-
Tevrat'tan hikmetler ve güzel öğütler
TEVRAT'TAN HİKMETLER VE GÜZEL ÖĞÜTLER
Tevrat, Allah'ın Hz. Musa'ya vahyettiği mübarek bir kitaptır. Ancak Tevrat, sonradan tahrif edilmiş ve içine insan sözleri katılarak, hak kitap olma özelliğini kaybetmiştir. Bu nedenle bugün elimizdeki Tevrat, "muharref (tahrif edilmiş) Tevrat’tır.
Günümüzdeki Tevrat, Kuran ayetleri ve Peygamber Efendimiz (sav)'in hadisleri ile birlikte incelendiğinde, içinde hak dine ait pek çok konunun korunduğu, birçok güzel ve hikmetli açıklamalar içerdiği görülür. Allah'ın birliği, Allah korkusu, Allah sevgisi, Allah'a itaat ve teslimiyet, şükür ve dua, iman coşkusu ve sevinci, yeniden diriliş, Kıyamet Günü gibi inanç esaslarının, Muharref Tevrat'ın içinde, dağınık da olsa yer aldığı görülmektedir.
Ayrıca günümüzdeki Tevrat'ta adalet, şefkat, merhamet, alçakgönüllülük gibi ahlaki değerlerle birlikte; hırsızlık yapmamak, zinadan sakınmak, hile yapmamak, faizle para kullanmamak, domuz eti yememek gibi hak dine ait pek çok hükümle de karşılaşılmaktadır.
Tevrat'ın bozulan kısımları, şeytanın müdahelesinin, etkisinin hissedildiği bölümlerdir. Bunlar temizlendiğinde, geriye şeytani müdahaleye uğramamış kısımları kalmaktadır. Bu da, Muharref Tevrat'taki değiştirilmiş, sonradan eklenmiş bu kısımlar dikkatlice ayrıldığında, gerçek Tevrat'a ulaşılacağı anlamına gelir. (En doğrusunu Allah bilir.) Bu kısımlar, okunduğunda kalbe şifa olan, ruha nur ve ferahlık veren sözlerdir. Maide Suresi'nin 44. ayetinde bildirildiği gibi "hidayet ve nur" olan kısımlardır. Okumakta olduğunuz bu kitapta yer alan Tevrat izahları da, sadece Kuran ayetlerine ve Peygamberimiz (sav)'in sünnetine uygun kısımlardır, hikmetli güzel öğütlerdir.
Elbette ki Müslümanlar, sadece Kuran'a uymakla yükümlüdür. Fakat Tevrat'tan Allah'ın sözleri olduğuna hüsnü zan ettğimiz bu kısımlar üzerinde düşünebilir; bunlardan öğüt alabilir ve hikmetinden faydalanabilirler. Allah'ın izniyle bu kitap da, Müslümanların iman derinliğine bir vesile, dindar Yahudilerden samimiyet içinde yanlış izahlara uyanlara bir uyarı ve hatırlatma olacaktır.
Konu Nesra tarafından (18-05-2009 Saat 22:44 ) değiştirilmiştir.
Sebep: link
-
Tevratta yeniden dunyaya gelme ile ilgili bir bolum var mı? Tevrat ruhun bedenden ayrılmasından sonra yani ölümden sonra yeniden dirilişe nasıl bakıyor. Bu konudaki bilgileri paylaşır mısısnız?
-
tabi tevratta yeniden diriliş, ahiret ve kıyametle ilgili pekçok bölüm var.
aşağıda bilginize sunuyorum.
Tevrat'ta Yeniden Diriliş
Yeryüzü toprağında uyuyanların birçoğu uyanacak: Kimisi sonsuz yaşama, kimisi utanca ve sonsuz iğrençliğe gönderilecek. (Daniel, 12:2)
"Mezarlarınızı açıp sizi çıkardığım zaman, Benim Rab olduğumu anlayacaksın... Ruhumu içinize koyacağım, canlanacaksınız..." böyle diyor Rab. (Hezekiel, 37:13-14)
... Senin ölülerin yaşayacak, bedenleri dirilecek. Ey sizler, toprak altında yatanlar, uyanın, ezgiler söyleyin... toprak ölülerini yaşama kavuşturacak. (Yeşaya, 26:19)
Ya Rab, beni ölüler diyarından çıkardın, yaşam verdin bana, ölüm çukuruna düşürmedin. (Mezmurlar, 30:3)
"Sana gelince, ey Daniel, son gelinceye dek yoluna devam et. Rahatına kavuşacak ve günlerin sonunda payına düşen mirası almak için uyanacaksın." (Daniel, 12:13)
Tevrat'ta Kıyamet Günü
Kalabalıklar, yargı vadisini dolduran nice kalabalıklar... Yargı vadisinde Rab'bin günü yaklaştı. Güneş ve Ay kararıyor, yıldızların parıltısı görünmez oluyor. Gök ve yer sarsılacak. (Yoel, 3:14-16)
Göklerde ve yeryüzünde, kan, ateş ve duman sütunlarından belirtiler göstereceğim. Rab'bin büyük ve korkunç günü gelmeden önce Güneş kararacak, Ay kan rengine dönecek... (Yoel, 2:30-31)
Yeryüzü önlerinde sarsılıyor, gökyüzü titriyor; Güneş ve Ay kararıyor, yıldızların parıltısı görünmez oluyor. Rab'bin o büyük günü ne korkunçtur! O güne kim dayanabilir? (Yoel, 2:10-11)
Ölüleri dışarı atılacak... Bütün gök cisimleri küçülecek, gökler bir tomar gibi dürülecek; gök cisimleri, asma yaprağı, incir yaprağı gibi dökülecek. (Yeşaya, 34:3-4)
Rab'bin büyük günü yakındır, yakındır ve çok çabuk geliyor, Rab gününün sesi! Yiğit orada acı acı bağırır. O gün gazap günüdür, sıkıntı ve darlık günü, harabiyet ve viranlık günü, karanlık ve karaltı günü, bulutlar ve koyu karanlık günü, Rab diyor ki, "İnsanları öyle bir felakete uğratacağım ki, körler gibi, nereye gittiklerini
göremeyecekler. Çünkü Bana karşı günah işlediler. Rab'bin öfke gününde, altınları da gümüşleri de onları kurtaramayacak." (Sefanya, 1:14-18)
Ah o gün! çünkü Rab'bin günü yakın ve herşeye kadir olan tarafından bir yıkım gibi geliyor. (Yoel, 1:15)
Ülkede yaşayan herkes korkudan titresin. Çünkü Rab'bin günü çok yaklaştı, geliyor. (Yoel, 2:1)
Rab'bin günü yakındır. Herşeye Gücü Yeten'in göndereceği yıkım gibi geliyor o gün. Bu yüzden ellerde derman kalmayacak, her yürek eriyecek. Herkesi dehşet saracak, hepsi acı ve ıstırap içinde boğulacak, doğuran kadın gibi kıvranacak, şaşkın şaşkın birbirlerine bakacaklar; yüzleri kızaracak. İşte Rab'bin acımasız günü geliyor. Ülkeyi viraneye çevirip içindeki günahkârları ortadan kaldıracağı gazap ve kızgın öfke dolu gün geliyor. Gökteki yıldızlarla takımyıldızlar ışımayacak, doğan Güneş kararacak, Ay ışığını vermez olacak. Rab diyor ki, "Kötülüğünden ötürü dünyayı, suçlarından ötürü kötüleri cezalandıracağım. Kibirlilerin küstahlığını sona erdirecek, zalimlerin gururunu kıracağım." (Yeşaya, 13:6-11)
Herşeye egemen Rab diyor ki, "İşte o gün geliyor, fırın gibi yanıyor. Kendini beğenmişlerle kötülük yapanlar samandan farksız olacak; o gün hepsini yakacak. Onlarda ne kök, ne dal bırakılacak." (Malaki, 4:1)
Rab kalkıp yeryüzünü sarsmaya başlayınca, insanlar O'nun dehşetinden ve yüce görkeminden kaçmak için kayalık mağaralara, yeraltı kovuklarına saklanacaklar. (Yeşaya, 2:19)
O gün aydınlık değil, karanlık olacak. Nasıl ki, biri aslanın önünden kaçar da karşısına ayı çıkar, evine döner, elini duvara dayar da elini yılan sokar. Rab'bin günü aydınlık değil, karanlık olmayacak mı? Hem de zifiri karanlık, bir parıltı bile yok. (Amos, 5:18-20)
Her vadi yükseltilecek, her dağ, her tepe alçaltılacak. Böylelikle engebeler düzleştirilecek, sarp yerler ovaya dönüştürülecek. O zaman Rab'bin yüceliği görünecek, bütün insanlar hep birlikte onu görecek. Bunu söyleyen Rab'dir." (Yeşaya, 40:4-5)
Rab uzaktaki ulusları bir sancak işaretiyle, dünyanın en uzağındakileri ıslık sesiyle çağıracak; hızla, hemen gelecekler... Karaya bakan biri karanlık ve sıkıntı görecek. Işık karanlık bulutlarla kaplanacak. (Yeşaya, 5:26, 30)
Tevrat'ta Hesap Günü
Kalabalıklar, yargı vadisini dolduran nice kalabalıklar... Yargı vadisinde Rab'bin günü yaklaştı. (Yoel, 3:14)
Sen, ey saygısız... günün yaklaştı, sonunda yargı günün geldi. (Hezekiel, 21:25)
Çünkü bütün milletler için Rab'bin günü yakındır; sen nasıl ettinse, sana öyle edilecek; işlediğinin karşılığı kendi başına dönecek. (Obadya, 1:15)
Kötüler böyle değil, rüzgarın savurduğu saman çöpüne benzerler. Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar. Çünkü Rab doğruların yolunu gözetir, kötülerin yolu ise ölüme götürür. (Mezmurlar, 1:4-6)
Adil yargılarıyla Rab Kendisi'ni gösterdi, kötüler kendi kurdukları tuzağa düştü. Kötüler ölüler diyarına gidecek, Allah'ı unutan bütün uluslar... (Mezmurlar, 9:16-17)
Doğru kişiye iyilik göreceğini söyleyin. Çünkü iyiliklerinin meyvesini yiyecek. Vay kötülerin haline! Kötülük görecek, yaptıklarının karşılığını alacaklar. (Yeşaya, 3:10-11)
Onların günü yaklaştı, sonunda yargı günleri geldi. (Hezekiel, 21:29)
Tevrat'ta Cehennem
... Dinsizleri titreme aldı: "Herşeyi yiyip bitiren ateşin yanında hangimiz oturabilir? Sonsuza dek sönmeyecek alevin yanında hangimiz yaşayabilir?" diye soruyorlar. (Yeşaya, 33:14)
Dönüşü olmayan yere gitmeden önce, karanlık ve ölüm gölgesi diyarına, zifiri karanlık diyarına, ölüm gölgesi, kargaşa diyarına, aydınlığın karanlığı andırdığı yere. (Eyüp 10:21-22)
... Kimisi sonsuz yaşama, kimisi utanca ve sonsuz iğrençliğe gönderilecek. (Daniel, 12:3)
Kuraklık ve sıcağın eriyen karı alıp götürdüğü gibi ölüler diyarı da günahlıları alıp götürür. (Eyüp, 24:19)
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz. (Eyüp, 7:9)
Ölüm ve yıkım diyarı insana doymaz... (Süleyman'ın Özdeyişleri, 27:20)
Çünkü bana sevgin büyüktür, canımı ölüler diyarının derinliklerinden Sen kurtardın. (Mezmurlar, 86:13)
Onlara yüz çevireceğim... ateş onları yine de yakıp yok edecek... (Hezekiel, 15:6)
... size karşı öfkem ateş gibi tutuşup ölüler diyarının derinliklerine dek yanacak... (Yasa'nın Tekrarı, 32:22)
Bu yüzden doymak bilmeyen ölüler diyarı ağzını ardına kadar açtı... Hepsi alçaltılacak; dize getirilecek, küstah bakışları alçaltılacak. (Yeşaya, 5:14-15)
... diri diri ölüler diyarına insinler; çünkü içleri ve evleri kötülük dolu. (Mezmurlar, 55:15)
Rab öldürür de diriltir de, ölüler diyarına indirir ve çıkarır. (1. Samuel, 2:6)
Sahip oldukları herşeyle birlikte diri diri ölüler diyarına indiler... (Çölde Sayım, 16:33)
'Yeter' demeyen dört şey vardır: Ölüler diyarı... (Süleyman'ın Özdeyişleri, 30:15-16)
Budalaların yolu, onların sözünü onaylayanların sonu budur. Sürü gibi ölüler diyarına sürülecekler. ölüler diyarı onlara konut olacak. Ama Allah beni ölüler diyarının pençesinden kurtaracak ve yanına alacak. (Mezmurlar, 49:13-15)
Ancak ölüler diyarına, ölüm çukurunun dibine indirilmiş bulunuyorsun. Seni görenler bakıp bakıp şöyle düşünecekler: "Dünyayı sarsan, ülkeleri titreten, yeryüzünü çöle çeviren, kentleri yerle bir eden, tutsakları evlerine salıvermeyen adam bu mu?" (Yeşaya 14:15-17)
Tevrat'ta Cennet
... Kimisi sonsuz yaşama, kimisi utanca ve sonsuz iğrençliğe gönderilecek. Bilgeler gökkubbe gibi, birçoklarını doğruluğa döndürenler yıldızlar gibi sonsuza dek parlayacaklar. (Daniel, 12:2-3)
Sağduyulu kişi yukarıya, yaşama giden yoldadır, bu da ölüler diyarına inmesini önler. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 15:24)
Yaşam diyarında Rab'bin iyiliğini göreceğimden kuşkum yok. (Mezmurlar, 27:13)
Yaşayanların diyarında, Rab'bin huzurunda yürüyeceğim. (Mezmurlar, 116:9)
Çünkü insan sonsuzluk evine gidecek... Toprak geldiği yere dönmeden, ruh onu veren Allah'a dönmeden, seni yaratanı anımsa. (Vaiz, 12:5-7)
Ama doğru yolda yürüyüp doğru dürüst konuşan, zorbalıkla edinilen kazancı reddeden, elini rüşvetten uzak tutan, kan dökenlerin telkinlerine kulak vermeyen, kötülük görmeye dayanamayan, yükseklerde oturacak; uçurumun başındaki kaleler onun korunağı olacak, ekmeği sağlanacak, hiç susuz kalmayacak. (Yeşaya, 33:15-16)
"Kötüler yıkılır ve yok olurlar; fakat salihlerin evi durur..." (Süleyman'ın Özdeyişleri, 12:7)
Ey Allah... öncülük et bana sonsuz yaşam yolunda! (Mezmurlar, 139:24)
O gün diyecekler ki, "İşte Allah'ımız budur; O'na umut bağlamıştık, bizi kurtardı, Rab O'dur, O'na umut bağlamıştık, O'nun kurtarışıyla sevinip coşalım." (Yeşaya, Bap 25:9)
"Salihin semeresi hayat ağacıdır." (Süleyman'ın Özdeyişleri, 11:30)
Hz. Adem ve cennet bahçesi:
Rab Allah doğuda, Aden'de bir bahçe dikti. Yarattığı Adem'i oraya koydu. (Yaratılış, 2:8)
... Rab Yahve şöyle diyor: "Kusursuzlukta örnek biriydin, bilgeliğin ve güzelliğin eksiksizdi. Sen Allah'ın bahçesi Aden'deydin. Yakut, topaz, aytaşı, sarı yakut, oniks, yeşim, laciverttaşı, firuze, zümrütle, çeşit çeşit değerli taşla bezenmiştin. Kakma ve oyma işlerin hep altındandı. Bunlar yaratıldığın gün hazırlanmışlardı." (Hezekiel, 28:12)
Böylece Rab Allah, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Adem'i Aden bahçesinden çıkardı... (Yaratılış, 3:23)
-
Neden Hükmünü başka bir kitaba devretmiş olan kutsal bir kitaptan alıntılar yapıyorsunuz ki?
Tevratta yazan tüm yararlı uyarıların ve sözlerin kat kat fazlası Kuran-ı Kerim de zaten yazıyor...
Geriye gitmektense Kuran ayetlerini buraya yazmanız bence daha akıllıca olurdu...
Evet cok sağdan,cok yumusak bir sekilde yaklaşmışsınız olaya fakat ben özünde yanlış bir paylaşım olduğunu düsünüyorum..
-
Kuran tabiki hak kitap. Tevrat ve İncil de de Kuran'a mutabık sözler var.
Onlar da Allah katından indirilen kitaplar.
Allah'ın gönderdiği tüm elçilere ve kitaplara iman eden Müslümanlar, hem Hıristiyanların hem de Yahudilerin inançlarına ve değerlerine saygı duyarlar. İslam dininde, Yahudiliğin kutsal kitabı olan Eski Ahit'teki Tevrat ve Zebur ile Hıristiyanların kutsal kitabı olan Yeni Ahit (İncil) İlahi kitaplar olarak tanınır, bu dinlerin mensupları ise "Kitap Ehli" olarak tanımlanırlar. Rabbimiz Bakara Suresi'nde Müslümanları şu şekilde tarif etmektedir: Ve onlar, sana indirilene, senden önce indirilenlere iman ederler... (Bakara Suresi, 4)
Ayetlerde bildirilen bu kitaplar Hz. İbrahim'in sayfaları, Hz. Musa'ya indirilen Tevrat, Hz. Davud'a indirilen Zebur ve Hz. İsa'ya indirilen İncil'dir. Allah'ın Hz. İbrahim'e vahyi bugüne kadar ulaşmamıştır. Diğer kitaplar ise zaman içerisinde ilk vahyedildikleri hallerinden uzaklaşmış, birtakım insanlar tarafından farklı nedenlerle tahrif edilmişlerdir. Dolayısıyla bazı bölümlerinde Allah'ın hak dininden uzak yorumlar ve açıklamalar yer almaktadır. Bununla birlikte Allah'a ve elçilerine iman, Allah sevgisi ve Allah korkusu, güzel ahlak gibi Kuran ayetlerine uygun bölümler de günümüze kadar gelmiştir. (En doğrusunu Allah bilir.) Allah bu kitapların, gönderilmiş oldukları toplumlar için yol gösterici olduklarını bildirmektedir. Al-i İmran Suresi'nde Rabbimiz "O, sana Kitabı Hak ve kendinden öncekileri doğrulayıcı olarak indirdi. O, Tevrat'ı ve İncil'i de indirmişti. Bundan (Kur'an'dan) önce (onlar) insanlar için bir hidayet idiler..." (Al-i İmran Suresi, 3-4) şeklinde buyurmaktadır. Bir diğer ayette Allah Tevrat için şu şekilde bildirmektedir: Gerçek şu ki, Biz Tevrat'ı, içinde bir hidayet ve nur olarak indirdik. Teslim olmuş peygamberler, Yahudilere onunla hükmederlerdi. Bilgin-yöneticiler ve yüksek bilginler de, Allah'ın kitabını korumakla görevli kılındıklarından ve onun üzerine şahidler olduklarından (onunla hükmederlerdi.)... (Maide Suresi, 44)
Deyin ki: "Biz Allah'a; bize indirilene, İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve torunlarına indirilene, Musa ve İsa'ya verilen ile peygamberlere Rabbinden verilene iman ettik. Onlardan hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz ve biz O'na teslim olmuşlarız."
(Bakara Suresi, 136)
-
Evet tabiki iman ediyoruz şöyle;O kitapları da Allah ın indirdiğine iman ediyoruz ama...
Tabiki değişmemiş sekliyle Tevrat da Allahın sözlerini bize sunuyor fakat şuan islamiyet dışındaki tüm dine mensup olan kişiler malesef bizim inanışımıza göre doğru yolda değil...
Hal böyleyken de başka bir dine ait kutsal kitapla ilgili insanların kafasının karısmasını istemediğim için yorum yazma gereği duyuyorum...
Eğer Tevratta yazan güzel öğütlerden de faydalanmak doğru olsaydı sanırım Peygamberimiz(s.a.v) Kuran-ı Kerin dışında hadislerinde Tevrattan da acıklamalarda ve alıntılarda bulunurdu diye düsünüyorum...
Bu Konu İçin Etiketler
Yetkileriniz
- Konu Acma Yetkiniz Yok
- Cevap Yazma Yetkiniz Yok
- Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
- Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Forum Kuralları
Bu Konuyu Paylaşın !