+ Konuyu Cevapla
Toplam 5 sonuçtan 1 ile 5 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: tövbe Etmek

  1. #1
    indigo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Haz-09
    Bulunduğu yer
    the last point of the ...
    İtibar Puanı
    104
    Mesajlar
    1,064

    tövbe Etmek

    Tövbe Etmek

    Arasıra arkadaslarımla konuşuruz hata gecenlerde kanalda yine bahsi gecmişti dua etmek tövbe etmek ama ya kabul edilmezse? Bazen kendimizi iki yüzlü gibi hissediyor olabiliriz. Sen git onu bunu yap nefsince eğlen başın dara düşünce Allah de… gibi yada yeterince günah işledim bu saatten sonra dua etsem tövbe etsem ne olacak ki gibi. Allah muhafaza bir anlamda bu düşünce insanın yağını kaydırabilir. Düşünün artık kapılar kapanmışsa önünde beklemenin ne anlamı var gidip eski hatalarıma geri döneyim mi diyecegiz?

    Bu düşüncenin mantıken bir çözümden çok hatalara bağımlılık yapan umutsuzluk içine atacağı bir gerçektir. Ayrıca biz küçük hesapları olan insanoğlu ne cüretle Allah ‘ın adaletini ve merhametini kendimize göre biçiverip karar verebiliriz ki. Şeytan işte burada tam burada bizi yakalar yukarıdaki vesveseyi fısıldar umutsuzluk içinde hatalarla kalmamızı bocalamamızı ister. “boşver sen dua etsen bile kabul görsem tövbe sana uzak der” Oysa bizzat Allah’ın sözünden üztün söz olur mu hiç? Allah bize bir çok kez bizi nasıl yarattığını nasıl davranacağımızı bizden iyi bildiğini ama kendisine yüzümüzü dönüp tövbe ettiğimizde affedeceğini buyurmaktadır.
    O, kullarının tevbesini kabul eden, kötülükleri bağışlayan ve yaptıklarınızı bilendir. (Şura, 25)

    Ebu Hureyre'nin (r.a.) ifade ettiğine göre:
    Hz. Peygamber (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Allah mahlûkatı yarattığı zaman kendi nezdinde Arş'ın üzerinde bulunan kitabına: "Muhakkak benim rahmetim gazabıma üstün gelir" yazmıştır.

    Ebu Hureyre (r.a.) anlatıyor:
    Allah Resulü'nün (a.s.) şöyle buyurduğunu işittim: "Yüce Allah rahmetini yüz parçaya ayırıp doksan dokuz parçasını kendi yanında tuttu, bir parçasını da yer yüzüne indirdi. İşte bu bir parça rahmet sebebiyle bütün mahluklar birbirlerine merhamet ederler. Hatta hayvan, üzerine basarım endişesiyle ayağını yavrusundan kaldırır."

    Aslında bunda bir hikmet vardır çünkü; Rabbimizin hatalarımızı ve kusurlarımızı affetmesi, günah ve isyanlarımızı bağışlaması O’na ibadet yollarımızı açık tutmak içindir. Yüzümüzü rahmetine ve bağışlayıcılığına dönük tutmak içindir. Üstelik Rabbimiz bizi affetmekle kalmıyor, bize hatalarımıza rağmen yine şefkat ediyor, merhametini gösteriyor; sanki hiçbir şey olmamış gibi bizi sevmeye devam ediyor. Bize darılmıyor, bizi gözden çıkarmıyor, bizi kendisinden uzaklaştırmıyor. Yoksa, O’na ibadet etmeye yüzümüz tutmaz, O’nun rahmetinden ümidimizi keser, huzuruna varmaya utanırdık. Tövbenin varlığı ve Rabbimiz katında hoşnutlukla karşılanması, bize eşsiz bir nezâketle şunu hatırlatıyor: Rabbinize pişmanlığınızı arz ettiğiniz sürece, Rabbinizden rahmet umduğunuz sürece, O’na giden yolları açık tutarsak. O tövbe etmenizi sever, size çok merhamet eder. Rabbiniz sizden günahsızlık beklemiyor, ancak içten özürler bekliyor. Sizi O’ndan uzaklaştıran günahınızın çokluğu değil, özrümüzün yokluğudur.
    Islam'da hiç günah işlemeyen insanların oluşturduğu bir toplum idealizmi yoktur.

    Hatta bir hadiste: "Eğer siz hiç günah işlemeseydiniz, Allah sizi yok eder ve günah isleyip, hemen arkasından da tevbe eden bir kavim yaratırdı" buyurulur.


    Hâris bin Süveyd diyor ki: Abdullah ibn Mes`ud –radıyallahu anh- bize biri Nebiyy-i Ekrem –sallallahu aleyhi ve sellem-den, diğeri de kendisinden olmak üzere iki hadîs tahdîs etti. Nebiyy-i Ekrem`den olan hadîs-i şerîfi şöyle rivâyet etti:

    "Mü`min günâhlarını bir dağ altında oturup da üzerine dağın hemen çöküvereceğinden korkan bir kimse gibi görür.
    Fâcir ise günâhlarını burnunun üzerine konup uçmuş bir sinek gibi görür."

    İşte bu noktada düşünmeliyiz. Gerçek mesele biz günahsız olmamız değil günahımızı bilmemiz ve bunun yüküyle kalbimizden Allah’a başvurmamızdır. Hiç günah işlemedimki diyen asıl günahkardır.

    Ebu Hureyre'nin (r.a.) haber verdigine göre:
    Allah Resulü (a.s.) söyle buyurmustur: "Süphesiz Aziz ve Celil Allah söyle buyurur: Ben kulumun beni zannettigi gibiyim. Kulum beni anarken ben muhakkak onunla beraber bulunurum. Eger o beni gönlünde gizlice zikrederse, ben de onu gönlümde zikrederim. Eger o beni bir cemaat içinde zikrederse, ben de onu o cemaatten daha hayirli bir cemaat içinde zikrederim. Kulum bana bir karis yaklasirsa, ben ona bir arsin yaklasirim. Kulum bana bir arsin yaklasirsa, ben ona bir kulaç yaklasirim. o bana yürüyerek gelirse, ben ona kosarak varirim."
    Sahih-i Müslim'deki hadis numarasi: 4832

    Peygamber Efendimiz (S.A.V)' de bir hâdis-i şeriflerinde: Her kim, tevbe etmeye devam ederse, Allah da onun sıkıntısını neşeye çevirir, darlığına bir çıkış yolu bulur ve ummadığı bir yerden onu rızıklandırır. (Buhari, Tirmizi) buyurmuştur.

    Ebu Saîd Hudrî'den (r.a.) rivayet edildiğine göre:
    Allah'ın Peygamber'i (a.s.) şöyle buyurdu: "Sizden evvelki ümmetler içinde bir adam vardı ki doksan dokuz insan öldürmüştü. Bu zat, yeryüzü insanlarının en aliminin kim olduğunu sordu. Kendisine bir rahip gösterildi. O da rahibe gelerek kendisinin doksan dokuz kişi öldürdüğünü ve tövbesinin kabul edilip edilmeyeceğini sordu. Rahip: Hayır, edilmez diye cevap verdi. Bu cevap üzerine katil o rahibi de öldürdü. Bununla sayıyı yüze tamamladı. Sonra yine yeryüzü halkının en alimini sordu. Alim bir kimse gösterildi. Onun yanına gelince: Bu adam yüz tane insan öldürmüştür. Acaba Onun için bir tövbe yolu var mıdır? dedi. O: Evet vardır, insan ile tövbesi arasına kim girebilir? Sen filan yere git. Çünkü orada Allah'a ibadet etmekte olan bir takım insanlar vardır. Sen de onlarla beraber Allah'a ibadet et ve sakın bir daha kendi memleketine dönme. Çünkü orası kötü bir çevredir, dedi. Bunun üzerine adam gitti. Nihayet yolun yarısına vardığı zaman eceli geldi. Bu sefer rahmet melekleri ile azap melekleri çekişmeye başladılar: Rahmet melekleri: Bu adam tövbe ederek ve kalbi ile Allah'a yönelerek geldi dediler. Azap melekleri de: Bu adam hiç bir hayır işlememiştir dediler. Bu sırada insan kılığında başka bir melek geldi. Her iki taraf bu meleği aralarında hakem yaptılar. O melek: Şimdi siz buradan itibaren geldiği yer ile gideceği yerin mesafesini ölçün. Bulunduğu bu yer, hangisine daha yakın ise bu kimse oraya ait olur dedi. Melekler mesafeleri ölçtüler ve adamın gitmek istediği yere daha yakın olduğunu gördüler. Bunun üzerine onun ruhunu rahmet melekleri aldılar."

    Allah özellikle şu mübarek günlerde hepimize afiyet versin, bazen taş kesilen kalblerimize yumuşayabilme yeteneği versin. Dualarımızı ve tövbelerimiz kabul etsin. Bizler insanoğluyuz çeşit çeşitiz farklı imtihanlarda farklı kaderlerdeyiz coğunlukla hatalıyız ama inancımızı ve umudumuzu kaybetmeyelim. Nice erenler, evliyalar hatta peygamberler dahi yanlışlar yapmıştır. Ama yinede annesi kızdığında bile annesinin sinesine sarılan çocuklar gibi Allah’tan mağfiret dilenmişler O’nun merhametine sığınmışlardır. İşte bu feyz ile hoşgörülü olabilmişler “ne olursan ol gel ümitsizlik kapısı değil burası demişlerdir” Allah onlardan razı olsun. Bu arada Star Tv’de programını seyrederken bana bu konularda ümit veren değerli hocam Doç.DR. Nihat Hatipoğlu’ dan da Allah razı olsun. “kötü durumlardakilerde benim kardeşimdir onları ayıplayamam bugün o düşmüşse yarın ben düşebilirim bu yüzden birbirimize dost olmalıyız şefkatle yaklaşmalıyız , Müslümanlar birbirini temizleyen el gibidir” demişti ve burada sizinle paylaştığım konuyu anlatmıştı bugün saat 17:30 ta. (eski bir tarih )
    Konu esilam tarafından (28-09-2009 Saat 16:44 ) değiştirilmiştir.
    [SIGPIC][/SIGPIC]

  2. #2
    Tecrübeli Üye kara sewdam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar-09
    Bulunduğu yer
    Hayallerde..... (: (:
    İtibar Puanı
    375
    Mesajlar
    12,693
    Her kim, tevbe etmeye devam ederse, Allah da onun sıkıntısını neşeye çevirir, darlığına bir çıkış yolu bulur ve ummadığı bir yerden onu rızıklandırır.
    Allah bizi tövbe edipte tövbesinden dönmeyenlerden eylesinn....
    Allah razı olsun...

    Sükût gerekliydi
    Sustum........

  3. #3
    indigo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Haz-09
    Bulunduğu yer
    the last point of the ...
    İtibar Puanı
    104
    Mesajlar
    1,064
    ecmain arkadaşım.
    [SIGPIC][/SIGPIC]

  4. #4
    babakartalozgun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ağu-09
    İtibar Puanı
    10
    Mesajlar
    8
    indigo kardeşim çok güzel anlatmışsın ALLAH tövbelerini kabul edenlerden eylesin.

  5. #5
    indigo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Haz-09
    Bulunduğu yer
    the last point of the ...
    İtibar Puanı
    104
    Mesajlar
    1,064
    Allah senden de razı olsun, tövbelerini kabul etsin babakartal kardeşim ecmain.
    [SIGPIC][/SIGPIC]

+ Konuyu Cevapla

Bu Konu İçin Etiketler

Bu Konuyu Paylaşın !

Bu Konuyu Paylaşın !

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

Bağlama Büyüsü Bağlama Büyüsü Muhabbet Büyüsü Aşk Büyüsü Büyü Aşık Etme Büyüsü Medyum

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198