Bence onsuz geçen onüç senenin hiç bir hükmü yokmuş gibi ve kötü şeyler yaşanmamış gibi...mesela onun en sevdiği balığı alıp, pamukşekerim bende balıkları aldım beni bekliyodur diye düşünmüştüm tabiki geliyorum deseymiş![]()
Gece yarısı kalkan dolmuşu kaçıran genç adamın canı sıkılmıştır. Sıradaki dolmuşun ilk müşterisidir çünkü. Aracın dolup hareket etmesi en az yarım saat alacaktır. Çaresiz geçer en arka koltuğa, beklemeye başlar.
Neden sonra, dikkatini dolmuş şoförü çeker.
Adam ha bire telefonla mesaj yazmakta, sonra silip tekrar yazmaktadır. Yüzünde mesaj değil de ölümsüzlüğün sırrını iletmek üzereymiş gibi ciddi bir ifade...
Sonra şoför de yolcunun dikkatini çektiğini fark eder.
- “Eski sevgilime mesaj yazıyorum” der, sıkıntıyla:
- “On beş sene evvel evlenecektik. Ama aldattı beni. İhanet etti. Çektim vurdum adamı. Ama kadını o kadar seviyordum ki kıyamadım. Müebbet verdiler, afla on üç senede çıktım. O kadar sene sonra sen kalk numaramı bul, mesaj çek...”
Bu arada yolcu daha iyi duyabilmek için ön koltuğa gelmiştir: - “Ne yazmış?”
- “Beni hâlâ seviyormuş... Ulan şimdi ne cevap vereyim?”
Zor bir durumdur gerçekten. Şoför
- “gördün mü abi?” der,
- “insanın aklına gelmiyor işte!”
Beraber düşünmeye başlarlar. O sırada iki yolcu daha biner. Dolmuştaki halin sebebini çok geçmeden öğrenirler. Dört kişi devam ederler düşünmeye.
Arada içlerinden biri bir şey dese de diğerleri beğenmez. Akla gelenler ya fazla yumuşak bulunmaktadır ya da lüzumundan fazla asabi. Bazı cevaplar da yeterince tesirli olmadığı için elenir.
Yolcu sayısı yediyi bulduğunda, umutlar neredeyse tükenmiştir. Tam o sırada ak saçlı bir amca ilk kez söze karışır: “Ona şunu yaz” der:
- “Kalbim hep senin oldu, bırak yine öyle kalsın...”
Sekizi birden mırıltıyla tekrarlar:
- “Kalbim hep senin oldu, bırak yine öyle kalsın...”
Şoförün kaşlarının daha da çatıldığını görürler. Bir taraftan da mesajı yazmaktadır. Bitirip “gönder” tuşuna bastıktan sonra ilk defa gülümser:
- “Hay Allah hepinizden razı olsun, kafayı yiyecektim resmen. Hadi artık gidelim, beklersek daha dolmaz bu meret.”
***
Sinemacı Murat Şeker’den dinlediğim bir şehir hikâyesi... Daha önce başka bir şekilde yazmayı denemiştim ama aslının yerini tutmamıştı sanki.
Sevgiyle kalın ve sevdiklerinizle yaşayın
bunu okuyunn nasıl bir mail yazacağınaza yardımı olur sanırım...........
[SIGPIC][/SIGPIC]
Bence onsuz geçen onüç senenin hiç bir hükmü yokmuş gibi ve kötü şeyler yaşanmamış gibi...mesela onun en sevdiği balığı alıp, pamukşekerim bende balıkları aldım beni bekliyodur diye düşünmüştüm tabiki geliyorum deseymiş![]()
“Kalbim hep senin oldu, bırak yine öyle kalsın...”
cok guzelmıs emegınıze saglık... ck zor bır durum gercekten de...ne ak ne kara...grılıgın tam ortası...
“Kalbim hep senin oldu, bırak yine öyle kalsın...”
güzeldi...
.................................................. ....................
Bu Konuyu Paylaşın !