+ Konuyu Cevapla
Toplam 2 sonuçtan 1 ile 2 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Yaşam Enerjisi Kİ

  1. #1
    sirius - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ağu-06
    Bulunduğu yer
    izmir
    İtibar Puanı
    365
    Mesajlar
    1,367

    Yaşam Enerjisi Kİ

    YAŞAM ENERJİSİ Kİ

    Her yerde var olan ve bize yaşam gücü veren, kozmik ve evrensel
    enerjiye, Çinliler Chi, Japonlar Ki, Hintliler Prana, Hawaililer Ti
    veya Mana, Kızılderililer Nayetoneyah yani Büyük Ruh, eski
    Mısırlılar Ka, İbraniler Ruah, Yunanlılar Pneuma adını vermişlerdir.
    Bizde de can adı verildiğini söyleyebiliriz. Bu enerji canlıda ne
    kadar çok olur ve düzgün bir biçimde akarsa, canlı o kadar sağlıklı
    olur. Doğu'da binlerce yıldır, bu yaşam enerjisi üzerinde
    çalışmalar, nasıl arttırılacağı, en doğru ve etkili, ne şekilde
    kullanılacağı üzerinde, araştırmalar yapılmaktadır. Yoga, Kiko,
    Aikido, Qigong , Tai Chi, akupunktur, refleksoloji, shiatsu, değişik
    vücut masajları, pilates, değişik nefes alma teknikleri vs. bize
    yaşam enerjisini, nasıl en sağlıklı, doğru ve etkili bir biçimde
    kullanabileceğimizi öğretir. Bu enerjiyi kimyasal olarak formüllerle
    ifade edemesek de, içtigimiz sudan, yediğimiz yemekten, soluduğumuz
    havadan alabilir, çevremizde yaşayan bitki ve hayvanlar aracılığı
    ile hissedebiliriz.

    Yaşam enerjisi bedende, gözle görülmeyen kanallar boyunca akar, bu
    kanallara meridyen, veya Hintçe nadi denir. Çakralar ise bu
    enerjilerin bedene girdiği kapılardır. Hintlilere göre yaşam
    enerjisi, insan vücudunda 70 binden fazla nadi yardımı ile akar.
    Hint felsefesinde, insanın başının en üst noktası ile yani Sahasrara
    çakrası ile, kuyruksokumu yani Muladhara çakrası arasında dolaşan
    enerji, yaşam enerjisinin aktığı ana meridyendir. Sahasrara çakrada
    pozitif, Muladhara çakrada negatif bir akım vardır. İnsanın sağlığı
    bu iki enerjinin bedende dengeli bir biçimde dolaşımına bağlıdır. Bu
    enerjilerden biri dengesini yitirdiğinde, ruhsal veya fiziksel
    bedende hastalıklar başlar. Muladhara çakra, kendi çevresinde yilan
    gibi yedi rakamın yarısına eşit, 3,5 kere dönerek çöreklenmiş,
    uyuyan negatif Kundalini enerjisini barındırır. 

    Kundalini kelimesinin kökeni spiral demek olan kundal kelimesinden
    gelir. Kundalini uyarıldığında spiral şeklinde ve yılan gibi hareket
    eder. Kundalini enerjisi negatif bir enerjidir. Bu negatif enerjiyi,
    Sahasrara çakradaki pozitif enerji ile birleştirmek, ve iki uç çakra
    arasındaki kesintisiz enerji akımını sağlamak, insanı aydınlanmaya
    götürür. Kundalini yükselişi sırasında yedi çakranın da içinden
    geçer. Kundalini Shakti dişi bir enerji olarak tanımlanır. Sahasrara
    çakrada ise Shakti'nin eşi Tanrı Şiva bulunmaktadır. Her ikisinin
    birleşmesi kozmik bir birleşim hali oluşturur. Ancak uygulaması çok
    zordur ve Kundalini enerjisi olarak kabul edilen uyuyan yılanı,
    bilincsizce uyandırmak, bazı sorunlara neden olabilir. Bunu bilincli
    olarak gerçekleştirebilen, çok az sayıdakı aydınlanmış kişi,
    zihinlerini kontrol edebilir, karşısındaki kişilerle telepatik
    ilişki kurabilir, hastalıklara şifa verebilir, geleceği görebilir.

    Kundalini enerjisinin yakıcı ateş özelliği de vardır. Bu enerji yer
    çekimine karşı yukarılara doğru yükselmeye çalışır. Enerji
    kanallarında herhangi bir blokaj veya travma varsa, onu yakarak
    geçer. Tehlikeli yanı buradan kaynaklanır. Kişi, enerjiyi yapıcı
    bir şekilde, ustaca yönlendirmeyi beceremiyorsa uyandırılan
    kundalini enerjisi aşağı doğru akar, sınırlarına sığamaz ve patlar.
    Bu patlama kişinin zaaflarına göre değişir, aşırı şiddet, öfke veya
    şehvet şeklinde kendini belli edebilir. Normal olarak kundalini
    yükseldiğinde insanın, yüksek ve ince düşüncelerini, hislerini,
    yaratıcı özelliklerini, hatta fiziksel gücünü devreye sokar, ancak
    Kundalini enerjisi bilinmeyen bir nedenle uyanır veya uyarılırsa,
    ani olarak yüksek bir enerji artması olur, insan fiziksel ve ruhsal
    olarak kendini olduğundan çok daha kuvvetli hisseder. Ancak kişinin
    içinde travma ve blokajlar çoksa, yoğun negatif enerji açığa cıkar,
    kişi fiziksel veya ruhsal hasta olabilir. Kundalininin doğal bir
    süre içinde gelişmesi en iyi yöntemdir. Kundalini enerjisinin en
    yoğun olduğu yer, arzın merkezidir.

    Ureus olarak bilinen, eski Mısır'da firuvanların taçlarındaki kobra
    motifi, yükselmiş kundalini'yi gösterir ve ilahi bir yönetici olarak
    firavunun inisiye olduğunu belirtir. Aztek ve Mayalar ile, diğer
    eski Amerikan uygarlıkların kanatlı yılanları da, aynı Mısır'da
    resmedilen kanatlı yılanlar gibi kundalini sembolleridir. Ejderha da
    bir kundalini sembolüdür. İncil'in sonundaki Kehanet'deki yedi başlı
    ejderha, kundalinin yedi çakra ile ilgisini gösterir. Ayrıca
    Azteklerin iki başlı yılan sembolu, Kundalini'nin iki yüzünü
    gösteren, yapıcı ve yıkıcı yanlarıdır.
     
    Bedenimizdeki en büyük enerji giriş kapılarının Hintçe isimleri
    şöyledir: Başımızın en üst noktasında mor renkli Sahasrara çakra,
    anlımızın içerisinde, 3. gözümüzün olduğu yerde, çivit mavisi Anja
    çakra, boynumuzun ortasında, geride mavi renkli, Vishouddha çakra,
    kalp hizasinda, göğsün ortasında, yeşil Anahata çakra, göbek
    deliğinin az üzerinde, sarı Manipura çakra, göbek deliğinin 3,4
    parmak altında, portakal rengi Swadhistana çakra, ve üreme organları
    ile makat arasında, kırmızı renkli Muladhara çakra. Ayrıca avuç
    içlerinde, ayak tabanlarında, dirsek ve dizlerdeki çakralarımızda
    oldukça önemlidir.

    Gercek olan ölmeyen ruhtur, ki'dir, pranadır. Fiziksel beden ise,
    yanlızca ölümsüz ruhun belli zaman aralıkları için kullandığı
    giysidir. Bizler bu hayata gelmeden once, Tanrısal katlarda
    deneyimlemek istediğimiz yaşam biçimini seçiyoruz. Geçici bedenimiz
    içinde, seçtiğimiz oyunu oynamak için, buraya geliyoruz, dünyadaki
    hayatımız dediğimiz, rolumuzu oynamaya başlıyoruz. Bazılarınızın, o
    zaman neden kötü olayları, çirkin olmayı, parasızlığı, hastalıkları
    seçtim dediğinizi duyar gibiyim. Sinema veya tiyatroda fakir veya
    hasta rolu yapan artist veya aktor, gerçek hayatında da fakir veya
    hasta mı oluyor? Ölümsüz ruhumuz yani yaşam enerjimiz, ne fakir, ne
    de hasta olabilir. İyi kötü, güzel çirkin, sağlıklı hasta, siyah
    beyaz, sadece bizim bu dünya üzerinde yarattığımız kutupluluk
    illizyonlarıdır, ve ondan etkilenen yanlızca kabuğumuz, bir çeşit
    giysimiz kabul edebilecegimiz fiziksel bedenimizdir. Ancak
    yaşadığımız sürece, o fiziksel bedene en iyi şekilde bakmak bizim
    görevimizdir, çünkü bu hayatımızdaki, ölümsüz ruhumuza o ev
    sahipliği yapıyor. Ölüm ile sadece bedenin yok olduğu bilinir,
    eskiyen bir obje olan fiziksel beden, ölümsüz ruha ev sahipliği
    yapamayacak vaziyete gelir ise, ruh onu terk eder, ona artık
    ihtiyacı kalmamıştır. Bedenin ölümünden sonra, ona bağlı kalmadan
    hareket edebilecek ruh artık serbesttir, hürdür. Ama biz bunu bu
    dünyanın gözü ile kolayca algılayamayız. Ölüm ile çok acı çekeriz,
    ağlarız. Ama aslında bedene köle olan ruh, artık özgür kalmıştır.
    Artık ana kaynak ile çok daha rahat temasta bulunabilir, bu ilahi
    kaynak ile gerçek mutluluğu yakalar.

    Alıntıdır: Petek Kitamura
    Bak.. Bil ki domuzların önüne inciler serilmez,
    Mücevherden sarraflar anlar ancak, başkası bilmez.
    Ne fark eder ki kör insan için, elmas da bir cam da,
    Sana bakan bir kör ise, sakın kendini camdan sanma.
    Mevlana


    "Talihsizliklerinizin üzerinde ne kadar durursanız,sizi o kadar daha fazla incitebilir."

    "Düşünce hızlı,hafif,devingen,değişken ve akışkan bir enerji şeklidir.Madde gibi daha yoğun şekillerden farklı olarak hemen,bir anda belirir."

  2. #2
    Tecrübeli Üye Gizdüşüm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şub-08
    Bulunduğu yer
    ҳ̸Ҳ̸ҳİstanbulҳ̸Ҳ̸ҳ
    İtibar Puanı
    398
    Mesajlar
    3,385
    beğenerek okudum yazıyı çok faydalı bilgiler var içinde herkes okusun arkadaşlar.

    merak ettim kundaliniyi nasıl uyandırabiliriz yah?
    ҳ̸Ҳ̸ҳGizdüşüm_....ҳ̸Ҳ̸ҳ






+ Konuyu Cevapla

Bu Konuyu Paylaşın !

Bu Konuyu Paylaşın !

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198