Go Back   Lahuti.com > Okültizm & Mistisizm > Rüyalar



 
Seçenekler
Alt 24-01-2008, 05:01   #1
-YASAKLI-
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Yaş: 22
Mesajlar: 702
Tecrübe Puanı: 0
psychick henüz daha yolun başında
Uyku Nedir?





Uykunun sebebi veya fonksiyonu bilinmemektedir. Chicago üniversitesi uyku araştırmalarından Allan Rechtschaffen uykunun hiç bir fonksiyonu olmadığını tespit etmiştir. Adale yorgunluklarının azalmasına rağmen vücudun dinlenmesi için uykuya ihtiyacı olmadığını söylemiştir. Çünkü vücudumuzdaki hücrelerin kendi kendilerini tamir etme yeteneği vardır. Araştırmacıların tespitlerine göre bu esnada faaliyetten uzak olmasına, ya dinlenme veya uyku durumunda bulunmasına da gerek yoktur. Uyku sırasında alınan EEG kayıtları üzerinde yapılan incelemelerde beyinde faaliyetsizlik görülmemiştir. İngiltere Milli Fizik Laboratuarı Kompütür bilimleri bölümünde psikolog araştırmacı Dr. Evans'a göre uykunun tek maksadı rüya görmemiz için, zemin hazırlamasıdır. Stanford Tıp Merkezi Uyku Kliniği doktoru Dr.William Dument'in görüşüne göre ise; rüya görmek son derece önemlidir. Rüyalar fiziki dengenin oluşmasını sağlanmaktadır. Temple Üniversitesinden Koruyucu ilaç profesörü Dr.Fred.Rofers uykunun aktif hayattan tamamıyla uzaklaşmak olmadığını,bilakis yavaşlayan kalp de dahil olmak üzere uzuvlarımızın değişik bir tip yaşayış durumuna girdiğine inanmaktadır. Fakat yinede aklımıza şu sorunun gelmemesi mümkün değil. Uyku geceye ait bir alışkanlık olabilir mi? Uyku araştırmacılarının babası olarak bilinen Nathaniel Klietman uyku haline geçebilmek için bir faaliyet sisteminde kritik bir seviyenin altında şiddetli bir durum olması gerektiği inancındadır. Bütün kainata ölçülü bir hareket,yani ritim hakimdir. Med-Cezir, güneş ve ayın doğup batmaları,mevsimler,dünyanın ekseni etrafında dönmesi ve daha pek çok düzenli ve maksatlı hareketler hep bu ritmi bize gösterirler.

Dr.Franz Halberg normal durumda ve 24 saatlik bir periyotta meydana gelen değişmeler için "circation" kelimesini kullanmıştır. Vücut dengesi zamana bağlı ritim değişmeleriyle sağlanır. Azalarımızın ritminin en kifayetsiz olduğu anlarda uyku bastırır.Gecenin ilk uyku dönemine hızlı olamayan göz hareketi manasına gelen "NREM-non Raped Eye Movement" denilmektedir.Vücudun dinlendiği en sakin uykudur bu.Nefesimiz düzgün ve sakindir. EEG kayıtları ve beyin faaliyetleri düzgün ve imtiyazlıdır.Horlamada bu uyku döneminde vuku bulur. Hızlı göz hareketi denilen (REM Ropel Eye Movement) faal uyku halidir.Vücut hareketsiz olmakla beraber yüzde ve parmak uçlarında düzensiz hareketler vardır. Horlama kesilir.Nefes düzensiz haldedir.Yani hızlı ve yavaş arasında ritim değişikliği görülür.Bazılarının kanaatlerine göre REM uyku hali değil bir çeşit sara nöbetidir. Gece uykumuzun 1.5 ile 2 saati REM uykusudur.NRAM ve Rem dereleri 70 ile 110 dakika arasında değişir.Ortalama 90 dakika olarak kabul edilmektedir. Ruhi depresyon geçirenler REM uykusu olmadığı sürece kendilerini daha rahat hissederler. Rüya görme hadisesi ekseriye REM döneminde olmaktadır.Pek çok kişi yatıştırıcı ve uyku verici ilaçları almalarına rağmen REM döneminde faal uyku halinden kurtulamazlar. Halbuki alınan ilaçlarda Rem'i tamamen veya kısmen ortadan kaldırılması aranmaktadır.
psychick isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Reklamlar
Alt 08-02-2008, 01:50   #2
-YASAKLI-
 
Üyelik tarihi: Dec 2007
Yaş: 33
Mesajlar: 1.030
Tecrübe Puanı: 0
yellowroza henüz daha yolun başında


benim için uyku herseyi unuttugum ruhumla bedenim birleştigi ve dinlendigim saatlerdir
yellowroza isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 24-02-2008, 00:25   #3
-YASAKLI-
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Bulunduğu yer: Ankara
Yaş: 29
Mesajlar: 1.061
Tecrübe Puanı: 0
maiadam henüz daha yolun başında


"uykuyu hafif ölüm bil, ölümü ağır uyku"
hatta bazıları uyku anında ruhun bedenden çıkarak seyahat ettiğini söylerler.
maiadam isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 24-02-2008, 03:32   #4
-YASAKLI-
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Yaş: 32
Mesajlar: 62
Tecrübe Puanı: 0
maji henüz daha yolun başında




benimde dikkatimi çeken şey "son nefesimi dışarı verirken uykuya dalıyor olmam!

bir iddam var! son nefesimizi dışarı vermeyecek bir psi'de isek "o an ölmeyebiliriz...tamam soru yağmuruna tutulacağımdan cevabı hemn verim

anlattığım gibi,sadece akıl almaz bir okült hesaplamadan ibarettir!..ufak somutları büyük soyutlara uyarlamadan başka bişi deyil!..
maji isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Reklamlar

Lahuti.com ©2000 - 2009
Powered by vBulletin

SEO by vBSEO 3.2.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151