+ Konuyu Cevapla
Toplam 6 sonuçtan 1 ile 6 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Vimanalar (Tarih Öncesi Uzay Araçları)

  1. #1
    sirius - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ağu-06
    Bulunduğu yer
    izmir
    İtibar Puanı
    365
    Mesajlar
    1,367

    Vimanalar (Tarih Öncesi Uzay Araçları)






    Insanligin en eski metni RigVeda'da gecen uzay tasitlari:


    Jalayan - hem suda hem havada seyahat icin dizayn edilmis bir tasit (Rig Veda 6.58.3)
    Kaara- hem yerde hem suda seyahat icin dizayn edilmis bir tasit (Rig Veda 9.14.1)
    Tritala- uc katli bir tasit(Rig Veda 3.14.1)
    Trichakra Ratha - havada ucan uc tekerlekli bir tasit (Rig Veda 4.36.1)
    Vaayu Ratha- havadaki gazlari ayristirma gucuyle calisan araba (Rig Veda 5.41.6)
    Vidyut Ratha- guc kaynagi tasiti(Rig Veda 3.14.1).

    Ramayana'da "iki katli cok pencereli goksel tasitlar. Bir kuyrukluyildiz kadar gorunene dek gokyuzunde gurluyorlar."
    Avatar Rama'nin ucus rotasi:


    Mahabharata'da " kanatli simsekten guc alan ... bir gemiydi havaya dalan, hem gunes sistemine hem de yildiz sistemlerine ucan". Mahabharata'da 41 yerde gecer Asura krali (insanliga dusman bir uzay medeniyetinin lideri) Salva'nin uzay gemisi Saubha-pura ile Krishna'nin baskenti Dwaraka'ya fuze ve misillerle saldirdigi.

    Kautilya Arthasastra 'si (Isa'dan Once 3.yuzyil) gecmiste yasamis bazi hindu tuccar teknokratlardan bahseder ki bunlar bir sehri ucuran pilotlardir: Saubhikalar. Ayrica savas pilotlari olan : Akasa Yodhinah

    Bunlar sadece bazi orneklerdir, milattan cok asirlar onceye dayanan tum hindu metinlerinde ucaklardan, uzay tasitlarindan , diger uzay medeniyetleriyle savastan bahsediliyor. Hindu tarihi yeni teknolojinin bu durumunda hayal bile edilemeyecek yuksek bilim , kudret ve san ile doludur.










    Vimana=gokyuzunde ucan araclarin ortak adi.


    Vimanalar konusunda araştırma yapmak isteyen kişinin
    Asya ve Güney Asya kaynaklı çeşitli metinlere
    bakması yeterli olacaktır. Çünkü bu konuda o kadar
    çok ve ayrıntılı bilgi vardır ki, tüm bunlar
    özellikle muhafazakar bilim çevreleri tarafından kabul
    görse sanırım havacılık tarihini sil baştan
    yazmak gerekecektir.. Çin ve Hint kökenli kaynaklarda,
    metinlerde ve destanlarda göklerde seyahat etmek için
    yapılmış pek çok araç yer almaktadır. Bu konuda
    bir diğer kaynak ise (her ne kadar Çin ve Hint kadar
    olmasa da) Mısır ve kadim Amerika
    uygarlıklarıdır... Hindistan’ın Vedik
    edebiyatında Vimana olarak tanımlanan uçan araçlarla
    ilgili tanımlar vardır ve bunlar iki ana kısma
    ayrılır. 1-İnsan yapımı olan ve kuş benzeri
    kanatlar vasıtasıyla uçan araçlar.
    2-Alışılmadık şekilleri olan ve insanlar
    tarafından yapılmamış olan araçlar... İlk gruba
    giren araçlar Sanskrit dünyasının mimari
    yapısına uygun, askeri kuşatma araçları ve diğer
    mekanik araçlarla eş düzeydedirler. İkinci gruba
    giren araçlar ise Rig Veda, Mahabharata, Ramayana ve
    Purana’larda tanımlanan araçlardır. Bunlarda
    anlatılanlara göre evren Maya’nın
    ürünüdür ve sanal bir gerçeklik olarak
    düşünülebilir. “Pradhana” adlı
    geleneksel enerji sürekli yayılıp genişleyen
    MahaVişnu tarafından harekete geçirilir. (yani
    MahaVişnu evrensel programlayıcıdır) Aktif pradhana,
    enerjinin özel bir formu olarak oluşur ve kaba maddeye
    dönüşür. Şiva’nın eşi Uma sanal
    enerjinin tanrıçası diğer bir anlamda
    yükleyicisidir. Uma Ana Tanrıça olarak bilinir, Şiva
    ise hayallerin ve teknolojinin efendisidir. Şiva ve
    Mahabharata’da adı geçen Salva arasında doğal
    bir iletişim söz konusudur. Çünkü Salva bir
    vimanaya ve Maya Danava’ya sahip olmak istemektedir. O
    zaman hayallerin ve teknolojinin efendisi oolacak ve
    enerjiyi o üretecektir... Güney Hindistan’daki bir
    tapınakta bulunan Sanskrit metinlere göre vimanalar
    uçan tüm araçların en üst noktasında yer
    almaktaydılar. İtalyan bilimci Dr.Roberto Pinotti
    1998’de Bangalore’da yapılan Dünya Uzay
    Konferansı’nda yaptığı konuşmada Hindu
    antik metinlerinde tanrılarla insanlar arasında
    yapılan bir savaşın anlatıldığını belirtti.
    Pinotti metinlere destansı bir yaklaşımla
    bakılmaması gerektiğini söylüyor ve göklerde
    uçan silahlı araçlarla yapılmış bir savaşın
    tüm açıklığıyla anlatıldığını
    belirtiyordu. Kullanılan silahlar savunma ve saldırı
    amaçlıydılar. Yedi ayrı biçimde mercek ve ayna
    sistemleri içermekteydiler. Örneğin, araçları
    kullananları kötü ışınlardan koruyan
    “Pinjula” bir görsel ayna idi.
    “Marika” adlı silahla düşman araçları
    vuruluyordu. Dr. Pinotti bu antik silahların günümüz
    lazerteknolojisinden pek de farklı olmadığı
    görüşünü savunuyor ve şunları da ekliyor:
    “Araçlarda Somaka, Soundalike ve Mourthwika adları
    verilen özel ısı emici metaller kullanılmış
    olmalı. İtici güç prensibi elektriksel ve kimyasal
    olmalıydı ama güneş enerjisinin kullanımı da
    çok ileri düzeydeydi...” Dr. Pinotti ve onu takip
    eden diğer araştırmacılara göre Hindu kökenli
    Sanskritçe metinler daha ayrıntılı bir biçimde
    gözden geçirilmeli ve tanımlanan vimana modelleri daha
    bilimsel bir incelemeye tabi tutulmalıdır... Yine
    Hindistan Mysore’da bulunan Uluslararası Sanskrit
    Araştırma Akademisi’nin direktörü olan
    G.R.Josyer 1952’de yaptığı bir açıklamada 7
    bin yıllık yazmalarda çeşitli tiplerde uçan
    araçların yapımlarının anlatıldığını
    söylemişti. Buna göre üç tip vimana vardı.
    “Rukma, Sundara ve Shakuna” yaklaşık 500
    stanzada (dörtlük) boyunca karışık detay
    veriliyor, metallerin seçilmesi ve hazırlanması
    anlatılıyordu. Ayrıca yazmada çeşitli vimana
    tiplerinin parçaları tanıtılıyordu. Yazma sekiz
    bölümdü ve bir hava aracının yapım
    planlarının yanı sıra su altında gidebilen ve duba
    gibi su üzerinde durabilen bir vimana planını da
    içeriyordu. Bazı dörtlüklerde ise araçları
    kullananların eğitimleri anlatılmaktaydı...
    Vimanalar konusundaki diğer kaynaklar ise Kuzey Hindistan
    ve Pakistan’daki çöllerde kalıntılarına
    rastlanan çok eski bir devlet ile ilgilidir. Rama diye
    bilinen bu devleti Aydınlanmış Rahip Kral
    yönetmektedir ve yedi büyük kenti klasik Hindu
    metinlerinde “Yedi Rishi Kenti” olarak
    geçmektedir. Bu metinlerde de uçan vimanalardan söz
    edilir. Vimanalar iki katlıdır, daire biçimindedirler
    ve kubbelerinde bir giriş kısmı vardır. Rüzgar
    hızıyla uçarlar ve melodik bir ses çıkarırlar.
    Çeşitli şekillerde vimanalar vardır. Bazıları
    tabak şeklinde bazıları ise silindir biçimlidir.
    Vimanalar iki ana türde anlatılır.
    “Ahnihotravimana”nın iki motoru (veya sistemi)
    vardır. “Elephantvimana” ise daha gelişmiş
    bir araçtır. Mahabharata’nın bir bölümü
    olan Dronaparva ve Ramayana’da özellikle belirtilen
    küre biçimli bir vimana vardır. İnanılmaz bir
    hıza ulaşmakta ve ardında büyük bir hava akımı
    bırakmaktadır. Her yöne gidebilmektedir. Çok ani
    biçimde yön değiştirebilmekte , aniden durup yine
    aynı hızla ters yöne de gidebilmektedir.
    “Samar” adlı başka bir Hint destanında
    vimanalar demir makineler olarak tanımlanırlar. Örgü
    gibi yüzeyleri vardır ve arkalarında kükreyen bir
    alev püskürtürler! “Samaranganasutradhara”
    adlı antik metinde ise vimanaların nasıl
    yapıldığı anlatılır ama uygulanması için
    yeterli çözümleme henüz yapılmamıştır. Eski
    Sanskrit yazmalarının iyice etüt edilmesini öneren
    Hintli bilgin Maharşi Bharadwaja, “Havacılık:
    Tarih Öncesi Geçmişten El Yazması Bir Metin”
    adlı çok ilginç bir çeviri yapmıştır.
    Uluslararası Sanskrit Araştırma Akademisi’nce
    yayımlanan şu özet oldukça ilgi çekicidir:
    “Bu kitapta fikirlerle dolu ve çekici olan sekiz
    bölümde insanlığın refahına katkıda bulunacak
    olan birleştirici bir güç olarak, gökyüzünde
    düzgün ve rahat bir şekilde yolculuk yapmaya ilişkin
    çeşitli araç tipleri imal etme sanatı
    tanımlanmaktadır. Bir içsel kuvvetle yeryüzünde,
    su içinde ve havada hareket eden bu araçlara vimana
    denmektedir.” Bazı bölümlerde de şunlar
    vardır: 1-Ateşle yok edilmeyen, kırılmayan,
    parçalanmayan ve çökertilemeyen uçan araçların
    yapımına izin veren sır... 2-Uçan araçları
    havada hareketsiz durduran sır... 3-Uçan araçları
    görünmez kılan sır... 4- Düşman uçan
    araçlarının içindeki konuşmaları dinleten
    sır... 5-Düşman uçan araçlarının içindeki
    görüntüleri yakalatan sır... 6- Düşman uçan
    aracının yönünü saptıran sır... Ayrıca şu
    anlatımlar çok daha ilginçtir... “Uçan
    aracın kullanıcısı “Agnimitra”
    tarafından tarif edildiği şekliyle mevsim
    değişikliklerine göre değişik materyallerden
    yapılma giysilerle teçhiz edilmek... Uçan
    araçların kullanıcılarına yılın mevsimlerine
    uygun olarak her bir Kalpa-Şastra’ya tekabül
    edecek şekilde yiyecek verilmelidir. Yiyecekler beş
    şekilde olur. Pişirilmiş tahıl, yulaf lapası,
    lapa, ekmek ve esans.. Hepsi de sıhhi ve bedeni takviye
    edicidir... Mahabharata’da vimanaların güzelliği
    ve ışıldamaları şöyle anlatılmaktadır:
    “Işıyan vimana şiddetli bir parıltı
    çıkardı... Tam teçhizatlı vimana parıl parıl
    parlıyordu... Yola koyulduğunda kükreyişi dört
    bir yanı kapladı... göksel araba ateşin
    ışımasına sahip... Bhima, gürültüsü
    gökgürlemesine benzeyen güneş gibi ışık
    saçan vimanasına binmiş gidiyor... Sanki gök kubbede
    iki güneş var gibiydi. O göğe doğru
    yükseldiğinde tüm gökyüzü alev alevdi... Yaz
    gecesi ateşi gibi kudretli bir ışıma ile ışık
    saçıyor... Yine Mahabharata’nın
    “Samsaptakabadha” adlı bölümünde
    şöyle denilmektedir: “Cukra, tüm
    yeryüzünün göklerinde ve denizlerin üzerinde
    uçabilmesine rağmen, Militha’ya yürüyerek
    gitti...” Aynı kahraman daha sonra ilginç bir
    uçuş yapar: “Kailasa Dağları’nın
    bağrından yükselerek gökyüzüne doğru
    süzüldü. Kendisini rüzgar ile özdeşleştirdi.
    Gökyüzünden rüzgarın hızı ile geçerken,
    tüm yaratıklar gözlerini ona diktiler. İlerlerken
    gökyüzünün tümünü her yere yayılan bir sesle
    dolduruyordu. Aşağıdaki bütün kabileler onun
    gelişini görerek hayretler içersinde kaldılar.
    Cukra, sonra Malaya Dağları’na doğru
    ilerledi...” Vimanalarla ilgili kadim Sanskrit
    tasvirleri, bunlar sadece efsanelerdir diyerek dikkate
    alınmayabilir. Ancak ne var ki, Sanskrit
    araştırmacıları “Daiva” denilen mitlerle
    “Manusa” denilen gerçeklere dayalı
    kayıtların arasındaki ayrım üzerinde titizlikle
    durmaktadırlar. Manusa açıklamalarında vimanaların
    yapımıyla ilgili en küçük ayrıntılar dahi yer
    almaktadır. Örneğin bu türden bir kaynak olan
    “Samaranganasutradhara” da vimanaların hafif
    metallerden yapıldıkları, şekli yerinde olan
    sağlam bir karosere sahip oldukları anlatılmaktadır.
    Yapımlarında genel olarak demir, bakır ve kurşun
    kullanılmaktadır... Samaranganasutradhara, vimanaların
    yapımprensiplerine (ve ayrıca barış ve savaş
    zamanlarındaki kullanımlarına) tam 230 kıta
    ayırmıştır. Bazı bölümlerde vimanaların
    manevra yapmaya son derece elverişli olduklarından
    havadaki ya da yerdeki herhangi bir şeye kolaylıkla
    hücum edebildikleri belirtilmektedir. Vimanaların üç
    ana hareketi bulunmaktadır. 1-Dikey olarak yükselmek..
    2-Uzun mesafeler boyunca uçabilmek.. 3-Durmak ve
    alçalmak... Samaranganasutradhara’da verilen ve
    sanki bir mühendisin elinden çıkmış bir yapıt
    gibi vimanaların çok yönlü oluşları da
    anlatılmıştır ve performanslarına işaretler
    verilmiştir 1-Meyilli gidiş.. 2-Dikey yükseliş.. 3-
    Dikey alçalış.. 4-İleriye gidiş.. 5-Geriye
    gidiş.. 6-Normal yükseliş.. 7-Normal alçalış..
    8-Görünmez olabilmek.. 9-Yolcu taşımak.. 10-Sessiz
    hareket edebilme.... Vimanaların silah donanımları da
    oldukça ilginçtir. V.R.Ramachandra Dikshitar
    “Kadim Hindistan’da Savaş” adlı
    ilginç kitabında Daytan Savaşları’nda
    kullanılan ve havadan atılan “Astra”
    silahlarının bir dökümünü yapmaktadır. Buna
    göre... Soposamhara (fırlatma silahları)
    1-Sikharastra- alev kusan füzedir. 2-Avidyastra-
    yanıltıcı güçleri olan füzedir. 3-Prasvapana-
    uyku okudur. Düşmana geldiğinde uyutan bir nevi gaz
    bombası. 4-Gandharvastra- yıkıcı Vişnu’nun
    bir silahı. 5-Samvarta- duman çıkartır. 6-Agni
    Astra- alev tabakası içinde seyreden ve
    gökgürültüsü gibi sesler çıkaran füzeler.
    8-Indra’nın Oku- dairevi bir yaydan atılan ve
    çok etkili bir silah türü.... Son olarak yine
    Mahabharata’nın “Drona Parva” adındaki
    bölümünden anlatılan bir silah olan
    “Agneya” nın yaptığı etkiler şöyle
    anlatılmaktadır: “Adwatthaman o vakit kararlı
    bir halde vimanasında durarak suya dokundu ve
    Agneya’yı harekete geçirdi. Düşman
    kahramanların karşısında durarak ve hepsine nişan
    alarak dumansız bir ateşin parlaklığında
    ışıklar saçan bir sütuna (füze mi..?) ilham
    verdi ve her yandan dışarıya saldı. O zaman havada
    sütundan her yana bir ok yağmuru yayıldı. Bu oklar,
    kızgın alevlerle kaplı olarak Parthie’yi her
    yandan kuşattı. Birden düşmanı yoğun bir
    karanlık sardı. Dört bir yan karanlık ile
    örtülmüştü. Rakşasalar ve Vicoçalar bir araya
    toplanarak dehşetli çığlıklar attılar.
    Rüzgarlar esmeye başladı. Güneş artık hiç
    ısıtmıyordu. Bulutlar kan yağdırarak
    gümbürdüyorlardı. Güneş dönüyor gibi
    görünüyordu. Agneya’nın sıcaklığı ile
    kavrulan her yer sanki ateşler içersindeydi. Tüm
    yaratıklar o dehşetli güçten korunmak için korku
    içinde koşuştular. Suyun kendisi de
    ısınmıştı ve suda yaşayan yaratıklar tedirgin
    olmuşlardı ve sanki yanıyor gibiydiler. Dört bir
    yandan ve havadan dahi rüzgarı arkasına alan
    Garuda’nın (hava aracı..?) tez canlılığı
    ile keskin ve kızgın ok yağmurları yağdı.
    Aşwattam’ın hepsi de o sütunların isabet
    ettiği ve yaktığı düşman savaşçılar,
    dehşetli bir yangının kül ettiği ağaçlar gibi
    yerle bir oldular...” Vimanalar konusunda kadim Hint
    metinlerinde anlatılanlar bu kadarla sınırlı
    değildir.. Şurası bir gerçek ki tüm bunlara
    destan, mit ya da efsane deyip geçmek işin kolayına
    kaçmak olacaktır.. Yoksa gerçekten de “Güneş
    altında yeni hiçbir şey yok mu..” Ne dersiniz..?

    Alıntıdır
    Bak.. Bil ki domuzların önüne inciler serilmez,
    Mücevherden sarraflar anlar ancak, başkası bilmez.
    Ne fark eder ki kör insan için, elmas da bir cam da,
    Sana bakan bir kör ise, sakın kendini camdan sanma.
    Mevlana


    "Talihsizliklerinizin üzerinde ne kadar durursanız,sizi o kadar daha fazla incitebilir."

    "Düşünce hızlı,hafif,devingen,değişken ve akışkan bir enerji şeklidir.Madde gibi daha yoğun şekillerden farklı olarak hemen,bir anda belirir."

  2. #2
    BuzzKalpli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar-08
    İtibar Puanı
    17
    Mesajlar
    268
    bunlar gerçek mi ?

    hayal gücü demek ki çok gelişmiş yada yaşanmış kim bilir....
    Ya gözlerin aklımda
    Yada aklım adında
    Ya hayalin karşımda
    Ya Sesin kulağımda
    Ya ben çıldırıyorum
    Yada çok seviyorum
    Ya sevmek çok güzel
    Yada sevilen çok özel

  3. #3
    sirius - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ağu-06
    Bulunduğu yer
    izmir
    İtibar Puanı
    365
    Mesajlar
    1,367
    gerçek bilgiler. Hayal gücü gelişmiş diyebilir miyiz bilmiyorum.. çok ciddi düşünceler var. Ayrıca mitoloji olduğunu hatırlatırım. Bence çok ciddi gerçeklik payları var.
    Bak.. Bil ki domuzların önüne inciler serilmez,
    Mücevherden sarraflar anlar ancak, başkası bilmez.
    Ne fark eder ki kör insan için, elmas da bir cam da,
    Sana bakan bir kör ise, sakın kendini camdan sanma.
    Mevlana


    "Talihsizliklerinizin üzerinde ne kadar durursanız,sizi o kadar daha fazla incitebilir."

    "Düşünce hızlı,hafif,devingen,değişken ve akışkan bir enerji şeklidir.Madde gibi daha yoğun şekillerden farklı olarak hemen,bir anda belirir."

  4. #4
    -YASAKLI-
    Üyelik tarihi
    Ara-07
    İtibar Puanı
    119
    Mesajlar
    2,657
    gerçekse bende onlara binmek isterim

  5. #5
    sirius - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ağu-06
    Bulunduğu yer
    izmir
    İtibar Puanı
    365
    Mesajlar
    1,367
    Birde bunlardan ayrı şu şekilde vimanalar var:

    çok hafif aliminyuma benzeyen uzay araçları. İçlerinde düşünce enerjisinin vibrasyonunu arttıran aletler var. Atlantis döneminde kullanıldığı tahmin ediliyor. Atlantisli araca binip bir koltuk gibi alete oturuyor ve levitasyon gücüyle aracı uçuruyor. Artı hiçbir şeye gerek yok sadece levitasyon yeteneği ile uçuruyor. Bu tür vimanalarda var
    Bak.. Bil ki domuzların önüne inciler serilmez,
    Mücevherden sarraflar anlar ancak, başkası bilmez.
    Ne fark eder ki kör insan için, elmas da bir cam da,
    Sana bakan bir kör ise, sakın kendini camdan sanma.
    Mevlana


    "Talihsizliklerinizin üzerinde ne kadar durursanız,sizi o kadar daha fazla incitebilir."

    "Düşünce hızlı,hafif,devingen,değişken ve akışkan bir enerji şeklidir.Madde gibi daha yoğun şekillerden farklı olarak hemen,bir anda belirir."

  6. #6
    -YASAKLI-
    Üyelik tarihi
    Ara-07
    İtibar Puanı
    119
    Mesajlar
    2,657
    böyle araçlara sahip olmak zor birşey olsa gerek

+ Konuyu Cevapla

Bu Konuyu Paylaşın !

Bu Konuyu Paylaşın !

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

Bağlama Büyüsü Bağlama Büyüsü Muhabbet Büyüsü Aşk Büyüsü Büyü Aşık Etme Büyüsü Medyum

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198