir tek fark vardı: buradaki insanların ya da varlıkların bedenlerinde birbirlerinden farklı ışıklar ve renkler vardı; bu da o varlığın yükseklik derecesini anlıyordu. Bütün bu bilgiler ise sanki beynime hızla akıyordu. Her varlığın dünyada ihtiyacı olan yaşam deneyimini yaşaması şarttı. Büyük merdivenlerden onlarca insanın büyük bir ovaya indiğini gördüm. Her yaşta her cinsteki bu insanların dünya yaşamlarını izlemek için gelen ölmüş kişiler olduğunu algıladım. Ben eşimle birlikte bu merdivenlerden inemeyeceğimizi de anladım. Bu alanın dünyada yaptığımız her şeyin gösterildiği eylem alanı olduğu bana yine düşünce yoluyla aktarıldı. Eşimin o merdivenlerden inebilmesi için benim onun enerjisinden ayrılmam gerekiyordu.

    Orada bulunduğum süre içinde bana anlatılmak istenen en önemli şey ise “ölümün doğumdan farklı bir şey olmadığıydı.” Sanki dünyada doğmak bu alemden ayrılmak, dünyada ölmek ise bu aleme doğmaktı. Ayrıca fark ettiğim bir başka husus da, bu işlemin başka bedenlerde tekrar tekrar devam edeceğiydi…
    Eşimle vedalaşma zamanımın geldiğini anlamıştım. İki yıldır onun gitmesi gereken yoluna engel olmuştum. Eşime doğru döndüğümde onun vücunda da yavaş yavaş oluşan parlaklığı görmeye başladım. Tıpkı evlendiğimiz günkü gibi genç ve güzel olduğunu da fark ettim. Eşim bana doğru yaklaşırken ikimizin arasında iki görüntü belirdi.

    Görüntünün ilki, yıllardır evimizin salonunu süsleyen uzun yapraklı yeşil süs bitkisiydi. Bitkinin saksısına elini sokan eşim, elini çektiğinde aynı bitkinin yanında beyaz yapraklı 4-5 cm büyüklüğünde minicik bir fidan belirdi. İkinci görüntü ise, şimdiki ikinci eşimin görüntüsüydü!...

    Selim Bey sabah uyanınca görmüş olduğu bu rüyadan çok etkilenmiş ve eşiyle ilgili üzüntü dolu düşüncelerini terk etmesi gerektiğini anlamıştı. Aradan kısa bir üre geçtikten sonra evde ilginç bir şey oldu. Salondaki yeşil yapraklı bitkinin yanında beyaz yapraklı bir fidan belirdi! Aynı rüyadaki gibi…

    - 8 yıldır her salona girdiğimde aynı saksıdaki beyaz yapraklı çiçeğe bakarak, o eylem vadisine dönüşüm için ne kadar sürem kaldı diye düşünürüm. Ölümün yeni bir başlangıç olduğunu bildiğim için huzurlu bir bekleyiş içindeyim.

    18.09.1989, istanbul
    olayı yaşayan selim aytaç

    Şahitler ve Belgeleriyle Tekrar Doğanlar kitabından alıntı. C. Berrin Türkoğlu, Sınırötesi Yayınları
    Bak.. Bil ki domuzların önüne inciler serilmez,
    Mücevherden sarraflar anlar ancak, başkası bilmez.
    Ne fark eder ki kör insan için, elmas da bir cam da,
    Sana bakan bir kör ise, sakın kendini camdan sanma.
    Mevlana


    "Talihsizliklerinizin üzerinde ne kadar durursanız,sizi o kadar daha fazla incitebilir."

    "Düşünce hızlı,hafif,devingen,değişken ve akışkan bir enerji şeklidir.Madde gibi daha yoğun şekillerden farklı olarak hemen,bir anda belirir."

  2. #2
    Tecrübeli Üye shadow - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şub-07
    Bulunduğu yer
    boyut içinde boyuttan,belki şuan yanınızda
    İtibar Puanı
    313
    Mesajlar
    4,911
    Biyolojik bedenden ayrılmadan önce, algılama yetersizliğinden oluşan varsayım benliğinizin olmadığını idrak suretiyle boyut değiştiriniz”!.

    Niye?...

    Çünkü, “ölmeden önce ölmek” hâlini yaşayamadığın takdirde, biyolojik bedenden mikrodalga bedene geçişle problem çözülmez!. Bu geçiş senin “nefs”ini yani hakikatını tanımana yeterli olmaz!. Hattâ, bunun gerçekleşmesi olanaksız olarak, sâbitler yapını!.

    Çünkü, mikrodalga beynin ancak dünyadaki çalışan beyninin kapasitesine sahiptir!

    Eğer insan, "ölmeden" yani fizik bedenini yitirmeden evvel, benliğinin gerçekte yok oluşunu idrâk sûretiyle "ölür" ise, bundan sonraki yaşamı izah etmek mümkün değildir!.

    Bu sebepledir ki, insan, mânevî anlamda yani şuur boyutunda ölmek, daha doğrusu ölümü tadmak sûretiyle, uykudan uyanırsa, yakîne erer!.. Çokluk kabulünün getirdiği türlü sıkıntı ve azaplar onun için son bulur. Beşeriyet isminin ardındaki hakiki "VECH"i seyre başlar.

    “Ölmeden evvel ölmek” denen iş kolay değildir!.

    Ancak, “Ölmeden önce öldükten” sonra, “nefs”ini tanıyabilirsin!.





    ÖLMEDEN EVVEL ÖLMEK SURETİYLE BOYUT DEĞİŞTİREMEDİĞİN TAKDİRDE,

    “UYKU” HÂLİN KIYAMETE KADAR DEVAM EDER!


    Hz. Rasûlullah Aleyhisselâm onu da şöyle açıklıyor:

    "İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar!"

    Şimdi lütfen bu cümleye iyi dikkat edin...

    Bu cümlede sınırlama, istisna yok!.

    Bir cümleyi okuduğumuz, ya da duyduğumuz zaman, önce kafamızdan şunu geçireceği;:

    Bu cümle bir sınırlama getirmiş mi, getirmemiş mi?.

    "İnsanlar uykudadır." diyor!.

    Beyazlar, zenciler, Araplar, Türkler gibi ırk ayırımı yapmıyor. Nerede, hangi ortamda, ne yaşamda, ne millette, ne kavimde olursa olsun, bütün insanlar uykudadır!. Ancak, uyanma hükmünü neye bağlıyor?.

    Rasûlullah Aleyhisselâm’ın açıklamasının devamı da şöyle:

    "...Ölünce uyanırlar"!.

    Ayrıca bu konuyla ilgili şu açıklaması da var:

    "Ölmeden evvel ölünüz", ki uykudan uyanmış olasınız.

    İki türlü ölüm var:

    Birincisi, fiziki ölüm!. Yani, senin iraden dışı olarak, beyin faaliyetinin durması sonucu beden, bu bedene bağlı olan her şeyin üzerinde ki tasarrufunun kesilmesi.

    Ölüm nedir?

    Ölüm, tadılacak bir olaydır!.

    "Küllü nefsin zâlikatül mevt".

    "Her nefis ölümü tadacaktır" diyor Kur`ân.

    Yani, "nefs"`in "ölmesi" diye bir şey yoktur! "nefs"in "ölümü tadması" olayı var!

    Senin o "nefs"im dediğin yapının "ölüp yokolması" diye bir şey kesinlikle sözkonusu değil!

    Dolayısıyla, bu "nefs" ölmüyor; ölüm denen olayı yaşayarak, tadarak yeni bir boyuta geçiyor!.

    Beden ise kullanılmaz hale gelerek çözülüyor!.

    Beden kullanım dışı kaldığı zaman bedendeyken sahip olduğun huylar da ortadan kalkıyor mu?

    Hayır!.

    Bilinç yani şuur, biyolojik bedendeyken hangi huyları ve değer yargılarını benimsedi ise onlarla yaşamına devam ediyor... Biyolojik bedeni olmasa da! Mkrodalga bedeni ve beyniyle!

    İşte, "nefs" yani bilinç, biyolojik bedenli yaşamında bunları benimsediği; ve ölümle boyut değiştirerek bunlardan kurtulamayacağı için; "ölmeden evvel ölmek" çaresini getiriyor Hazreti Muhammed aleyhisselâm!..

    Zira, normal ölümle ölürse kişi; o halinin sonuçlarını yaşamaktan başka yapabileceği bir şey yok ölüm sonrasında!.

    "Uyku" nedir?.

    "Uyku", kişinin bilinçli olarak yaşamını yönlendirememesi halidir!.

    Bilinçli davranışlar ortaya koyamaması hâlidir. Çevresini, bilincini ve ilmini dilediği gibi değerlendirememe hâlidir uyku!.

    Eğer dünyada yaşarken "NEFS"ini tanıyamamışsan; bilincinin gerçek boyutunun değerlerini elde edememişsen; uyku hâli, kıyâmete kadar sürer...

    Kıyâmetten sonra da ebede kadar, sonsuza kadar uyku hâli, gaflet hâli, yani hakikati kavrayamama hâli devam eder!

    Sonuç, kişideki kendini şu birim olarak görme, hissetme hâli, onun uykuda oluşunun açık ispatıdır!.

    Bu hâldeyken boyut değiştirirse kişi, ölümden sonra kıyâmete kadar; ve daha sonraki sonsuz yaşamda dahi kişi, kendini bir birim olarak hissetme hali olan uykulu yaşamına devam edecektir. Yani, "Hakikat"i bilemeden, hissedemeden, yaşayamadan, yaşamını sürdürecek.

    "Ölmeden evvel ölünüz!."

    "Biyolojik bedenden ayrılmadan önce, algılama yetersizliğinden oluşan varsayım benliğinizin olmadığını idrâk sûretiyle boyut değiştiriniz"!.

    Niye?...

    Çünkü, "ölmeden önce ölmek" halini yaşayamadığın takdirde, biyolojik bedenden mikrodalga bedene geçişle problem çözülmez!.. Bu geçiş senin "nefs"ini yani hakikatını tanımana yeterli olmaz!... Hattâ, bunun gerçekleşmesi olanaksız olarak, sâbitler yapını!.

    Çünkü, mikrodalga beynin ancak dünyadaki çalışan beyninin kapasitesine sahiptir!..





    ÖLMEDEN EVVEL ÖLMEDİĞİN TAKDİRDE

    TÜM ALGILADIKLARIN “RÜYA” HÜKMÜNDEDİR!


    “Uyku" hâliyle bahsedilen husus;

    "İnsanlar uykudadır"

    hadîs-i şerîfinde bahsedilen mânâdaki bir uykudur!. Yani, bedenî mânâda "uyku" değil; "şuurî" mânâda "uyku"dan sözedilmektedir bu beyanda!.

    Neydi bu "uyku" hâli?..

    Eğer bir kişi kendini sadece bu et - kemik beden olarak var sanıyor, âlemi de beş duyuyla algıladıklarından ibaret olarak kabulleniyor ise; kendisinin, beden ve ruhun ötesinde "şuur"dan ibaret bir bilinç varlık olduğundan haberdar bile değilse, o kişi hiç uyumadan daima ayakta dolaşsa dahi "uyku" hâlindedir. Ve tüm algıladıkları da "rüya" hükmündedir. "Ölmedikçe" de uyanamaz!.

    Uykuda olan, kendi hayalindeki dünyasının görüntüleriyle yani rüyalarla ömrünü tüketir gider.

    Uykudan uyanmak için ilk yapılması gereken şey, düşünce dünyanı beş duyu kaydından kurtarmaktır.

    Gördüğün kadar düşünmek yerine; düşünebildiğin kadarını görebilmektir amaç!.

    Hayvanat gördükleri kadar yaşar, ötesini düşünemez. İnsan ise gözünün gördüklerinin ardına düşünerek erebilir.

    Öyle ise, "ben neyim, nasıl varım; varolan her şeyin ardındaki güç nedir?" gibi sorularla düşünmeye başlamalı ve daha da derinliğine gidilerek, bütün ve varlığın aslı ve orijini tanınmaya başlamadır.
    beceremiyorsam sensiz yaşamayı ve ölmeyi,şu seni ölümüne seven yüreğime sor beni.Elif,Lâm,Râ

  3. #3
    Tecrübeli Üye Gizdüşüm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şub-08
    Bulunduğu yer
    ҳ̸Ҳ̸ҳİstanbulҳ̸Ҳ̸ҳ
    İtibar Puanı
    398
    Mesajlar
    3,385
    yazıların ikisini de okumak hayli zaman aldı ama okumaya değerdi Bu da demek oluyor ki ölüm yeniden doğmaktır bu yaşayanların anlatımıyla ve peygamberimizin de sözüyle desteklenmiş oluyor. paylaştığınıziçin ikinize de teşekkürler
    ҳ̸Ҳ̸ҳGizdüşüm_....ҳ̸Ҳ̸ҳ






+ Konuyu Cevapla

Bu Konuyu Paylaşın !

Bu Konuyu Paylaşın !

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198